|
Temmuz 30, 2007
TıpKategori: Saglik Haberleri
Hastane enfeksiyonu tehdit ediyor Hastaneye yatan her 10 hastadan biri hastane enfeksiyonuna yakalanıyor. Hastanede yatış süresini, ölüm oranını ve sağlık maliyetlerini artıran enfeksiyonlara karşı Türk Hastane Enfeksiyonları ve Kontrolü Derneği bir proje başlattı başlattı. 2004 yılında eski Ulaştırma Bakanlarından Veysel Atasoy, 2005 yılında 18 bebek, 2006 yılında ise 12 bebek hastane enfeksiyonu nedeniyle hayatını kaybetti. Türk kamuoyunun son dönemde bu ölümlerle tanıdığı hastane enfeksiyonları, dünyada ilk 5 ölüm nedeni arasında gösteriliyor. Başlatılan projenin ilk hedefi ise hekimlere ve sağlık personeline, ellerini yıkamadan hastalara dokunmamaları gerektiğini öğretmek.
ENFEKSİYON GELİŞEN 10 HASTADAN 2’Sİ ÖLÜYOR Hastane enfeksiyonu hastanede kalış süresini 10 günden 35 güne çıkarıyor, hasta başına ek maliyeti de 3 bin YTL artırıyor. Türk Hastane Enfeksiyonları ve Kontrolü Derneği yönetim kurulu üyesi Prof Dr. Serhat Ünal “Hastane enfeksiyonlarının kontrolü birçok ülkede kanuni olarak zorunlu. Hatta hastaneler hem kurum olarak hem de doktorların tedavi ettikleri hastaların enfeksiyon riski olarak tablolarını internet sitelerinde yayınlıyorlar. Vatandaş da doktorunu ve hastanesini buna göre seçebiliyor. Ülkemizde ise geçen yıla kadar net bir düzenleme yoktu. Bir yıl önce bir yönetmelik hazırlandı. Yönetmelik her hastaneye enfeksiyon kontrol komitesi kurulmasını emrediyor. Biz dernek olarak bu konuda farkındalığı artırmayı hedefliyoruz” diye konuştu. YOĞUN BAKIMLARDAKİ ENFEKSİYON SIKLIĞI YÜKSEK DOKTORLARDAN ELLERİNİ YIKAMALARINI İSTEYİN Prens Charles: Fast-food yasaklanmalı Galler Prensi Charles, “diyabet ile savaş için McDonald’s yasaklanmalı” dedi.
Galler Prensi Charles Birleşik Arap Emirlikleri’ne yaptığı bir ziyarette yetkilileri, Amerikan fast-food zinciri McDonald’s’a karşı uyardı. Prens Charles, şeker hastalığı ile savaşta bu restaurant zincirinin yasaklanmasının kilit nokta olduğunu savundu. Kamu sağlığının korunması ile iligli bir kampanya çerçevesinde Birleşik Arap Emirlikleri’ni ziyaret eden Prens Charles, Abu Dabi’deki bir diyabet merkezini ziyaretinde tartışma yaratacak yorumlar yaptı. Birleşik Arap Emirlikleri’nin dünyada şeker hastalığının en çok görüldüğü ülkeler sıralamasında ikinci sırada yer aldığını öğrenen Prens Charles, “bu hastalıkla savaşmak istiyorsanız McDonald’s restaurantlarını kapatmalısınız” dedi. Amerikan fast-food zincirinin sözcüsü ise Galler prensinin bu sözlerini üzüntüyle karşıladıklarını belirtti. Sözcü, veliaht Prens Harry’nin birkaç yıl önce bir McDonald’s restaurantında yemek yerken çekilen görüntülerini de gazetecilere anımsattı. Vitamin hapları ömrü uzatmıyor Antioksidan olarak bilinen A, E ve C vitamin haplarının, ömrü uzatmaya yaramadığı beldirildi.
Kopenhag Üniversitesi’ndeki CochraneHepato-Biliary Grubu tarafından yapılan araştırmaya göre, daha önce yapılan, 232 bin 606 kişinin katıldığı 68 araştırmayı inceleyen araştırmacılar A, E, C vitamin haplarıyla beta karotin ve selenyum maddelerinin yaşam süresini olumlu ya da olumsuz yönde etkilediğine dair bulguya rastlamadı. Düşük kalitedeki araştırmaları eledikten sonra daha güvenilir olan 180 bin 938 kişinin katıldığı 47 araştırmayı inceleyen araştırmacılar, bu vitamin haplarının kullanımının az da olsa insan yaşamına olumsuz etkisi olabileceğini gördü. Kimi uzmanlar, vitamin haplarının çöpe atılması gerektiğini ya da bunların sağlığa yararlı olduğunu söylemek için erken olduğunu belirtirlerken, kimileri antioksidanların hap olarak alınmaktansa yiyeceklerden alınmasının yararlı olduğunu savunuyor. “Journal of the American Medical Association” (JAMA) dergisinde yayımlanan araştırma, bilim camiasını karıştıracak gibi görünse de aslında şu mesajı veriyor: “Vitaminleri yiyeceklerden alın.” Antibiyotik’e alternatif geliyor Rus uzmanlar, gümüşten alternatif ilaç ürettiklerini iddia ediyor. Rus bilimadamları, birçok mikroba karşı kullanılan antibiyotik sınıfından ilaçların alternatifini bulduklarını iddia ediyor. Alternatif ilaçların kaynağı gümüş elementi olacak. Gümüş elementinin sağlığa yararlı özelliklerini “nanoteknoloji” vasıtasıyla birleştirmeyi başaran Rus bilimadamlarına göre, antibiyotik yakın gelecekte yerini gümüş moleküllerinden oluşturulan ilaçlara bırakabilir. Zira gümüş molekülleri bağışıklık sistemini kuvvetlendirirken, insan vücudundaki virüs ve bakterileri yok ediyor. İnsan sağlığı için herhangi bir tehlike arz etmeyen gümüşün en önemli özelliğiyse, mikroorganizmalara barınma şansı tanımaması. Gümüş bazlı bazı ilaçların, yakında Rus piyasasına sürülmesi bekleniyor. 3,5 ayda 10 cm boy uzatan yöntem Dokuz Eylül Üniversitesinden 4 bilim adamı, insan boyunu uzaktan kumanda ve belirli bir ağırlık uygulayarak uzatmak için geliştirdikleri 2 proje için Avrupa Patent Ofisine başvurdu. İlk projede boy uzatmak isteyenler için kemik içerisine çakılan çiviler, uzaktan kumanda ile her gün 1 mm boy uzatacak. Bu projede hasta, yattığı yerden boyunu uzatabilecek. Diğer projede ise günde bir kez ayağını yere sertçe vuran kişinin boyu aynı oranda uzayabilecek. Projeyle birlikte bir kişinin boyu 3.5 ay gibi kısa bir sürede 10 santimetre uzatılabilecek. Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Havıtçıoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, TÜBİTAK ve DPT’den aldıkları destek sayesinde geliştirdikleri laboratuvarlarında, Bilgisayar Mühendisliği, Makine Mühendisliği, Kimya Fakültesi ve bazı bölümlerle ortaklaşa projeler geliştirdiklerini anlattı. Havıtçıoğlu, kendisiyle birlikte Doç. Dr. Önder Baran, araştırma görevlileri Bora Uzun ve Hakan Oflaz ile hem mekanik hem de şekil bellekli alaşımlardan yararlanılarak insan boyunu uzatmak için geliştirdikleri proje için Avrupa Patent Ofisine 18 Eylül 2006 tarihinde başvurduklarını, 3 ay sonra patentlerin gelmesini beklediklerini kaydetti. YATARAK BOYUNU UZATABİLECEK Bacağını uzatmak isteyen kişi için önceden ne kadarlık bir uzamanın gerçekleştirileceğini tespit ettiklerini, laboratuvarlarda, kemik içerisine çakılacak çivinin ona göre tasarlandığını belirten Havıtçıoğlu, ”Hastanın bacağı 4 cm kısa ise çivinin içerisine yerleştirilen özel sistemlerle o miktarda boy uzayacak. Hasta istese de bunun üzerinde bir uzama gerçekleşmeyecek” dedi. Şekil bellekli alaşımlardan yararlanılarak insanın boyunun uzatılması projesinde, elektronik bir frekansın uzaktan kumanda ile harekete geçirilerek kemik içerisine çakılan çivinin yukarıya doğru hareketinin sağlanacağını dile getiren Havıtçıoğlu, hastaya verilecek kumandayla kendi boyunu kendisinin uzatabileceğini ifade etti. Havıtçıoğlu, çivilerin kemik kaynaması sağlandıktan sonra çıkarılabileceğini kaydetti. 3.5 AYDA 10 SANTİMETRE Geliştirilen yöntemlerin uyluk ve kaval kemiklerine monte edilebileceği bilgisini veren Havıtçıoğlu, hastanın boyunun her gün 1 milimetre uzatılabileceğini, bu yöntemlerle kısa bir sürede uyluk kemiğinin 15, kaval kemiğinin 10 cm olmak üzere toplam 25 santimetrelik bir uzamanın gerçekleştirilebileceğini bildirdi. Havıtçıoğlu şöyle konuştu: ”Mekanik yöntemde, hasta günde bir kez bacağına aşırı yüklenme yapacak. Kemik içerisine yerleştirilen çivinin özel aksamları var. Belirli yüklenme karşısında çivi kendiliğinden uzayacak. Vücut ağırlığının ortalama 3 katı kadar bir kuvvetle yere vurulduğunda çiviler dişliler yardımıyla harekete geçiyor ve 1 milimetrelik bir uzama gerçekleşmiş oluyor. İstenen uzama sağlandığında otomatik olarak sistem kilitleniyor. Diğer yöntemde ise belli bir frekansta bilgisayar mühendisleri tarafından yüklenen sistem, hastanın kendisi tarafından uzaktan kumandayla uygulanabiliyor. Hastaya bir şifre veriliyor, uzaktan kumandayla gönderilen frekansla sistem çalışıyor ve ne kadarlık bir uzama sisteme yüklenmişse bir günde 1 milimetrelik uzamayla istenen boya kavuşulmuş oluyor. Bu sistemlerin diğer boy uzatma sistemlerinden en büyük farkı hem acıyı çok azaltması, hem tedavi sürecini yarı yarıya indirmesi, hem de enfeksiyonu ortadan kaldırması. Diğer yöntemlerde 10 cm’lik bir boy uzatma işlemi 7 ay sürerken, bu yöntemlerde 3.5 ay sürecek.” HERKESE UYGULANMAYACAK Bu yöntemlerin her isteyene uygulanmayacağına dikkati çeken Havıtçıoğlu, bacağında travma sonrasında tek bacakta kısalığı olanların, değişik nedenlerle bacağı kısa olanların ve boyu kısa olanların boyunun uzatılacağını kaydetti. Havıtçıoğlu, ”Boy uzatmanın amacı estetik amaçlı değil fonksiyon amaçlı. (Benim boyum 175 bir 10 cm daha uzatıp manken olmak istiyorum) diyenlerin boyunu uzatmayı uygun görmeyiz” diye konuştu. |
| Yorum yaz! |
2008-03-01 13:54:57 - Hastane Enfeksiyonu ve Gümüş Piajamalrla çözüm |
| Yazan: isimsiz |
| http://sihirlipijama.blogspot.com/2008/02/hastane-enfeksiyonu-mrsaya-iliskin.html
Galiba sonuna gerldik çağmızın vebası olan Hastane Enfeksiyonlarının. Marks&Spencer pijamaları satmaya başlamış bile Ingiltere'de. Yukarıdaki linkte detaylı bir rapor var görmek isteyenler için |
| Bağlantı |







