Eurovizyon 2007' de ülkemizi Kenan Doğulu temsil etmişti. Ne yazıkki 163 puan alarak ülkemiz 4. sırada yer almıştı.
İlerleyen aylarda Eurovizyon 2008 şarkı yarışması düzenlenecek ve ülkemiz bu sene yarışmaya Mor ve Ötesi grubu ile katılacak.
Eurovision Şarkı Yarışması'nda bu yıl Türkiye'yi temsil edecek şarkı açıklandı. TRT Seçici kurulu 3 eser arasından "Deli" adlı parçayı seçti.
Eurovision 2008 resmi sitesi için buraya tıklamanız yeterli olacaktır.
İşte o şarkı...
..:::Benzer Sayfalar:::..
23:44 - Şubat 16, 2008 - yorum { yok } - yorum yaz
Bill Gates Facebook’u Bırakıyor.
Durum onu gösteriyorki Microsoft’un kurucusu Bill Gates günde yarım saatini harcamaya başladıktan sonra Facebook’tan çıkmaya karar vermiş.
Bill Gates günlük 8000 civarında arkadaş listesine eklenme teklif edilmesi yüzünden siteyi artık kullanmama kararı almış. Geçtiğimiz yıl içinde Facebook sitesine 240 milyon $ yatırım yapan ve dünyanın en zengin adamı olan Bill Gates dahi kullanıcı hesabını Facebook’tan sildirmeyi başaramamış.
Kaynak
>>Benzer Yazılar:
10:19 - Şubat 14, 2008 - yorum { 2 } - yorum yaz
Vaginismus
Etiketler:vajinismus, vajinusmus, vaginismus, vaginusmus, tedavisi, cinsel, ilişki
VAGİNİSMUS ( İLK GECE-İLİŞKİYE GİRME KORKUSU)
Tüm korkular gibi vajinismus (ilk gece korkusu )’ da yaşayan kişiler için hayatı çekilmez kılan kokulardan biridir.Toplumumuzda oldukça yaygın olarak görülmektedir.Özellikle eğitim düzeyi yüksek kadınlarda görülmesi şaşırtıcıdır . Vajinismus, vajina kaslarının kasılarak cinsel ilişkiye olanak vermemesidir. Vajinismus da olduğu gibi fobilerin (Korkular ) tümü yaşayan kişiler açısında aşılması çok güç ,çözülmesi imkansıza yakın sorunlar olarak görülür, bu durum çözüme ulaşılmadığı taktirde kendi kendini besler ve güçlendirir, çoğu kişi bir süre sonra korktukları şeyi telaffuz etmek düşünmek bile istemez , uzaklaşmaya çalışırlar.
Cinsel soğukluk ile vajinismus arasındaki fark ; cinsel soğuklukta ilişkiye girmekten zevk alamama, vajinismus da ise zevk alma ve istek olmasına karşın zarar görme korkma , duygusu söz konusudur.
Neden kaynaklanır?
Korkular fizyolojik , anatomik yapıyla ilişkili değildir.Psikolojik tabanlıdır .Sosyal çevre ,aile , yanlış öğrenme, bilgisizlik , önyargı ,yanlış anlatımlar ,ya da sadece bilmemekle başlayan bir tedirginlik , çocukluktan kalma korkular, ayıp, günah gibi kavramlar olabilir .Tıbbi olarak kabul görmeyen kızlık zarının kalınlığı gibi yanlış bir düşünce olabilir .Bu korku zamanla içinden çıkılmaz gibi gözüken bir hale gelir Ancak bazı durumlara da bu ön yargıların ortadan kaldırılması ile kendiliğinden de ortadan kalkabilir.Korkular genelde kadının zihninde simgesel olarak aşırı büyüttüğü penisin yüzünden acı çekme parçalanma korkusudur.Hamile kalma korkusu da buna neden olan başka bir neden olabilir.
İnsanın en temel ihtiyaçlarının içinde yer alan başka bir faktör bulunmaktadır ..Bu da korunma içgüdüsü;Uğrayabileceği dışsal tehditler karşısında ki bilinçdışı olarak kendini savunmak için otomatik olarak işleyen bir mekanizmadır.
Kaybetme korkusu işin diğer bir boyutunu oluşturur.Psikolojik bir etmen olarak bu da sürecin içerisinde yer alabilir.Şöyle ki özellikle toplumumuzda bekaret bir kızın uzun yıllar taşıdığı korumak zorunda olduğu ,sadece kendinin değil gelecekteki eşi ,tüm aile ,tüm sülale ve hatta tüm insanlık için
Saklamak korumak zorunda olduğu bir hazinedir,Kişinin tüm saflığını temizliğini temsil eder,dikkat edilirse özellikle korku flimlerinde de bir bakire kız portresi vardır saf bakire temiz yüzlü ve beyazlar giymiş.Kadın olduğunda cinsel hayatı başladığında bu saflık temizlik kaybedilecek kirlenmişlik ve suçluluk hissi yerine bırakacağını bilinçaltından eşleştirebilir.Bu mekanizmaların büyük çoğunluğu bilinç altında yaşanır.gerçek sebebinin yada sebeplerinin ne olduğu konusunda yapılan psikoterapi hipnoterapi seansları ve diğer bilinçaltı yöntemler ayrıntılı olarak fikir sahibi olmamızı sağlar.
Hipotalamus , amigdala vs gibi kullanılan teknik terimler ile anlatılmaya çalışılan nedir?
Beyinde yer alan bu ilkel beyin dediğimiz alanlar hacim olarak beynin çok küçük bir alanını tutsa da etkileri oldukça fazladır. İnsanoğlunun erken çağlarından gelen savunma mekanizması savaş ya da kaç tepkisi insanın ayakta kalma mücadelesinde insanı koruyarak tehlikelerden uzak kalmasını baş etmesinin güç olduğu durumlarda vücuda aşırı enerji yükleyerek hızla kaçabilmesi veya kendini savunabilmesi savaşabilmesi için gerekli enerjiyi sağlamıştır. Adrenalin miktarındaki artış, kaslarda sertleşme, hızlı nefes alarak kana oksijen ve şeker pompalama ve sonuç savaşmaya ya da kaçmaya hazır bir hale gelme .İşte bu mekanizma tetikleyici işledikten sonra kasılama ve kendini kapatmayı başlatan süreçtir.
Peki artık karşınıza bir aslan ,bir timsah,insan yiyen bir dinazor çıkma şansı yok(dinazor fikirli insanlar hariç), bir kedi , kelebek , asansör , kapalı yer ya da vajinismus bunlar çağdaş korkularımız
ama beynin genetik kodlaması hala savaş ya da kaç sistemiyle genetiğinden getirdiği savunma mekanizmalarını uygulamaya devam ediyor burada öncelikli işlem bu tetikleyici mekanizmanın işler hale gelmemesini sağlamak gereklidir.
Korkuları dışsal kokular dediğimiz tetikleyicisi bir olaya bir yere bir kişiye bir canlıya bir duygu ya da anıya bağlı olan korkuları psikolojik tetikleyicileri kaldırmadan çözmeye çalışmak ve buna hazırlamadan bununla yüzleştirmek ihtiyaç duyan kişiye eziyet çektirmekten başka bir şey değildir.
Peki nedir sorun ?
Sorun şudur ki; dışsal korku beynin içinde yaşanan öğrenilmiş bir olgudur,otomatik olarak verilen ilkel beyin tepkileri savunma mekanizmaları, korkuyu çözmekten uzak körükleyici ve etkilerini arttırıcı bir yapı ortaya çıkartmaktadır.Sorunu yaşayan kişinin duyduğu acıma korkusu , kasılma ve kendini kapama sonucu sertleşen erkeğin cinsel organının(penisin ) yaptığı bası acıya olan korkuyu ,zarar görme korkusunu pekiştirir.Hatta hafifi bir baskı bile büyük acı hissi uyandırabilir.Hatta bu korku öle bir hal alabilir ki çok daha önce bu aşamaya bile gelmeden ağlama ve panik şeklinde kendini gösterebilir panik atak benzeri belirtilere neden olabilir.
Bu sorun ilaçla çözülemez, sorunu yaşayan kişiye ilaç tedavisi verilmez; çünkü medikal tedavi ile çözülebilecek bir sorun değildir.
Yaşayan kişinin ve yakın çevresinin hayatını çekilmez ve içinden çıkılmaz hale sokar.Yanlış yaklaşımlar , baskı ve amatör girişimler ile çözüme ulaşılamaması çözümün zor olduğuna ya da olmadığına olan inanma isteğini körükler.Korkudan korkmak mı ? Sorunu çözmekten korkmak mı daha baskın hale gelir bilinmez hale sokar.Bunu kişi bile bir süre sonra anlayamaz.İşte kronikleşme yıllarca bu sorundan kurtulamamanın nedenlerinden bazıları bunlardır.Vajinismusu yaşayan kişi erkeklere karşı bir korku duyuyor olabilir , yaşanmış kötü bir tecrübeye sahip ,görmüş ya da duymuş olabilir(taciz,tecavüz,dayak,zorlama vs.) , bilmediğinden başlayan bir korku olabilir(temel cinsel bilgi ve eğitimleri ailesinden doğru bir şekilde almamış olabilir).Sebepleri her ne olursa olsun beynimizin içinde kişinin psikolojisinde çözülmesi gereken bir sorundur.
Genel olarak bilinmesi gerekenler nelerdir?
Aslında çoğunlukla korkularının yersiz olduğunu bilirler.Temel fizyolojik gerçeklerden haberdar olsalar dahi bilmek mevcut durumu çözmeye yetmez.Kadının cinsel organı ilişki sırasında erkeğin cinsel organının büyüklüğüne göre kendisini ayarlayabilir 10 kata kadar büyüyerek küçülebilir herhangi bir zarar görmeden.Zarın kalınlığının fazla olması diye bir etmen tıbbi olarak kabul görmemektedir.Tüm kasılmalar ,bulantılar, ağlama, krizleri,acı ,dünya başına yılıyor hissi,utanma vs tamamen korkuya bağlı gelişen psikolojik hislerdir.İlişkinin başarılamaması da ayrı bir durumdur .Başarısızlık ,ümitsizlik,yetersizlik ,aşağılanma ,özgüven yetersizliği hislerine neden olabilir veya pekiştirebilir .Kişi kendinde bir eksiklik olduğu düşüncesi altında ezilebilir içine kapanabilir ya da saldırganlaşabilir.Cinsel olarak isteksiz olduğu şeklinde kendisini kandırabilir.Kızgınlık, öfke , kırılganlık, evlilik sorunları ,geçimsizlik dolayısı ile korkusundan uzaklaşma şeklinde ortaya çıkabilir.Çoğu kadın aynı korkuları doktor muayenesine gittiğinde de benzer şekilde yasar rahatsız olur ve özellikle tıbbi muayeneden uzak durur kaçar.Çözümde antidepresan ya da sakinleştirici ilaçlar cinsel istek azalması ve isteksizlik yaratmaktan başka bir işe yaramaz.Kas gevşeticiler alkol vs ile yine aynı şekilde korkuyu kaldırmak mümkün olmadığın dolayı başarısızlık yaşanır.Lokal olarak uygulanan uyuşturucu ve gevşeticiler de erkek cinsel organında uyuşmaya neden olabilir ya da ilaçsız yapılan tekrar denemelerde başarısızlık ,korkunun devamı,panik ,kasılma,bulantı ,istek azalması kesilmesi ve acı hissi tekrarlanabilir. Sorun ilk olarak beyinde psikolojide bitirilmeli korku ortadan kaldırılmalıdır. Vajinismus diğer korkular gibi bir korkudur tamamen psikolojik bir sorundur ve psikolojik yöntem gereklidir.Bunu şöyle bir örnekle açıklayabiliriz. Köpek korkusu olan bir kişiyi ilaç ile ya da alkol ,ile uyuşturarak ya da uyutarak eline bir köpek verelim. İlacın ya da alkolün etkisi geçtikten sonra aynı köpeği tekrara bu kişinin eline verelim .sonuç sizce ne olur? Tabiî ki korkunun geçmesi beklenemez vajinismusta da aynı durum söz konusudur.sorun kökünden çözülmedikçe kişi ilişkiye giremez. Öyle ki normal doğum yapmış olmasına rağmen hala normal ilişkiye giremeyen kadınlar vardır. Başarısızlıkla sonuçlanan tekrar deneyimlerin yıkıcı etkisini göz ardı etmemek gereklidir.
Doğru yaklaşım ; Türk toplumunda (kapalı bir toplumdur) ergenlik ile birlikte özellikle kız çocuklarında anne ve ailenin bayan büyüklerinin doğru bir şekilde bilgilendirmesi gereklidir.Çünkü toplumumuzun genelinde bunu öğrenebilecekleri başka bir yer yoktur.Gazetelerimizde çıkan komik Güzin abla yazıları da bu konularda annelerin kızlarının cinsel eğitimlerinde onları ne kadar yalnız başlarına bıraktıklarının birer göstergesidir.Böylece bu korku oluşmadan en basında bilinçli şekilde engellenmiş çok daha kısa sürede ve kolay olarak çözümlenmiş olur.
Nasıl çözülür ?
Hipnoterapi ve psikoterapi seanslarında yapılan çalışmaların tamamı korkuyu beyinde ruhsal olarak yaşandığı yerde bitirmek içindir.Temel psikolojik yaklaşımlarda hipnoz seansları içerisinde kullanılır örneğin ;
Davranışçı Terapi ‘nin bir yöntemi olan sistematik duyarsızlaştırma (korkulan bir şeyi örneğin bir kediyi ilk önce resmini göstermek ,sonra o resme dokunmasını sağlamak,sonra bir kedi filmi izletmek,daha sonra kediyi uzaktan izletmek ,yavaş yavaş yaklaştırmak , dokunmak en sonunda sevmek) Gibi farklı yaklaşımlar ve tedavi enstrümanlarının birlikte kullanımına imkan vermektedir hipoz ve hipnoterapi.
Bunun gibi daha pek çok psikolojik tedavi yöntemi psikoterapi ve hipnoterapi altında birlikte kullanılarak optimal sentezlere ulaşılır.Bu anlamda psikoloji eğitimi psikolojik teori ve terapiler mesleki hakimiyet ve tecrübe önemlidir.(örneğin:davranışçı terapi,bilişsel terapi,varoluşcu terapi,vb….)
Gerekli görüldüğü durumlarda yaş geriletmesi kullanılarak erken çağlarda çocukluk ya da ergenlik dönemlerinden kaynaklanan olumsuz hatıra ve izlenimler silme ,yüzleştirme, duygu veya anlam değiştirmek suretiyle sorunun ilk tetikleyici noktasından yola çıkarak sonuca ulaşılabilir.
Temel bilinçaltı yöntemleri ile imgesel olarak bilinçaltı düzeyde yaşananlar incelenerek bunların çözümlenmesi sağlanır.
Bilinç düzeyinde korkmanın gereksiz olduğu bilinse de bunun bilinçaltına da anlatılması bilinç altınında bunu kendi dilinde bilmesi ve kabullenmesi sağlanır.
Psikoterapi seansları psikolojik olarak bilinç düzeyinin de buna hazırlanması ,rahatlamayı gevşemeyi öğrenmesi ,özgüven oluşturulması,kabullenmesi , anlaşıldığını bilmesi gibi sorunu yaşayan kişi açısından çok önemli ihtiyaçların karşılanmasında kullanılır.
Hipnoz ve hipnoterapi seansları içerisinde tüm engellerin kaldırılmasının ardından hipnoz altında imajinasyon teknikleri kullanılır . Kişi bunu bilinçaltının ve bilincinin görmesi kabullenmesi ve yaşadığı korkunun anlamsızlığına karar vererek dışlaması neticesinde bu sorundan tamamen kurtulup geride bırakır.
Kendine ,psikoterapistine olan güven ,çözüleceğine olan inanç, çözülmesine dair istek ,doğru yöntem ve terapi
Sonuç
İnsanın altından kalkamayacağı çözemeyeceği hiç bir şey olmadığı , kokudan korkmaktan başka korkulacak bir şey olmadığıdır.
06:50 - Şubat 14, 2008 - yorum { 1 } - yorum yaz
Bu besinler uyku kaçırıyor
Etiketler: Sağlık haberleri, Uyku, Uykusuzluk, Uykusuzluk ve nedenleri, Kafein
Rahat bir uyku istiyorsanız yatmadan önce yediklerinize dikkat edin…
Bir başka araştırma ise tiryakilerin derin uykuya dalamadıklarını ortaya çıkardı. İşte o besinler
Fasulye, brokoli, karnabahar, çikolata gibi yiyecekler, bazı baharatlar… Uzmanlar uyku düşmanı besinleri açıkladı. Bir başka araştırma ise tiryakilerin derin uykuya dalamadıklarını ortaya çıkardı
Uyku sağlıklı yaşam için şart. “6 ila 8 saatlik iyi bir uyku sadece gözlerinizin parlamasına, cildinizin gerilmesine zihninizin açılmasına neden olmaz aynı zamanda sizi 3 yaş genç gösterir” diyen uzmanlar, uyku kaçıran yiyecekleri sıralayıp bunlardan sakınılmasını istedi. İşte o besinler:
Baharatlar: Sarmısak, acı biber ve öteki baharatlar mide yanması yapabilir.
Büyük porsiyon: Çok yemeğin sindirimi saatler sürer. Bu nedenle akşam değil öğlen yemeklerinde büyük porsiyon tercih edilmeli.
Gaz depoları: Fasulye, brokoli, karnabahar, Brüksel lahanası gibi gaz yapan sebzeler akşamları tüketilmemeli.
Hız ayarı: Lokmalar birbiri ardına hızlı bir şekilde yutulmamalı, bu sırada mideye bolca hava dolar. Bu da şişkinlik yapar.
Alkol: Önce uyuşturur ancak sonra uyku düzenini tamamen bozar.
Kahve: Kafein vücutta 12 saat boyunca kalır. Uyku sorununuz varsa çay, çikolata, kola ve öteki kafein içeren içeceklerden uzak durmalısınız.
..:::Benzer Sayfalar:::..
- Biyolojik saat ve buna göre alışkan ...
- Uyumak tarihe mi karışacak?
- Şekerleme Kalp Krizi Riskini Azaltı ...
- Baş Dönmesinin Sebepleri Nelerdir ? ...
- Genç kalmanın sırları
06:42 - Şubat 14, 2008 - yorum { yok } - yorum yaz
Vücuttaki çatlaklara son
Etiketler: AHA peeling, çatlak, çatlaklara son, bel çevresi, Bitkisel peeling, bronz, C-vitamini, e vitamini, elastin, Göğüsler, haberturk, hyalüranik asit, karın, kolajen, Kozmetik ürünleri, Sağlık Haberleri, Süt, taze meyve, taze sebze, vücut, yoğurt, İontoferez
Kadınların korkulu rüyası çatlaklardan kurtulmanın yolları…
Uzmanlar, çatlakların büyüme çağındaki genç kızlarda, gebelerde ve kortizon tedavisi sonucunda ortaya çıkabileceğini belirtiyor.
Vücut çatlaklarını tıpkı birer yara izi gibi değerlendirmek mümkün. Cilt aşırı derecede basınçla karşılaştığında yıpranır. Dolayısıyla cildin yapısı bozulur ve çatlaklar ortaya çıkar. Önceleri pembe renkli olan bu çatlaklar zamanla beyaza yakın bir renk alır. Ciltteki bu noktalar bronzlaşmaz ve gözden kaybolmaz. Bu çatlakları ortadan kaldırmaktansa çatlak oluşumunu önlemek daha kolaydır. Çatlakların ortadan kaldırılması için ise, çoğu zaman basit estetik müdahalelere veya kozmetik ürünlerine ihtiyaç duyulur.
Soğuk suyla duş yapmak en iyi çözümlerden biri. Duşu çatlakların bulunduğu bölgenin üzerine tutarak dairesel hareketlerle gezdirmek de kan dolaşımını artıracağı için, yeni oluşmuş taze çatlakların ortadan kaldırılması için etkili bir yöntem. Bu şekilde hücreler canlanarak yeniden elastik bir yapıya kavuşacak, dolayısıyla da çatlaklar kaybolacaktır.
Nerelerde daha sık görülür?
Çatlaklara daha çok göğüs, karın ve bel çevresinde rastlanır.
Göğüsler: Vücudun en nazik organları arasında yer alırlar. Göğüsleri saran doku oldukça ince ve hassastır. Bu bölgedeki çatlaklar gelişme çağında bile oluşabilir. Buna rağmen çatlakların çoğunlukla doğum sonrasında ortaya çıktıkları görülür.
Karın: Bu bölgede ortaya çıkan çatlakların oluşumunda da gebelik dönemi önemli bir rol oynar. Genişleyen karın yüzeyi yıpranır ve esnekliğini kaybeder. Vücudun bu bölgesinde çatlak oluşumunu önlemek için cilde badem yağıyla masaj yapmak ve kozmetik ürünlerden faydalanmak olumlu sonuç verir.
Bel çevresi: Daha çok bel çevresiyle belin üst kısmında görülen çatlaklar her yaşta ortaya çıkabilir. Cinsiyet farkı gözetmeksizin kadın ve erkekte meydana gelen bu tür çatlakların en önemli nedenlerinden biri; kısa zamanda çok miktarda kilo alıp vermektir. Bu şekilde oluşan çatlakları önlemek için doğru beslenme alışkanlıkları edinmek ve kilo alıp vermekten kaçınmak önem taşır.
Kozmetik ürünlerinin etkisi Vücudun her bölgesinde kullanılabilen kozmetik ürünleri, içeriklerinde yer alan kolajen, hyalüranik asit, elastin ve vitaminler sayesinde cilde tekrar esneklik kazandırırlar. Günde 1 kez, çatlakların bulunduğu bölge üzerine hafif bir şekilde masaj yaparak uygulayacağınız kremler sayesinde istenen etkiyi elde edebilirsiniz.
Çatlaklar oldukça belirgin ve beyaz renkliyse, genellikle kozmetik ürünler ve soğuk duş gibi çözümlerle yeterli etki sağlanamaz. Bu yöntemler sadece başka çatlakların oluşumunu önlemek amacıyla kullanılabilir. Beyaz renkli ve oluşumu uzun zaman öncesine dayanan çatlaklardan kurtulmak için tıbbi uygulamalara ihtiyaç duyulur.
Bu uygulamaları şöyle sıralamak mümkün:
1) Bitkisel peeling:
Bitkilerden oluşan toz halindeki özel bir karışım, özel losyonuyla sulandırılarak çatlakların olduğu bölgeye masaj hareketleriyle uygulanıyor. Uygulama yapıldıktan 1 hafta sonra ciltte soyulma meydana geliyor. Bu şekilde derideki düzey farklılıkları azaltıldığı gibi, bitkilerin özellikleri nedeniyle cildin kan dolaşımı uyarılıyor. Bunun sonucunda da gergin ve canlı bir görünüm ortaya çıkıyor. Bu işlem, çatlaklar çok ileri düzeyde olmadığı takdirde, karın gevşeme ve sarkmalarında da uygulanıyor.
2) AHA peeling:
Glikolik asit kullanılarak yapılan AHA peeling, yeni başlayan dikey çatlakların tedavisinde etkili bir yöntem. Vücut bölgesi önce glikolik asit içeren temizleyicilerle temizleniyor. Arkasından glikolik asidin yüzde 40’tan başlayan konsantrasyondaki solüsyonları uygulanıyor. Seanslar haftada 1 kez yapılıyor ve seans sayısı kişiye göre değişiyor.
3) İontoferez:
Bu yöntemle çatlakların altında eksilen kolajen yapının uyarılması ve doldurulması amaçlanıyor. Bunun için kolajen içeren ampüller cilde sürülüyor. Ardından yaklaşık 5 - 6 dakika kadar galvanik akım veriliyor ve kolajenin cildin alt tabakasına iletilmesi sağlanıyor. Haftada 2 - 3 seans şeklinde uygulanıyor. Ortalama 2,5 - 3 aylık bir tedavi süresi gerektiriyor.
Beslenmeye dikkat
Cildin esnek ve formunda olması için sadece dıştan korunması değil, içten de beslenmesi gerekiyor. Cildinize gereken özeni göstermek istiyorsanız, öncelikle işe beslenme düzeninizi değiştirerek başlamalısınız. Bu yüzden yediklerinize dikkat etmenizde fayda var.
• Yoğurt, süt, taze sebze ve meyveleri masadan eksik etmeyin.
• Serbest radikallerle savaşarak hücre yenilenmesinde önemli bir rol oynayan E ve C vitamini içeren yumurta, süt ve süt ürünleri gibi besinleri tercih edin.
• Vücuttaki toksinlerin atılmasına yardımcı olan besinleri tüketin. Böylece daha parlak ve sağlıklı bir cilde sahip olabilirsiniz.
• Günde 1 - 1,5 litre su içmeyi ihmal etmeyin. Cilde gereken nemi sağladığınız takdirde esnekliğini uzun bir süre koruyabilirsiniz.
Çatlakları önlemek için öneriler
Bütün rahatsızlıklarda olduğu gibi, vücut çatlaklarının da oluşmasını önlemek, tedavi etmekten daha kolaydır. Bunun için de öncelikle cildin elastikiyetinin sağlanması gerekir. Ayrıca bazı hususlara da dikkat etmelisiniz:
• Kısa zamanda aşırı miktarda kilo alıp vermekten kaçının. Cilt, vücuttaki yağ miktarının artıp azalmasıyla birlikte aynı hızda esnemeyi başaramadığı için yıpranır ve çatlaklar oluşur.
• Cildin elastikiyetini kazanması ve koruması için çaba sarf edin. Bu amaçla yumuşatıcı yağlar, A, E ve F vitamini, kolajen, elastin ve hyalüranik asit yönünden zengin çatlak giderici kozmetik ürünleri düzenli olarak kullanmayı alışkanlık haline getirin.
• Çok dar giysiler giymemeye özen gösterin. Bu tür giysiler kan dolaşımını güçleştirerek, cilde gereken oksijenin sağlanmasını engeller. Oksijen almayan cilt yeteri kadar beslenemediği için daha kolay yıpranır ve deformasyona uğrar.
Milliyet
..:::Benzer Sayfalar:::..
- Ağrı Nasıl Güçsüz Bırakılır?
- AB Kan Grubu
- ZAYIFLIK (YETERSIZ KILO PROBLEMI)
- ÖMRÜ UZATAN YİYECEKLER
- Mikroenjeksiyon Nedir?,Yumurtalıkla ...
- Mevsimine göre sağlık
- KİLO VERMENİN UCUZ YOLU
06:30 - Şubat 14, 2008 - yorum { yok } - yorum yaz
Teknoloji kanser yapıyor
Etiketler: cep telefonu, CEP TELEFONU TEHLİKESİ, haberturk, Kanser, Sağlık Haberleri, teknoloji zararı, telefon, YÜKSEK TANSİYON RİSKİ
Cep telefonu, bilgisayar ve elektronik eşyalara dikkat edin…
Teknolojik ürünler hastalık saçıyor. Elektromanyetik dalgalar yayan cep telefonları kanser riskini artırıyor. Uzmanlara göre, kanser artışında teknolojinin payı büyük.
Biyologlar Birliği Derneği gelişen teknolojinin getirdiği zararlara karşı uyardı. Gelişen teknolojinin hayatı kolaylaştırdığı kadar pek çok zararı da beraberinde getirdiğini belirten dernek özellikle cep telefonları, bilgisayarlar ve elektronik eşyaların yaydığı elektromanyetik dalgalara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.
CEP TELEFONU TEHLİKESİ
Biyologlar Birliği Derneği Başkanı Kadir Sorucuoğlu, cep telefonunun gereksiz kullanımının, insanların saatlerce bilgisayar karşısında oturmalarının beraberinde getirdiğini belirtti. Ayrıca, televizyonun yaydıkları elektromanyetik dalgaların insanları daha stresli ve daha sağlıksız bir nesle doğru götürdüğünü söyledi. Pek çok hastalık ile kanser vakalarındaki artışta teknolojinin payının oldukça fazla olduğunu savunan Dernek Başkanı Kadir Sorucuoğlu, “En büyük tehlikelerden biri cep telefonları. Araştırmalara göre; cep telefonlarından yayılan mikrodalgalar sperm sayısını, hareketliliğini ve kalitesini neredeyse yarı yarıya düşürüyor, genetik yapıyı bozuyor, lenfoma kanserine neden oluyor” dedi.
YÜKSEK TANSİYON RİSKİ FAZLA
Sorucuoğlu ayrıca, kan beyin bariyerinin zedelenmesi, kalp rahatsızlıkları, hafıza zayıflaması ve beyin tümörü riski, kalıcı işitme bozuklukları. embriyo gelişiminin zarar gördüğünü belirtti. Sorucuoğlu kadınlarda düşük riskinin artması, kan hücreleri ile bağışıklık sisteminin bozulması, yüksek tansiyon ve cilt kanserinin de cep telefonlarının zararları arasında sayılabileceğini de ifade etti.
VÜCUDU ETKİLİYOR
Bilgisayarların yaydığı elektromanyetik dalgaların en çok gözlerde olmak üzere tüm sinir sistemi ve vücut üzerinde olumsuz etkileri olduğunu dile getiren Sorucuoğlu, “Ekranla en az 120 cm mesafe mutlaka sağlanarak çalışılmalıdır. Doğru pozisyonda oturmak da çok önemli bir önlem olacaktır” dedi. Sorucuoğlu bilgisayarın planlı bir şekilde bilgisayar kullanılması gerektiğini belirterek “Bir saat çalışmadan sonra mutlaka en az 15 dakika ara verilmeli böylece hem gözlerin hem kas iskelet sisteminin rahatlaması sağlanmalıdır” dedi.
..:::Benzer Sayfalar:::..
- Zeytin yaprağındaki mucize
- Kadınlarda Kalp Krizine Karşı Soya
- MUCİZE BİTKİ KEKİK
- Bu besinler yaşlanmayı geciktiriyor ...
- KETEN TOHUMU
- Akciğer Kanseri
06:20 - Şubat 14, 2008 - yorum { 1 } - yorum yaz
Etiketler: alkollü eriyik, badem yağı, ben-mari, cam kap, ceviz yağı, cilt bakımı, cilt bakımı önemli kurallar, cilt bakımı kurallar, emaye kap, Güzellik Bilgileri, krem, losyon, porselen kap, susam yağı, tonik
Fazla araç gerektirmeyen bu pratik ve basit uygulamalarda dikkat edilecek hususların başında temizlik gelir. Araçları deterjanla yıkamak yerine bunları kaynar sudan geçirmek gerekir.
Kesinlikle bu formüllerin yapımında maden kap kullanmamalı; cam, emaye veya porselen kap kullanılmalıdır. Karışımı karıştırmak için kalem biçiminde bir cam çubuk veya bu işe ayrılmış bir tahta kaşık bulundurmalı.
A) Kremler ben-mari usulü yapılmalı. Kremlerden olumlu sonuç almak ve dayanma süresini uzatmak için taze malzeme kullanmalı. Kremler yapıldıktan sonra küçük kavanozlara konur, kurumaması için üstleri folyo kağıdı ile örtülür ve kullanmak üzere buzdolabında saklanır.
B) Kremlere veya losyonlara önceden hazırlanan esans kokulu yağdan konabilir. Verilen reçetelere su yerine gül suyu veya bitkisel losyon demlenip, sıcak veya soğuk şekilde katılabilir. Saç veya cilt için kullanılacak toniklere gelince, bunlara alkol yerine “alkollü eriyik” eklenebilir.
C) Kremlere bitkilerin taze özsuyunu katmak için bitkiyi porselen bir havanda ezmeli veya sebze, meyve suyu sıkan elektrikli aletten geçirmeli. Kremlere bitkisel losyon konacaksa, sıvıyı yağlı maddeye damla damla katmalı, kullanılan malzemelerin ısısı eşit olmalı. Bilindiği gibi losyonlar yalnız yumuşatıcı veya ferahlatıcı sıvılar değildir. Cildi nemlendirmeye de yararlar. İçlerine konan malzemeye göre cildi temizler, yumuşatır, rengini açar, besler, şifa verirler.
D) Bileşimindeki maddelere göre, eğer cildi uyarıcı ve sıkılaştırıcı etkisi varsa, losyonlara bazen tonik adı da verilir. Tonikler genellikle temizleyici bir losyondan sonra yüzde kalmış yağı veya pisliği tamamen yok etmek için kullanılır.
E) Cilt çok yağlı ise temizlemek için tonik tek başına da kullanılabilir. Losyonların ömrünü uzatmak için içerisine %5 oranında alkol konabilir. Bu orandaki alkolün cilde zarar vermediği belirtilmektedir. Cilde kadife yumuşaklığı vermek için losyona %2 veya %3 gliserin de katılabilir.
F) Evde yapılan kremler, losyonlar, tonikler kokusuzdur. Bunlara güzel kokuyu veren, içine katılan parfümdür. Yapılan krem gereken koyuluğu bulamaz suluca kalırsa, losyon olarak kullanılabilir.
G) Kremleri ateşten, yani ben-mari’den çektikten sonra soğuyuncaya kadar cam çubukla veya tahta kaşıkla karıştırmalı.
H) Verilen reçetelerin hangi belli başlı cilt türüne uygun olduğu belirtilmiş de olsa, bir cilde uygun olan krem başka bir cilde uygun olmayabilir. Bu durum ancak deneyim yolu ile anlaşılabileceğine göre, ilk yapılan kremin miktarını az tutmalıdır.
I) Böylece hem krem yapımında bir deneyim ediniriz, hem de deneyimsiz olmanın verebileceği zararı azaltmış oluruz. Kullanılacak yağları (badem yağı, ceviz yağı, susam yağı), bozulmamaları için buzdolabında saklanmalıdır.
J) Bitkiler, otlar, tentür cinsinden sıvılar, kokulu losyonlar, güzel kokulu yağlar ışıktan ve ısıdan korunmalıdır. Kremleri, mümkün ise küçük cam kavanozlarda saklamak, en uygun yöntemdir.
K) Kimyasal boya veya koku maddesi katılmadığından, bunlar cildi tahriş etmezler. Ayrıca güzel koku veya renk, kremin iyi cins olduğunu da kanıtlamaz.
L) Kremlerin, içlerine konan koruyucu madde, cildi tahriş etmeyen cinsten ve çok az miktarda olmalıdır.
M) Örneğin asil bent tentürü (tentür de benjoin) bu tür bir koruyucudur. Koruyucu miktarı çoğaldıkça kremin ömrü uzar. Ama tazeliği de azalır.
..:::Benzer Sayfalar:::..
- Günlük yüz bakımı
- Kısa kısa bilgiler
- BİTKİLERLE SAÇ BAKIMI
- BİTKİLERLE GELEN GÜZELLİK
- DOĞAL CİLT MASKELERİ
- SUNA DUMANKAYADAN DOĞAL GÜZELLİK ÖN ...
06:10 - Şubat 14, 2008 - yorum { yok } - yorum yaz
LingoZ, Dünyanın en büyük sözlüğü olmaya ve siteyi dil soruları için topluluk kaynağı oluşturmaya adamış olan bir online komünitedir. Dünyanın önde gelen çeviri yazılımı sağlayacılarından biri olan Babylon tarafından sağlanan bir servis olan LingoZ da, milyonlarca tanım, çeviriler içeren Babylon'un sözlükleri yer almaktadır. Ayrıca siz de yeni kelimeler, tanımlar ve mevcut tanımlar için çeviriler, sözlükler ekleyebilir, yorumlarda bulunabilir, oy kullanabilirsiniz. Bu yararlı siteye buradan ulaşabilirsiniz.
..:::Benzer Sayfalar:::..
- MoonStar Mtu Sözlük
- Çeviri Programı Tr-Eng 1.5
- CepSözlük 2.0
- English Fast Dictionary
- Bilgisayar Sözlüğü
17:15 - Şubat 12, 2008 - yorum { yok } - yorum yaz
Her hangi bir web sayfasını ziyaret ettiğiniz zaman çok beğendiğiniz bir müzik veya video'yu bilgisayarınıza hiç bir program olmadan indirebilirsiniz.Bunu yapmak için indirme programına da ihtiyaç yoktur.Bilgisayarınızda yapacağınız küçük ayarlamalarla bunu yapabilirsiniz.Nasıl mı?
Öncelikle Belgelerim-Araçlar-Klasör seçeneklerini tıklayın ardından Görünümden Gizli Dosya ve Klasörleri Göster’i tıklayın ve tamam deyip kaydedin.Araçlar İnternet Seçenekleri ,Ayarlar,Dosya Görüntüle,Local Settings,Temporary İnternet Files’ı Açın.İzlediğiniz veya dinlediğiniz müziği bulun ve kopyalayıp masa üstüne yapıştırın.Eğer izlediğiniz bir video ise size flv player lazım olacaktır.Flv playeri kurun ve sonra dosyayı flv playerla açın.Eğer indirdiğiniz video değil de müzik veya resim ise zaten sorun olmayacaktır.
..:::Benzer Sayfalar:::..
- Nokia Multimedia Player
- CD / DVD Yazma Programları
- Smartmovie + Converter + Player
- TubeCast Youtubeye Video Yükleyici
- Video Çevirici MyVideoConverter 1.4
15:51 - Şubat 12, 2008 - yorum { 2 } - yorum yaz
yamipod itunes kullanmadan ipod mp3 oynatıcınıza erişmenizi ve çoklu ortamınızı düzenlemenize yardımcı olmak üzere geliştirilmiş freeware bir yazılımdır.
Mac OS X, Windows ve Linux işletim sistemleriyle birlikte çalışan versiyonlarını download sayfasından indirebilirsiniz.
kuruluma ihtiyaç duymayan yazılımın ekran görüntüleri, türkçe dahil olmak üzere dil desteğine katkıda bulunanlar listesi , forum sayfası ve dökümantasyonuna siteden ulaşabilirsiniz
..:::Benzer Sayfalar:::..
- Nexus Radio
- Müzik ‘iPod Çağı’nı yaş ...
- Ulead VideoStudio 11 Plus
- 100 Milyonuncu iPod Satıldı
- Apple’dan yeni kampanya
15:27 - Şubat 12, 2008 - yorum { 1 } - yorum yaz
<- Önceki Sayfa : : Sonraki Sayfa ->













