Kanserle mücadelede sevindirici gelişmeler .....
Kanser, kalp damar hastalıklarından sonra dünyada en yaygın ikinci ölüm nedeni olarak yerini korumakla birlikte, istatistikler son yıllarda kanserle mücadelede başarılı işlere imza atıldığını ortaya koyuyor. The New York Times gazetesinin internet sitesinde, ABD Ulusal Kanser Enstitüsü tarafından hazırlanan rapora dayandırılarak verilen habere göre, hastalığın tamamen ortadan kaldırılması için henüz tünelin ucunda bir ışık görülmese de özellikle gelişmiş ülkelerde bulunan teşhis ve tedavi olanakları, kanserden ölümlerde azalmalar olmasını sağlıyor. Rapor, kanserden ölümlerde 1990’ların başından itibaren düşüş gözlemlendiği belirtilirken, düşüşün özellikle 2000 yılından itibaren hız kazandığı, 2002-2004 yılları arasında ABD’de kanserden ölüm oranının erkeklerde yüzde 2.6, kadınlarda ise yüzde 1.8 oranında gerilediği kaydedildi.
Raporda erkeklerde kanserin kadınlara oranla daha sık görüldüğüne işaret edilirken, uzmanlar erkeklerde ölüm oranlarında daha büyük oranda azalma olmasının en önemli nedeninin, daha çok sayıda erkeğin sigara alışkanlığına son vermesi olduğunu belirtiyorlar.
ABD’deki azalma oranlarıyla bire bir örtüşmese de dünya genelinde kanserden ölüm oranlarında da düşüş olduğuna dikkati çeken uzmanlar, ilaç ve tedavi olanaklarının artmasının yanı sıra, birçok ülkede erken teşhis ve düzenli kontrollerin yaygınlaşmasının da hastalıkla mücadelede başarılı sonuçlara imza atılmasını sağladığını belirtiyorlar.
Bazı kanser türlerinde kağıt üzerinde görülen artışların yanıltıcı olabileceğine de işaret eden uzmanlar, örneğin prostat kanserinde gözlenen artışın prostat kanserinin kan yoluyla teşhisine olanak tanıyan P.S.A testinin yaygın kullanımıyla doğrudan bağlantısı olduğunu kaydediyorlar.
Raporun sonuç bölümünde, erken teşhis ve tanı yöntemlerinin geliştirilmesi için yıllar boyunca zaman ve çok miktarda mali kaynak tahsis edildiği belirtilirken, “Bunca çaba nihayet meyvelerini vermeye başladı” ifadelerine yer veriliyor.
23:05 - Aralık 14, 2007 - yorum { yok } - yorum yaz
Meteoroloji
|
Meteoroloji
Meteoroloji veya Gökolaybilim, atmosferde meydana gelen hava olaylarının oluşumunu, gelişimini ve değişimini nedenleri ile inceleyen ve bu hava olaylarının canlılar ve dünya açısından doğuracağı sonuçları araştıran bir bilim dalıdır. Atmosferin özellikle alt katmanlarında meydana gelen hava olaylarının oluşumunu ve değişimini nedenleriyle inceler ve kısa dönemli tahminler yapmayı amaçlar. Matematik, coğrafya, istatistik ve fizikten yararlanır.
Meteorolojinin tahmin ettiği bir kasırganın uydu fotoğrafı. |
|
Tarihte
Meteorolojik olaylar, insanoğlunun yaşamını ilk çağlardan itibaren etkilemiş, insanlar günümüze kadar dünya atmosferinde olup biten olayların nedenlerini zamanın koşullarına göre inceleyip araştırmışlardır. Bu amaçla da çeşitli gözlem ve incelemeler yaparak hava olaylarını önceden tahmin edebilme yollarını bulmaya çalışmışlar, bunların olumlu etkilerinden faydalanma, olumsuz etkilerinden de kurtulma ve korunma yollarını aramışlardır. Meteoroloji, insanlık tarihi kadar eski bir bilim olmasına karşın, gerçek kimliğine 19. yüzyıl sonlarına doğru kavuşmuştur. İlk meteorolojik haritalar 1869 yılında Prof. Cleveland Abbe ve Alexander Buchan tarafından yapılmıştır. 1882 yılında Elias Loomis, ilk dünya yağış dağılım haritasını, 1887 yılında Dr Julius Hann ise, ilk meteoroloji atlasını hazırlamışlardır |
23:02 - Aralık 14, 2007 - yorum { yok } - yorum yaz
Saç Dökülmesi Sebepleri
Saç Dökülmesi Sebepleri
Aşırı üzüntü, sinirsel gerginlik, kötü beslenme, kansızlık ve saça gerekli bakımın gösterilmemesi sonucu saçlar zamanından önce dökülebilir. Dazlaklık ayrıca bazı hastalıklar nedeniyle de meydana gelebilir, örneğin, verem ya da aşırı terleme üstderiyi zayıf düşürerek kafanın saçlı derisine daha az kan gitmesine yol açar.
Kafkas soyundan erkeklerde, özellikle doğu Avrupalılarda dazlaklık çok yaygındır. Zencilerde ve Moğollarda ise çok az rastlanır. Erkeklerin çoğunda ve bazı kadınlarda yaş ilerledikçe saç seyrekleşir. Doğal saç dökülmesinin ilk belirtileri orta yaşta baş gösterir. Bu nedenle halk arasında saçın azalması gençliğin bitirilmesinin bir simgesi olarak kabul edilir. Çok eski çağlardan beri yeniden saç çıkmasını sağlamak amacıyla birçok ilaçlar kullanılmıştır. Ancak bugüne kadar başarılı bir ilaç ya da yöntem bulunamamıştır. Ancak günümüzde saç nakli ameliyatları uygulanmaktadır.
Başın çok saçlı bir bölümünden alınan saçlar, dazlak bölgelere ekilmesinde genellikle başarılı sonuçlar elde edilmektedir. Ne var ki nakledilen saçların doğal bir görünümde çıkmasını sağlamak çok güçtür. Bir insandan başka bir insana saç nakli yapılması halinde ise vücut yabancı saçı reddetmektedir. Alopecia areata diye adlandırılan saç dökülmesinde, saçlar kafada yuvarlak ya da oval saçsız bölgeler meydana getirerek dökülürler. Kötü beslenme, saçların dinlenme döneminin uzun sürmesi, hormon dengesizliği, yetersiz kan dolaşımı ve aşırı zihinsel yorgunluk ya da üzüntü gibi psikolojik bozukluklar bu tür dökülmeye yol açan nedenlerdir.
Kendinden küçük kardeşine gösterilen ilgiyi kıskanan bir çocuğun kafasının bir bölümünde, aşırı kıskançlık sonucu saçların döküldüğü görülmüştür. Psikolojik nedenlerle saç dökülmesi psikolojik tedavi ile önlenebilir. Yüzü ve enseyi çevreleyen saçın bu uçlarda çizgi halinde dökülmesi hilal hücreli kansızlığın bir belirtisidir ve genellikle zencilerde görülür. Bazen dökülme belirli bir nedene bağlı olmaksızın oluşur ve ilaçla kısa zamanda tedavi edilebilir. Yeniden çıkan saçlar yumuşak ve genellikle beyazdır. Zamanla normal renkte saç çıkmaya başlar.
Çok az rastlanmakla beraber bazı çocuklarda doğuştan saçsızlık görülür. Bu durumda kalıtsal bir etkenin rol oynadığı sanılmaktadır. Bu çocuklar tümüyle saçsız olarak doğarlar ya da bütün çocuklar gibi başları ince ve yumuşak bir kıl örtüsü ile kaplı olduğu halde bu kılların yerini zamanla alması gereken saçlar çıkmaz. Bu çocukların kirpik ve kaşları da olmayabilir ve ergenlik çağında, cinsiyet kılları gelişmeyebilir. Geçici ya da sürekli dökülmeye yol açan bazı başka nedenler arasında foliküllerin zedelenmesi sonucunu doğuran çarpmalar, yanıklar, uzun süre morötesi ışınlarının, hastalıkların ve yangıların etkisi altında kalmak sayılabilir.
Çocuk kelliği, özellikle çocuklarda görülen ve kafanın saçlı derisinde meydana gelen bulaşıcı bir hastalıktır. Saçlar küçük halkalar halinde dökülür ve dökülen yerlerde gri renkte pullar, kabuklar oluşur. Hastalığa saçta ya da deride yaşayan bir mantar türü yol açar. Hastalık, tarak, fırça, şapka ya da başörtüsü aracılığı ile bulaşır. Kedi ve köpekler de bu hastalığı taşıyarak yayarlar. Kelliğin tedavisinde ağızdan alınan antibiyotikler uygulanır. Antibiyotik kana karışarak deri, saç ve tırnaktaki keratin maddesi tarafından soğurulur. Antibiyotikler keratini yangılanmaya karşı koruyarak hastalığın geçmesini sağlarlar. Yeni çıkan saçların hastalanmaması için kafadaki tüm saçlar kesilir.
Kafanın saçlı derisinde görülen bir başka bulaşıcı hastalık da kelliktir. Kellikte saç folikülerinin çevresinde sarı kabuklar meydana gelir. Kellik bütün kafayı ya da sadece bir bölgeyi etkileyebilir. Bu bulaşıcı hastalık doğrudan doğruya temasla ya da fırça ve taraklar aracılığıyla bulaşır.
Deride oluşan yangılanmalar, örneğin dermatit kafanın saçlı derisini de etkileyebilir. Stafilokok ya da streptokokların yol açtığı bir dermatit türü olan impetigo contogiosa kafanın saçlı derisinin tümünü etkileyerek birkaç kat kabuk bağlanmasına yol açar. Yangılanmanın ağırlığına göre hastalık geçici ya da sürekli saç dökülmesi ile sonuçlanır. Kafanın saçlı derisine, doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak uygulanan tahriş edici bir madde dermatite yol açar. Dermatitin ilk belirtileri yangılanma ve derinin duyarlılık kazanarak acımasıdır. Dermatite yol açan neden ortadan kaldırıldığı halde hastalık geçmezse tek çare kafadaki saçların tümünü kesmektir.
Özellikle kafanın saçlı derisinin arka bölümünde oluşan kan çıbanları saç folikülünde stafilokokların yol açtığı yangılardır. Başta görülen kan çıbanları, vücudun herhangi bir yerinde, kıl köklerinin yangılanması sonucu oluşabilir, ilk kez küçük kırmızı bir kabarcık olarak beliren çıbanın çevresindeki deri gittikçe duyarlılaşır ve irin oluşur. Şirpençe de kan çıbanı gibi stafilokokların yol açtığı bir yangıdır; ancak şirpençe çıbandan daha geniş bir alanı kaplar ve özellikle ensede meydana gelir.
Kafanın saçlı derisinde oluşan dermatitlerin bazılarına psikolojik nedenler yol açar. Bazı kişiler üzüntülerinden ya da sinirsel gerilimden kurtulmak amacıyla sürekli olarak başlarını kaşırlar. Kaşıma bilinç dışı bir davranış da olabilir. Bazı hastalar başlarının böceklerle dolu olduğuna inanırlar ve bu korkuları, giderek bir fobi halini alır. Bu fobi genellikle bir tür uyuşturucu madde alışkanlığının belirtisidir. Psikanaliz ile hastanın fobisi giderilebilir.
22:59 - Aralık 14, 2007 - yorum { yok } - yorum yaz
|
Yeditepe'den çığır açacak buluş
Yeditepe Üniversitesi, biogenetik alanındaki çalışmalarıyla Amerika ve Avrupa’daki pek çok üniversiteyi geride bıraktı. Peki çığır açan bu buluş ne? Yeditepe Üniversitesi Genetik ve Biyomühendislik Bölümü öğretim görevlilerinden Doç Dr. Mustafa Çulha’nın geliştirdiği buluş sayesinde dünyadaki bir çok salgın hastalık ve biyoterörizme yol açan biyolojik maddeler 10 saniye gibi çok kısa bir sürede teşhis edebilecek. 3 yıl önce, 20 milyon dolar yatırımla Yeditepe Üniversitesi’nde nano teknoloji ve genetik çalışmalarına başladıklarını söyleyen Çulha, “Dünyada çığır açacak buluşumuzla İngiliz, Belçika, Hollanda ve ABD’li bilim adamlarının önüne geçtik” dedi. |
22:57 - Aralık 14, 2007 - yorum { yok } - yorum yaz
|
|
|
Yorgun Kalbin Dermanı Kök Hücre
ABD'nin New Orleans kentinde 30 bin uzmanin toplandigi Amerikan Kardiyoloji Kongresi'nde sunulan bildirilere göre, miyokard enfarktüsü sonucu hasar gören kalp kaslarinin tedavisi için denenen yöntemler ümit verici sonuçlar sagladi. Ilk deneyde Miami Üniversitesi'nden Dr. Joshua Hare baskanligindaki ekip, ilikten aldigi kök hücreleri kalpte ilk kez kullandi.
|
22:55 - Aralık 14, 2007 - yorum { yok } - yorum yaz
Cep Telefonları
GoForce 5500 ve DVB-H
GoForce 5500 şimdi de DVB-H mobil cihazlara hayat veriyor. DVB-H (Digital Video Broadcasting for handheld) kısaca mobil cihazlarda dijital video yayını anlamına geliyor. Bu kadar güçlü multimedya özelliklerine sahip olan bir işlemcinin bu pazarda kullanılması oldukça isabetli ve doğru bir karar gibi duruyor. İlk kez DVB-H cihazlarda kullanılan GoForce işlemcisi, mobil televizyon için donanımsal işlemciye sahip olduğu için pil ömrünü de uzatıyor.

GoForce 5500 kullanan ilk DVB-H telefonlar Samsung ve HTC' den geldi. Samsung, P910 ve P920(solda) olmak üzere iki model ile gelirken, HTC' nin ürünü Forseer adını taşıyor ve Modeo firması tarafından pazarlanıyor. (Modeo, Amerika' da mobil TV yayını yapan bir firma ve kendi markası ile HTC' ye üretim yaptrıyor)
Her iki Samsung' da kendi ekseni etrafında dönebilen ekrana, quad band desteği ve 125gr ağırlığa sahip. GoForce 5500 çekirdeğine sahip olan telefonların ilk olarak DVB-H' nin öncü olarak denendiği İtalya' da, ondan kısa bir süre sonra da Avrupa' nın birçok yerinde satışa sunulması bekleniyor. Modeo ise Amerika' lı mobil TV firmasının ürünü olduğu için sadece Amerika' da satışa sunulacak. 2.2inc QVGA ekran, 128MB dahili, 64MB harici bellek, 200MHz işlemci (GoForce 5500), 1.3 megapiksel kamera ve 119gr ağırlık Modeo' nun duyurulan özellikleri.
DVB-H teknolojisi ve cihazlar oldukça heyecan verici fakat ülkemiz için henüz çok erken bir teknoloji gibi. Oysa ki 3inc ekrana sahip cep telefonundan kesintisiz ve net görüntü ile televizyon izleyebilmek oldukça heyecan verici duruyor.
teleHSDPA
HSDPA, 384 Kbps olan veri indirme hızını 1.8 Mbps' ye kadar taşıyarak inanılmaz bir sıçrama gösteriyor. Bu fark nasıl sağlanıyor derseniz, HSDPA mantık olarak, başlıca önemli işlerin sorumluğunu mobil cihazdan alıp istasyon aygıtına yaptırarak bu farkı sağlıyor (veri sıralaması, sinyal çevrim işlemi vb). Teknik detayı bir kenara bırakırsak, bu değişim son kullanıcıya daha düşük erişim süreleri, daha az bekleme, daha hızlı veri transferi şeklinde yansıyor. Ayrıca kablosuz kullanıcılar, herhangi bir veriyi indirirken telefon görüşmesi de yapabilecekler. Ve bu veri indirme hızı, ortalama bir DSL yada kablo bağlantısının bile üzerine çıkabilecek bant genişliğine sahip.

Dünyanın ilk HSDPA destekli telefonu Samsung W200
Operatör firmalar, bu hizmeti sağlayabilir hale gelmek için yukarıda da belirttiğimiz gibi istasyonlarına yapacakları çok basit bir donanım güncellemesine ihtiyaç duacaklar. W-CDMA formatındaki eski istasyonlar üzerine kurulan ve 5Mhz' lik kanallar ile çalışan HSDPA, belirttiğimiz gibi W-CDMA istasyonları ile geriye dönük olarak uyumlu. Eski istasyonlarını değiştirmeden, herhangi bir hizmet aksaklığı yaratmadan ve en önemlisi eski 3G kullanıcılarına hizmet vermeye devam ederek bu kadar basit şekilde güncellenebilir olması HSDPA' yı çok daha cazip kılıyor.
HSPDA için şu anda İngiltere ve Japonya' da bazı pilot bölgelerde deneme yayınına başlanmış ve muhtemelen 2007 yılında HSDPA destekli ürünler de çoğaldıkça (cep telefonları, dizüstü bilgisayarlar, el bilgisayarları vb) çok hızlı bir şekilde 3G ile yer değişecektir. 4G teknolojisinin adı yavaş yavaş duyulmaya başlanmışken, kapsitesinin sınırına dayanan 3G' ye ilaç gibi gelecek olan HSDPA, 4G' yi beklerken de çok güzel bir basamak taşı olacak gibi duruyor. Hatta bu yüzden HSDPA' yı 3.5G olarak adlandıranlar da var.
Ülkemizde henüz 3G' nin doğru düzgün kullanılmaması, yurt dışında HSDPA' ile 3G' nin darboğazına çözüm getirilme çabaları, ne yazık ki bu kadar çok cep telefonu kullanılan ülkemizde teknoloji seviyesinin nerelerde olduğunu kanıtlar gibi.
Nokia N93
EISA jürisi, Nokia N93'ün fotoğraf ve video çekim kalitesinin yanı sıra geniş kapsamlı İnternet ve bağlantı seçeneklerini de överek bu multimedya bilgisayarını "mobil multimedya bilgisayarlarına mükemmel bir örnek" olarak tanımladı. Jüri ayrıca Nokia N93'ün video düzenleme (editing) ve baskı kapasitesine ek olarak, dijital müzikçalarının özelliklerinden de övgüyle söz etti.
Nokia yetkilileri EISA ödülüyle ilgili bir açıklama yaparak şunları söylediler: "Nokia olarak, dijital görüntüleme konusunda kaydettiğimiz başarıların üst üste ikinci kez EISA tarafından ödüllendirilmesinden mutluluk duyuyoruz. Nokia N93 mobil görüntüleme cihazlarında yeni bir neslin başlangıcını simgeliyor. Kullanıcılar, bir multimedya bilgisayardan bekledikleri her türlü özel bağlantı, iletişim ve eğlence özelliklerini N93'te bulabiliyorlar. Böylece, kompakt fotoğraf makineleri ya da video kayıt cihazları ile aynı kalitede çekim yapan ama her zaman yanlarında taşıyabilecekleri bir cihaza sahip oluyorlar."
EISA Hakkında
18 Avrupa ülkesindeki 52 ses, mobil elektronik, video ve fotoğraf dergisinin üye olduğu EISA, Avrupa'nın en büyük yayın içeriği örgütüdür. EISA'ya üye dergiler her yıl bir araya gelerek, önceki 12 ay içinde piyasaya sunulan birçok farklı kategorideki ürün arasından en iyilerini seçmektedir.
Nokia N93 Hakkında
Anında video kayıt konusunda en yeni teknolojiyle donatılan Nokia N93, benzersiz bir dijital görüntü kayıt cihazı, telefon ve zengin İnternet fonksiyonlarını bir araya getiriyor. N93 3,2 megapiksel kamerası, Carl Zeiss optik desteği, DVD özelliğindeki video kayıt fonksiyonu ve 3x optik zoom'uyla kusursuz kayıt sağlıyor. 50 MB'ye kadar çıkabilen geniş dahili bellek kapasitesine ek olarak, 2 GB'ye kadar miniSD kartı da takılabiliyor. Böylece 90 dakikaya kadar DVD kalitesinde video çekimleri ya da yaklaşık 2.500 yüksek kaliteli fotoğraf saklanabiliyor. Nokia N93 doğrudan televizyona bağlanınca, çekilen görüntüler geniş ekranda izlenebiliyor; ayrıca kayıtlar online albümlere ya da blog'lara aktarılabiliyor. Üstelik N93 ile kullanıcılar yüksek kaliteli filmler çekip, telefonun içinde bulunan Adobe Premiere Elements 2.0 yazılımı aracılığıyla bu filmleri DVD'ye kaydedebiliyorlar.
Tüm Nokia Nseries cihazları gibi, Nokia N93 de kusursuz tasarımının yanı sıra gelişmiş bağlantı özellikleriyle dikkat çekiyor. WLAN*, 3G/WCDMA*, EDGE* ve GSM (900/1800/1900 MHz)* şebekelerinde çalışabilen Nokia N93, İnternet'te dolaşma, içerik yükleme, e-posta alıp gönderme işlemleri için İnternet erişimi sağlıyor ve böylece hareket halindeyken de dünyayla bağlantıda kalınıyor.
* Operatör ve/veya servis sağlayıcı desteği gerekmektedir.

HTC (Qtek) MTeoR ve Muse
Windows Mobile Phone ve Smart Phone platformlarını kullanan bir çok başarılı telefonun geliştiricisi HTC (Qtec), yeni cep telefonu MTeoR ile ilk kez Windows Mobile 5.0 platformunu kullanan bir cep telefonunda 3G (UMTS) desteği sunuyor. UMTS cep telefonu ağının 384Kbps'a varan bilgi transfer hızı düşünüldüğünde, bu birlikteliğin kullanıcılar açısından önemi daha rahat anlaşılabilir.
112.4x49x14.8mm ölçülerinde ve pil ile ağırlığı 120gram olan telefon, inceliği ile ilgi çekici bir akıllı telefon olan istiridye kapak tasarımlı Qtek 8500 'den (98.5 x 51.4 x 15.8 mm 99 gram) bile daha ince. 3G destekli bir akıllı telefon için bu boyutlar ve ağırlık oldukça etkileyici. MTeoR'un sahip olduğu donanımsal özelliklerine hızlıca bir göz atarsak; 2.2" büyüklüğünde , 240x320 piksel çözünürlükte 65bin renk destekli LCD ekran, 1.3MP çözünürlüğü bulunan dijital kamera, triband 900, 1800, 1900 MHz GSM/GPRS/EDGE ve UMTS 2100 MHz ağ desteği, 128MB ROM, 64MB RAM bellek, 300MHz Samsung işlemci, Bluetooth 2.0 desteği, IrDA, microSD genişleme slotu, mini USB portu üzerinden şarj ve bilgisayar bağlantısı, Mobile Internet Explorer ve Outlook için kısa yol tuşları, kolay kullanım için 3 yönlü kaydırma tekeri, telefonun ilk göze çarpan özellikleri arasındalar.

Metal bir kasası bulunan telefonun anteninin bulunduğu kısım mat plastikten imal edilmiş. Metal kasa, telefonun parlak ve daha çekici görünmesini sağlarken aynı zamanda darbelere karşı dayanıklılığını da arttırıyor. MTeoR'un yüksek çöznürlükte büyük ekran, metal kasa, ufak ve hafif olması gibi bir çok öne çıkan özelliği var. Fakat telefonun en önemli özelliği 3G ağlara destek veren ilk Windows Mobile Phone olması. 3G ağlar denilince akla hemen görüntülü görüşme ve hızlı internet bağlantısı gelir. Fakat telefonun ön yüzünde kamerası bulunmadığı için görüntülü görüşme yapılması imkansız. MTeoR, 3G (UMTS) ağlarının sadece hızlı internet bağlantısından yararlanabilmekte.
Telefon, genel özellikleriyle internet bağlantısı üzerine yoğunlaşmış. Fakat Wi-Fi desteğinden yoksun olması ve Avrupa'da kullanılmaya başlanan 1.8Mbps internet bağlantı hızı sunabilen HSDPA yerine UMTS (386Kbps) desteği içermesi MTeoR'u mükemmel bir Windows Mobile Phone olmaktan alı koyuyorlar. Telefon, görünüşü, boyutları ve taşıdığı özelliklerle çok iyi fakat belirttiğimiz gibi ön yüzünde kamerası olmaması, Wi-Fi ve HSDPDA desteğinden yoksun olması kullanıcıların bir üst modeli beklemesine neden olabilecek türden eksiklikler. Ayrıca MEteoR'un sadece Avrupa ve Japonya'daki 2100MHz 3G (UMTS) ağlarını desteklediğini belirtmekte fayda var. Telefonun, Kuzey Amerika'da kullanılan GSM 850, ve UMTS 1900 ağlarına desteği bulunmuyor.
Office dosyalarını açabilme, PDF dosyalarını okuyabilme gibi Windows Mobile 5.0 platformunun bütün yeteneklerine sahip olan HTC MTeoR, ilk etapta Avrupa'lı cep telefonu operatörü Orenge tarafından kullanıcılarına sunuldu. Telefonun operatör bağımsız çalışan kırılmış versiyonlarıda yaklaşık 400 avro karşılığında satın alınabiliyorlar.
HTC'nin ilgi çekici tek telefonu tabiiki MTeoR değil. Firmanın basına sızan 2006 yol haritasında bir diğer ilgi çekici ürün olan HTC Muse, çıkış tarihi için gün sayıyor. PDA bazlı bir telefon olan HTC Muse, Windows Mobile 5.0 işletim sistemi taşıyor. En önemli özelliği dahili 4GB NAND Flaş belleği olan telefon, taşınabilir çoklu ortam ve iletişim üssü olarak tasarlanmış.

Aynı HTC MEteoR'da olduğu gibi GSM/GPRS/EDGE/UMTS (3G) ağlarda çalışabilen Muse'un HSDPA desteğine de sahip olabileceği söyleniyor. WiFi, Bluetooth, FM radyo, dahili stereo hoparlör, 64MB RAM, 64MB ROM. microSD genişleme yuvası, 416MHz işlemci, 2.1MP çözünürlüğü bulunan flaşlı dijital kamera, ön yüzde video görüşme için 640x480 çözünürlükte 2. bir kamera ve 240x240 piksel çözünürlüğe sahip dokunmatik ekran Muse'un donanımsal özellikleri arasındalar. Bu medya ve iletişim üssü için henüz bir çıkış tarihi ve fiyat belirlenmemiş durumda. Fakat firmanın basına sızan 2006 yol haritasında telefonun bu yılın 4. çeyreğinde piyasaya sürüleceği belirtiliyor. Yani Muse için en azından Avrupalı kullanıcıların fazla beklemesi gerekmeyecek.
Gigabyte gSmarti128
Özellikle kaliteli anakartları ile tanıdığımız Gigabyte da Asus gibi cep telefonu üretimine başladı. Duyurusunu yeni yaptığı dünyanın ilk çoklu dil desteği veren pocket pc telefonu ile Gigabyte oldukça iddialı geliyor.
Gigabyte gSmarti128'in özellikleri arasında en dikkat çekici olanı telefonun verdiği çoklu dil desteği. 98 farklı ülke'nin diline destek veren telefon çoklu dil desteğine sahip bir browser ve dosya gösterimciye de sahip. Ayrıca telefon üzerinde AltaVista'nın Babel Fish fonksiyonu da gelmekte. Bu sayede telefon kolayca dilden dile çeviri desteği de sağlayabiliyor. İşletim sistemi olarak en güncel Windows Mobile olan Windows Mobile 5.0 (AKU2)'yi kullanan telefonda yine Microsoft'un mesajlaşma ve güvenlik paketi (MSFP) de gelmekte. Bu sayede e-mailleri güvenli bir şekilde telefon'a aktarmak mümkün. Telefon özellikleri arasında dikkat çeken bir başka fonksiyon ise Filtre özelliği . Bu özellik ile telefon üzerindeki block list'e ekleyeceğiniz kişilerin sizi aramasını engelleyebilir yada telefonun özel bir melodi ile sizi haberdar etmesini sağlayabilirsiniz. Gigabyte gSmarti128'in iddialı olduğu noktalardan biri de Back-Up özelliği.Telefon Pocket-Ghost fonksiyonu ile önemli veri ve kişisel bilgilerinizin imajını alıp hafıza kartı üzerinde saklayabiliyor. Gigabyte gSmarti128 ile tv yayınlarını (NTSC/PAL) alabilmeniz ve radyo dinleyebilmeniz (FM) de mümkün. Tv yayınları için telefonun üzeride ki 2.4 inc'lik 262K dokunmatik TFT LCD ekran'ın oldukça başarılı olduğu belirtiliyor. Favori tv kanal ve radyo istasyonlarını da ayrıca düzenleyebiliyorsunuz.
Telefon'un diğer teknik özellikleri de oldukça dikkat çekici. 106.6x53.2x19.8mm boyutlara ve 130gr ağırlığa sahip olan telefonda İşlemci olarak, Intel'in 416Mhz PXA272 modelini kullanıyor. Kısa süre önce Intel, cep telefonları, pocket pc'ler, Blackberry ve PALM'in de kullandığı PXA işlemcilerini üreten ve şimdiye kadar yaklaşık 10 milyar$ yatırım yaptığı departmanını, anakartlardaki değişik kontrolcülerinden tanıdığımız Marvell firmasına sattı. Bunun sebebi olarak Intel, Symbian işletim sistemli smart phone'lar yüzünden küçülen pazarı göstersede, tamemen cpu'lara odaklanabilmek için bu bölümü sattığı söyleniyor.
Telefon bağlantı özellikleri açısından da oldukça zengin. WLan 802.11b+g, Bluetooth, GPRS, USB 1.1 ve Infrared üzerinden telefonu değişik kaynaklara bağlayabilmek mümkün. Gigabyte gSmarti128'in üzerinde dahili olarak 128mb rom, 64mb de ram bellek gelmekte.Telefon'u hafızası'nı MiniSD kart takarak genişletebilmek te mümkün. 2.1 mpx'lik digital zoom'lu kamera ile video ve resim çekebiliyor. Telefon MP3 ve WMA dosyalarını da çalabiliyor. Ayrıca Gigabyte gSmarti128'in 3.5 saate kadar konuşma, 125 saate kadar da bekleme süresi var. Yazılım olarak telefonun içinde Microsoft'un neredyse tüm uygulamaları gelmekte. Pocket MSN'den Office uygulamlarına kadar kullanıcıların ihtiyaç duyabilceği tüm yazılımlar var.
Duyurusu yeni yapılan Gigabyte gSmarti128'in piyasaya çıkış tarihi ve fiyatı hakkında henüz resmi bir bilgi bulunmuyor.
22:49 - Aralık 14, 2007 - yorum { yok } - yorum yaz
sitene müzik ekle...herkes dinlesin
Arkadaşlar artık imeem.com sayesinde bilgisayarınızdaki müzikleri (mp3'leri) blogunuzda çok kolay bir şekilde yayınlayabilirsiniz..!
İlk olarak yapmanız gereken www.imeem.com 'a giriş yaparak üye olun..!
daha sonra upload kısmından bilgisayarınızdaki mp3 'ü upload edin..!
Ve karşınıza çıkan embed kısmındaki kodu bloğunuzun şablon kısmına uygun biryere yapıştırın..!
müziğin otomatik birşekilde çalmasını isterseniz embed kodunun yanındaki auto play'i işaretledikten sonra kodu kopyalayıp sitenize ekleyin..!
18:04 - Aralık 14, 2007 - yorum { yok } - yorum yaz
Yumurtanın yapısı

Kuşlar iç döllenme dış gelişme yaptıkları için yumurtalar anne vücudundan çıktığında anne ile olan tüm aktarım yolları kalkar. Bu da yavrunun besinin yumurta içinde olmasını gerektiriyor. Bu sebebten dolayı da şemada, besin anlamına gelen, “vitellüs” adı ile gösterilen sıvı yumurtaya anne vücudunda aktarılır.
İşte bu vitellüs sıvısı bizim yediğimiz yumurta sarısı. Yumurtanın içinde bir de albumin sıvısı vardır ki hava boşluğunun da desteğiyle basınca ve dış etkenlere karşı embriyoyu korur, bu sıvı da yediğimiz yumurta akıdır. Yani yumurtanın içinde erimiş halde bulunan bir civciv yok, civcivin oluşabilmesi için kuluçka döneminde gelişecek embriyonun, embriyo haline dönüşmesi gerekir. Dönüştükten sonra vitellüs kullanılır, civcivin büyüyebileceği boşluk ta dolaylı olarak meydana gelir.
Vitellus sıvısı besin değerleri yüksek bir depodur. Bu sebeple kahvaltıda vazgeçilmezlerdendir. Saygılar.
06:30 - Aralık 14, 2007 - yorum { yok } - yorum yaz
Bilim ilk bin
>> tr.wikipedia.org/wiki/Bilim
>> tr.wikipedia.org/wiki/Bilim_kurgu
>> www.biltek.tubitak.gov.tr/cocuk/
>> www.dmoz.org/World/T%C3%BCrk%C3%A7e/Bilim/
>> www.ucandaire.org/etiket/bilim
>> www.bildirgec.org/etiket/bilim
>> www.cnnturk.com/BILIM_TEKNOLOJI/
>> www.cnnturk.com/EKONOMI/GENEL/ haber_detay.asp?PID=40&haberID=410044
>> www.diyadinnet.com/YB-4&Kategori=bilim
>> www.bilimarastirmavakfi.org/
>> www.bilimvegelecek.com.tr/
>> www.bisav.org.tr/
>> www.google.com/Top/World/T%C3%BCrk%C3%A7e/Bilim/
>> www.zamazing.org/etiket/bilim
>> www.bilimkurgu2000.com/Bilimsel/BilimselYazilar.asp
>> www.ntvmsnbc.com/news/BILIM_front.asp
>> www.ntvmsnbc.com/news/395773.asp
>> www.bitav.org.tr/
>> www.birgun.net/bolum-110
>> www.geocities.com/halkbilim/
>> www.geocities.com/homer_847/
>> binbirgecebilim.blogspot.com/
>> www.otw.co.at/otw/index.php/t/
>> bilimtv.adu.edu.tr/
>> www.hurriyet.com.tr/?sz=85506
>> www.kongrekaraburun.org/
>> www.bilimteknik.com.tr/
>> www.hafif.org/etiket/bilim
>> www.bilimmerkezi.itu.edu.tr/
>> www.bilimbilgisayar.com.tr/
>> www.bilimveteknikdergisinecevap.com/
>> www.sabah.com.tr/ haber,B2FF3E4CFB744F92A2809F721CE85514.html
>> www.memocal.com/bgvh/BilimTeknolojiHaftasi.asp
>> www.sbt.hacettepe.edu.tr/calismalar/yayinlar/yuzme.html
>> www.focusdergisi.com.tr/bilim/
>> www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=240919
>> www.turkish-media.com/arama/index. php?t=sub_pages&inl_theme=default&cat=939
>> www.osmaniyebilim.k12.tr/index.html
>> www.amasyabilsem.com/
>> www.bilimkoleji.k12.tr/
>> www.bilimveateizm.cabanova.com/
>> www.fp7.org.tr/Default.aspx?tabid=101
>> www.fazlamesai.net/index.php?a=article&sid=4804
>> btk.bknt.net/
>> kategori.mynet.com/cgi-bin/arama/kategori. mpx?search=CAT&Category=Bilim+ve+Teknoloji%3ABilim+Dallar%FD
>> www.istanbulbilim.edu.tr/haber1.html
>> www.intihar.de/
>> www.araizle.com/bilim.html
>> www.bilimadamlari.cjb.net/
>> www.gencbilim.com/haber/bilim.php
>> islamvebilim.sitemynet.com/
>> www.hemenbul.com/index.php?PID=16
>> www.hemenbul.com/ index.php?kat=Bilim%20Adamlar%C4%B1&PID=139
>> www.dpt.gov.tr/bilim/proje/oneri.asp
>> www.inovasyon.org/
>> www.ozelbilimkulturaksamlisesi.k12.tr/
>> www.sansursuz.com/bilim_teknoloji.htm
>> www.gata.edu.tr/dahilibilimler/romatoloji/trk/
>> ekutup.dpt.gov.tr/bilim/
>> www.bilim.biz/bilim-adamlari/
>> blog.wolkanca.com/index.php?tag=bilim
>> www.gelisenbeyin.net/
>> www.sabah.com.tr/ haber,2E664BDB97EE436B882F425086F18CC4.html
>> www.voanews.com/turkish/Bil-Tek.cfm
>> kategori.mynet.com/cgi-bin/arama/kategori. mpx?search=CAT&Category=Bilim+ve+Teknoloji
>> www.tamindir.com/category/99/Bilim/list_files.html
>> endokrinoloji.uludag.edu.tr/
>> www.buzlu.org/kategori/bilim/
>> www.enginbilim.byethost16.com/
>> www.history.hacettepe.edu.tr/archive/bilim.html
>> www.haber7.com/haber.php?haber_ id=285035/Bilim-Etigi-Sempozyumu
>> kitap.antoloji.com/kategori.asp?CAT=2271
>> kitap.antoloji.com/kategori.asp?CAT=2103
>> www.yenisafak.com.tr/saglik/ ?t=07.12.2007&c=9&i=86110
>> www.biraz.org/category/bilim
>> www.gunesintamicinde.com/category/bilim-ve-teknoloji/
>> gastro.uludag.edu.tr/
>> www.bilim-teknoloji.gen.tr/
>> www.kimkimdir.gen.tr/kategori.php?id=9
>> www.mustafaakyol.org/
>> www.kuark.org/bilim/
>> haber.mynet.com/detail_news/?type=Science& id=X1196950949765&date=06Aralik2007
>> haber.mynet.com/detail_news/?type=Science& id=X1197017568296&date=07Aralik2007
>> www.mustafakemalataturk.biz.tc/
>> www.joyoge.com/?hedef=etiket&ne=bilim
>> www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=235240
>> www.ailem.com/templates/news/cover/8094.asp
>> www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=620137
>> www.biyolojidunyasi.com/Bilim_Tarihi.asp
>> www.ankara.edu.tr/yazi.php?yad=3002
>> www.yalcineli.com/new_page_84.htm
>> www.bilimtarihi.org/baglantilar.htm
>> www.kuranvebilim.com/html2/kuran_ bilime_yolgosterir/kuran_bilim_giris.htm
>> yorum yaz
Bilim ve teknoloji ilk bin
06:21 - Aralık 14, 2007 - yorum { 1 } - yorum yaz
<- Önceki Sayfa : : Sonraki Sayfa ->




