VIA Nanobook

850 gr ağırlık ve 7 inçlik ekranıyla taşınabilirlik, performans ve gelişmiş bağlantı özelliklerini birlikte sunan VIA NanoBook, dokunmatik WVGA ekranı ile minyatür sinema ekranını andırıyor.Mobil yaşam tarzının gereksinimlerini karşılamak üzere tasarlanan VIA Nanobook, 850 gramın altında ağırlığıyla taşınabilirlik, performans ve gelişmiş bağlantı özelliklerini bir arada sunuyor. Minyatür dizüstü sinema ekranını andıran dokunmatik ekranı bulunan ürün, VIA Ultra Mobility platformunu kullanıyor.
Nanobook, işletim sistemi olarak Windows XP, Windows Vista ve bütün Linux sürümlerini kullanabiliyor. Grafik arayüzü Via UniChrome tarafından sağlanan ürünün 800x480 piksel çözünürlüğünde 7 inçlik WVGA dokunmatik ekranı bulunuyor. Ürün işlemci olarak ise, yine VIA üretimi olan 1.2 GHz C7-M mobil işlemciye sahip.
30GB veya 60GB kapasitelerinde sabit disk seçenekleri sunan Nanobook, 1GB'a kadar DDR2 sistem belleği desteğinesahip. Ekranın hemen yanında da, USB arayüzü ile çalışan bir GPS, VoIP, WWAN modül yuvası bulunuyor. Kablosuz bağlantı olarak Wi-Fi ve Bluetooth seçenekleri sunan ürün, 4’ü-1- yerde kart okuyucu, Touchpad, 2 adet USB portu, dahili 2 adet hoperlör, DVI çıkışı özelliklerini de barındırıyor.
Ağırlığı 850 gramın altında ve 230x171x 29.4 (mm) ebatlarında olan ürünün pili 5 saate kadar kullanıma olanak sağlıyor. Gümüş renkle tasarlanan standart modelde, çeşitli renk alternatifleriyle dış görünüşü kişiselleştirme olanakları da mevcut. 2007’nin ikinci yarısında piyasaya sunulması planlanan VIA Nanobook'un, 600 dolar fiyat etiketi ile satışa sunulması bekleniyor.
03:31 - Aralık 21, 2007 - yorum { yok } - yorum yaz
Amd'den ATI Radeon HD 2400 VE 2600

AMD, tümleşik yüksek çözünürlüklü video işleme özelliğiyle DirectX 10 grafikleri sunan ATI Radeon HD 2600 ve ATI Radeon HD 2400 serisini temmuzun başında satışa sunacak.AMD’nin, mayısın ortasında tanıttığı, masaüstü ve taşınabilir platformlar için, temel modellerden en üst düzeye kadar on harici grafik işlemciden (GPU) oluşan yeni ATI Radeon HDTM 2000 serisinin giriş düzeyi ve orta düzey grafik işlemcileri olan ATI Radeon HD 2600 ve ATI Radeon HD 2400 serileri, temmuzun başında satışa sunulacak.
Yeni nesil grafik işlemciler, özellik açısından zengin DirectX grafiklerle Windows Vista’yı desteklerken, tümleşik çoklu ortam işlevleriyle bilgisayarda büyüleyici bir HD video deneyimi yaşatıyor. Satış fiyatı 89-149 dolar arasında olan ATI Radeon HD 2600 serisi ve 50-85 dolar arasında olan ATI Radeon HD 2400 serisi, yüksek performans ve görüntü kalitesi sunuyor.
ATI Radeon HD 2600 ve ATI Radeon HD 2400 serisi, dikkate değer bir oyun performansı sağlıyor ve Windows Vistave DirectX 10 içindeki yüksek çözünürlüklü görsel efektlerde başarı kaydediyor. Güçlü, ikinci nesil ortak gölgelendirme mimarisi, ilgi düzeyi ne olursa olsun tüm oyunculara yüksek performans, gelişmiş görsel efektler ve nefes kesen gerçekçilik alanlarında mükemmel bir denge sunuyor.
ATI Radeon HD 2600 serisi ve ATI Radeon HD 2400 serisi, Windows AeroTM 3D kullanıcı arabirimiyle uygulamalar arasında kolay geçiş sağlamak için güçlü bir grafik performansı sunuyor. ATI Catalyst grafik yönetimi yazılımı ise Windows Vista onaylı olup, grafik, video ve çoklu ekran ayarlarının kolayca yapılabilmesini sağlıyor.
İki seride de donanımla yüksek çözünürlüklü video işleme için Birleşik Video Çözücüsü, Blu-ray ve HD DVD için keskin görüntüler ve canlı renkler sağlayan ATI Avivo HD teknolojisi ve büyük ekranda eğlence için tümleşik HD ses denetimi özellikli HDMI bulunuyor. Blu-rayTM ve HD DVD desteği sunan CyberLink PowerDVD Ultra, AMD’nin BVÇ teknolojisini destekleyerek düşük işlemci kullanımıyla kaliteli video görüntüsü sağlıyor.
03:30 - Aralık 21, 2007 - yorum { yok } - yorum yaz

Seagate, masaüstü bilgisayar uygulamalarında artan dijital içeriğe yeterince yer açacak 1 TB (1000 GB) kapasiteli Barracuda 7200.11 sabit diski sunuyor.Seagate, masaüstü bilgisayar uygulamalarına yönelik kapasite, performans ve güvenilirlik sağlayan 1 TB'lık Barracuda 7200.11 sabit diskini sunuyor.
Seagate, ev ve ofisteki dijital içeriğin hızlı artışının, çok miktarda sabit disk depolaması gerektirdiği günümüzde, dünyanın artan dijital içerik ihtiyacını karşılamak amacıyla, evden, arabaya ve ofise kadar uzanan, sabit diskler sunmaya odaklanıyor.
Barracuda 7200.11, yüksek seviyedeki 105MB/s’lık sürekli aktarım hızıyla yüksek kapasiteli masaüstü sabit diskleri arasında yer alıyor. Barracuda 7200.11, 8 watt’lık düşük güç seviyesiyle, enerji tasarrufunun yanısıra daha serin çalışarak güvenilirliğini de artırıyor. Barracuda 7200.11, insan kulağının duyma eşiği altındaki 2,7 bel seviyesinde sessiz bir çalışma performansı gösteriyor.
03:28 - Aralık 21, 2007 - yorum { yok } - yorum yaz

Yeni fare konseptinde fareyi hem klasik bir fare gibi zemin üzerinde kullanabiliyor, hem de Nintendo Wii joystick'leri gibi havada gezdirip hareketlerinize tepki vermesini sağlayabiliyorsunuz. Farede bu amaçla geliştirilen serbest hareket algılama, özel hareketlere tepki verme ve kablosuz iletişim teknolojileri bir arada kullanılıyor. Bu sayede bir uzaktan kumanda gibi kullanarak ekrandan seçim yapabiliyor veya elinizin bir hareketi ile ileri, geri kaydırma seçeneklerini kullanabiliyorsunuz.
Kullanılan özel bir teknoloji ile fareyi ekranda ilerletirken el titremesi veya yanlış yöne oynatma gibi problemlerin önüne geçiliyor. MX Air Mouse ile örneğin ses seviyesini yükseltecekseniz ses düğmesine basıp fareyi havada yukarı doğru hareket ettiriyorsanız. Benzer komut tanımlamaları ile medya dosyalarının listesinde ileri geri ilerlemek ve istediğiniz dosyayı seçip çalmanız mümkün. Üzerinde bulunan bir panel, aynen notebook'larda olduğu gibi belgelerde yukarı aşağı ilerlemeyi parmağınızı kaydırarak gerçekleştirmenize imkan sağlıyor.
Şarj ünitesinde tekrar şarj edilebilen MX Air mouse Logitech'in 2.4 GHz kablosuz iletişim teknolojisini kullanıyor, bu sistemde ürünü bilgisayardan 10 metre kadar uzaktan işletebilmek mümkün. Şarj ünitesi masa üstünde oldukça şık duruyor. Alıcı bir masaüstü PC veya notebook'a kolaylıkla bağlanabiliyor.
Ürünün Ağustos ayında piyasaya sürülmesi ve fiyatının yaklaşık 150 dolar olması bekleniyor.
03:27 - Aralık 21, 2007 - yorum { yok } - yorum yaz

Özellikle, dizüstünde oyun deneyimini daha performanslı yaşamak isteyen müşteri profiline hitap eden X7800'te, overclocking yapılabiliyor. Intel, hem dizüstü bilgisayar üreticilerinin hem de son kullanıcının performansı artırmak için yaptığı overclocking işleminden kaynaklanacak sorunlar için ise sorumluluk kabul etmiyor.
Core 2 Extreme X7800, Intel'in diğer mobil ürünlerinde olduğu gibi güç tüketimini azaltan dinamik fsb, sistem iş yapmadığında daha az güç tüketen EDS (Enhanced Deep Sleep) ve medya içeriğini düzenlemededaha çok performans sağlayan AMB (Advanced Media Boost) özelliklerine de sahip bulunuyor. Intel'den yapılan açıklamaya göre; yeni işlemcinin performansı, Ocak 2006 yılında çıkan ilk çift çekirdekli mobil Core Duo T2600 işlemcisi ile karşılaştırıldığında yüzde 28'lik bir artış gösteriyor.
Yurtdışında, ağustos ayında satışa sunulacak olan işlemcinin fiyatı, şimdiki en üst performans sağlayan Core 2 Duo işlemcisine göre yaklaşık 300 dolar daha pahalı olarak 851 dolar olacak
03:25 - Aralık 21, 2007 - yorum { yok } - yorum yaz
Toshiba dizüstüne kablosuz monitör

UWB yongası sayesinde yüksek hızda iletişim sağlayan ve harici ekran desteği için docking station'a kablosuz bağlanabilen ilk dizüstü profesyonelleri hedefliyor.Toshiba, yeni yüksek hızda bağlantı teknolojisi sayesinde, kablosuz olarak harici monitör desteği sunan docking stationa bağlanabilen ilk dizüstü bilgisayarı satmaya başladığını açıkladı.
Bu gelişme, aynı zamanda UWB (ultra-wideband) kablosuz bağlantı teknolojisinin, tüketiciye yönelik ilk kullanıldığı ilk uygulama olma özelliğini de taşıyor. UWB, Wi-Fi ve Bluetooth'a oranla çok daha yüksek data aktarım hızını detekliyor.
UWB bu hızına rağmen, kısıtlı bir mesafede çalışabiliyor. Bu nedenle, Toshiba'nın satışına başladığı dizüstü bilgisayar ile docking station arasındaki mesafenin, bir metreyi aşmaması gerekiyor. UWB bunun yanısıra, ABD'de yasal olan fakat dünyanın birçok yerinde yasal olmayan radyo frekansını kullanıyor.
Profesyonellere yönelik R400 serisinde sunulan dizüstübilgisayarlar, yurtdışında 3079 dolardan başlayan fiyatlar ile satılırken, docking station'un fiyatı ise 500 dolar.
03:22 - Aralık 21, 2007 - yorum { yok } - yorum yaz
Hitachi'den Blu-Ray Kamera

Çok Estetik Gözüküyor..
Japon elektronik firması Hitachi, Blu-ray sisteminin pek fazla yaygınlaşmasını beklemeden hemen Blu-ray disklere kayıt yapan kamerayı piyasaya sunuyor.Tabii öncelikle Hitachi'ye tebrikler diyoruz; zira 7,5 GB sığaya sahip 8 cm çapındaki Blu-ray disklere ve onu yazacak kameraya para akıtmadan önce 30-60 GB sığaya sahip sabit diske çekebilen kameraları kimsenin görmemesini sağlayacakları bir sistem geliştirmiş olmalılar. Çünkü ister olağan DVD/MPEG2 oldun isterse de AVCHD/MPEG4 olsun kayıt yapabilen ünlü markalara ait birçok sabit diskli ürün piyasadayken tutup “bu da Blu-ray'e yazıyor; mavi mavi kullanın” demek ilginç bir girişim.
Teknik Özellikler
Ürünlerdeki ortak özellikler 2,7 inçlik geniş ekranları, 10 kat yakınlaştırma yapabilen optik bileşenleri ve 4,3 milyon piksellik fotoğraf çekebilmeleri olarak özetlenebilir. Ürünler Ağustos ayında çılgın Japon kardeşlerimize sunulacak. Ekim ayı gibi ise Kuzey Amerika'da satışa sunulacak. Ülkemize gelir mi, gelse de alan olur mu, alınsa bile Blu-ray oynatıcıyı nereden kaça tedarik edilir gibi soruları şimdilik erteliyoruz
03:16 - Aralık 21, 2007 - yorum { yok } - yorum yaz
Nanolitre kaplar
Nanolitre kaplarUzun zamandır yazamama rağmen nanoteknoloji de baş döndürücü gelişmeler devam ediyor. Mikro ve nanoteknolojideki en zor işlemlerden biri 3 boyutlu parçaların yapılmasıdır. Yapmanın ötesinde, ekonomik ve işlemin her seferinde aynı sonuçları vermesi önemlidir.
Ama kimyacılar sayesinde ilginç 3 boyutlu yapılar oluşturma yöntemleri de gün yüzüne çıkıyor. Science dergisinin Eylül sayısında "Mikro boyutta Origami" başlığıyla yer verilen yazıda, sol tarafda görmüş olduğunuz küplerin, aslında önce iki boyutta (yani yüzey üzerine) desenlenip, kenarlarına solder (türkçesi lehim, bir alaşım ama bilimcesini çıkaramıyacağım) eklendikten sonra ısıtılarak, solderin toplanması ile küp - piramit gibi şekillerin oluşturulabilidiği söyleniyor.
Hacmi 0.2-8 nanolitre arasında değişen küp ve piramitlerin en ilginç özelliklerinden biri de yüzeylerindeki delikler (porous). Bu delikler sayesinde bu yapıların içerisine kimyasal maddeler depolanarak, özellikle yapı maddesi olarak nikel kullanıldığında manyetik olarak kimyasalın kaptan çıkışı kontrol edilebiliyormuş.
Burada en çok dikkat edilmesi gereken noktalardan biri, bu yöntem nanoteknolojinin temel taşlarından olan self -assembly için çok iyi bir örnek olmasıdır.
19:16 - Aralık 20, 2007 - yorum { yok } - yorum yaz
Philips Lumalive : Işıldayan Kumaşlar
Arthur C. Clarke'ın Üçüncü kuralı denen bir söz vardır. "Any sufficiently advanced technology is indistinguishable from magic." yani "Yeterince gelişmis herhangi bir teknoloji sihirden ayırt edilemez" diye. IFA 2006'daki Philips standındaki Lumalive teknolojisi de sanki bu sözü doğrular gibi... Parlayan ve üzerinde yanıp sönen lambalar olan kumaşlar.
Düşününce çok zor bir şey olmadığını sanabilirsiniz. Kumaşın arasına LED'ler koyarak, bir devre yardımı ile de buna desenler yüklemek aslında basit bir fikir görünebilir. Kristof Kolomb'un dediği gibi : "Şüphesiz! Yine de düşünmek gerekirdi". Gerçi ülkemizde fikir eksik değil, bir adam karısının gelinliğine ışıklar yerleştirmiş, haber bültenlerinde konu olmuştu.
Ama olay bu kadar basit değil. Bu kumaşların her gün kullanılan ürünlerde kullanılabilmesi, yıkanabilmesi, kumaşın katlanabilir olması ve tam anlamıyla "ticari bir ürün" olarak piyasaya sürülmesi bence çok büyük bir başarıdır. Philips bunu 2007'de gerçekleştirmeyi planlıyormuş. Bu teknolojiyi kullanan Galatasaray/Fenerbahçe tişörtleri herhalde yok satar.
İlk etapda daha çok sunum standlarında kullanılması planlanan ürünlerle ilgili daha pekçok resim ve videoya aşağıdaki linklerden erişebilirsiniz.
19:15 - Aralık 20, 2007 - yorum { 1 } - yorum yaz
Cilt temizliğinin püf noktaları...
İyi bir yüz temizliği, ciltteki yağın kirlenen kısmını ve fazlasını arındırmalı ancak tümünü silip süpürmemelidir.
Bütün bir yıl yaz mevsimini bekliyoruz. Ama hepsi iki aydan ibaret ve hemen geçip gidiyor. Eylül ayını yarıladık bile! Havada tatlı bir serinlik ve rüzgar hakim. Yağmur ise yağdı yağacak. Sonbahar evimize ve kendimize döndüğümüz bir mevsim. Zaten sıcaktan kaçmaya çabaladığımız hareketli bir dönemden sonra, biraz dinginliğe ve bakıma ihtiyacımız var. Şimdi sağlık sorunlarımızla ilgilenmenin, yavaş yavaş cildimizi ve yıpranan saçlarımızı toparlamanın zamanı geldi. Güneşin pırıltısı biraz daha azalınca derin bakımlara geçebiliriz.
05:04 - Aralık 20, 2007 - yorum { yok } - yorum yaz
<- Önceki Sayfa : : Sonraki Sayfa ->




