|
Aralık 17, 2007
Mikroenjeksiyon Nedir?,Yumurtalıkların uyarılması,Yumurta toplama,Embriyo transferi,Gebelik TestiKategori: Saglik Haberleri
Mikroenjeksiyon Nedir?
Yumurta kültürü ve sperm hazırlanması tamamlandıktan sonra döllenme safhasına geçilir. Döllenme standart tüp bebek (in vitro fertilizasyon; IVF) veya mikroenjeksiyon (intrasitoplazmik sperm injeksiyonu; ICSI) ile sağlanır. IVF ve ICSI’nin tek farkı dölleme safhasıdır; bunun dışında tüm basamaklar tamamıyla aynıdır. IVF görünür sperm problemi olmayan olgularda tercih edilir. ICSI ise sperm problemi olan ve izah edilemeyen infertilite olgularında tercih edilir. IVF’de yıkanan sperm yumurta yanına konur ve sperm kendisi döllemeyi gerçekleştirir. ICSI’de IVF’den farklı olarak öncelikle, yumurta etrafındaki hücreler eritilir ve bu şekilde yumurta mikroenjeksiyona hazır hale getirilir. Yumurta etrafındaki hücreler eritildikten sonra, yumurtanın olgunluğu değerlendirilir. Üç tip olgunlukta yumurta vardır: Metafaz-2 yumurta (olgun yumurta) (Şekil 1); Metafaz-1 yumurta (orta derecede olgun yumurta) (Şekil 2); Germinal-vezikül yumurta (olgun olmayan yumurta) (Şekil 3). Sadece metafaz-2 yumurtalara mikroenjeksiyon yapılır. Germinal vezikül yumurtalar kullanılamaz; Metafaz-1 yumurtaların ortalama %20’si metafaz-2 yumurtaya gün içinde dönüşebilir ve mikroenjeksiyon için kullanılabilir.
![]() Yumurtalıkların Uyarılması
Tedavinin ilk aşaması yeterli sayıda döllenme yeteneğine sahip yumurta elde edebilmektir. Bu amaçla yumurtalıklar çeşitli ilaçlar ile uyarılırlar. İnsanda ilk tüp bebek gebeliği, doğal bir adet döneminde elde edilmiş tek yumurta döllenmesi ile elde edilmiş olsa bile, birden fazla sayıda embriyo transfer edilmesi, başarı olasılığını arttırmaktadır. Gerektiği kadar fazla sayıda embriyo elde etmenin tek yolu gerektiği kadar fazla sayıda yumurta elde etmektir. Günümüzde dünyadaki hemen hemen tüp bebek merkezlerinde yumurtalıkların uyarılması uygulanmaktadır. Ünitemizde her olguya, kendi özelliklerine göre, bireyselleştirilmiş, yumurta uyarım protokolu uygulanır. GnRH ANALOĞU GnRH analogları, yumurtalıkları uyarım protokollerinin çok önemli bir kısmını oluşturur. Bazı özel durumlarda protokole bir doğum kontrol hapı da eklenebilir. A. LUCRİN Üç protokol olarak kullanılabilinir: 1) Uzun protokol (luteal protokol); 2) Stop-protokol ve 3) Mikrodoz flare-up protokol. 1. Luteal long protokol: En sık kullanılan protokoldur. Adetin 21. günü (veya beklenen adetden bir hafta önce) başlanır. Günlük doz, aksi belirtilmediği takdirde, 10 Ünite’dir. Gonadotropin iğnelerine başlandığı gün, Lucrin dozu 5 Ünite’ye düşürülür. Günde bir kez, günün aynı zamanında, cilt altı olarak yapılır. Lucrin, Profasi/ Pregnyl gününe kadar devam edilir. 2. Stop-protokol: Özellikle kötü over yanıtı olan veya öngörülen hastalarda tercih edilir. Kötü over yanıtı olabilecek olan hastalar: 1) daha önceki tüp bebek uygulamasında 3’den az yumurta toplanmış ve/veya Pregnyl/Profasi gününde bakılan E2 düzeyi 500 pg/ml altında olan bayanlar; 2) 3. gün FSH değeri 10 IU/L üzerinde ve/veya E2 değeri 60 pg/ml üzeri olanlar; 3) ileri bayan yaşı (>39), tek over varlığı (daha önce diğer overin cerrahi olarak çıkartıldığı olgular), daha önce kist ameliyatı olan olgular, ileri evre endometriozis varlığı. Anılan bu durumlardan herhangi birisinin varlığında, ünitemiz, size stop-protokol kullanılmasını uygun görebilir. Stop-protokolda adetin 21. günü (veya öngörülen adetden 7 gün önce) Lucrin günde-tek doz 10 Ünite, cilt altı olarak başlanır. Adetin 2.-4. günü sabah 08.30’da Hastanemize başvurarak kanda E2 ve vajinal ultrasonografi yapıldıktan sonra yüksek doz gonadotropin injeksiyonlarınıza (genellikle günde 6 veya 8 ampul) başlanır. Gonadotropin injeksiyonlarına başlandığı gün, bir daha kullanılmamak üzere, Lucrin kesilir. Günde 5 tozdan daha yüksek olan gonadotropin dozlamasında, sabah ve akşama bölme yapılır (örneğin günde 5 toz uygulamada, sabah 2 toz + 1 su, akşam 3 toz + 1 su; sabah injeksiyonu E2, LH için kan vermeden sonra). Stop-Lucrin protokolunda gonadotropin injeksiyonu takibinde E2 ile birlikte daima LH takibi de beraberinde yapılır. 3. Mikrodoz flare-up protokolu: Stop-protokol’a benzer şekilde özellikle kötü over yanıtı olan veya öngörülen hastalarda tercih edilir. Bu protokolde, daima Lucrin öncesi, bir doğum kontrol hapı (örneğin Lo-ovral) kullanılır. Adetin başladığı gün 1. gün kabul edilecek olur ise, 3. gün günde tek doz Lo-ovral kullanılır. Lo-ovral kullanımı için hastanın sigara içmemesi ve yüksek tansiyon problemi olmaması gerekmektedir. 24. gün (Lo-ovral’in başlandığı gün 1. gün olarak kabul edilir ise), Anatolia Tüp Bebek Laboratuvar’ında sulandırılarak hazırlanmış olan Lucrin’e başlanır. Sulandırma sadece Anatolia Tüp Bebek Laboratuar’ında yapılır. Sulandırılmış Lucrin kullanılarak başlama dozu, sabah 10 Ünite, akşam 10 Ünite’dir. Lucrin kullanımı, çatlatıcı iğne Profasi/Pregnyl yapıldığı güne kadar devam edilir. 25. veya 26. gün (Lo-ovral’in başlandığı gün 1. gün olarak kabul edilir ise) bazal E2, LH bakılır (sabah 08.30-09.00; Androloji Ünitesi) ve aynı gün bazal ultrasonografi yapılır (6 No’lu oda, sabah 09.00-10.00). Mikrodoz flare-up protokolunda gonadotropin injeksiyonu takibinde E2 ile birlikte daima LH takibi de beraberinde yapılır. 26. gün yüksek doz gonadotropin injeksiyonlarına (genellikle günde 6 veya 8 ampul) başlanır. Günde 5 tozdan daha yüksek olan dozlamada, sabah ve akşama bölme yapılır (örneğin günde 5 toz uygulamada, sabah 2 toz + 1 su, akşam 3 toz + 1 su; sabah injeksiyonu E2, LH için kan vermeden sonra). B. SUPRECUR / SUPREFACT Uzun protokol (luteal long protokol): Adetin 21. günü (veya beklenen adetden bir hafta önce) başlanır. Doz günde 600 mikrogramdır. Suprecur’ün her bir pufu (burun fıs fısı) 150 mikrogramdır; dolayısıyla günde toplam 4 puff (6 saatde bir) kullanılmalıdır. Suprefact’ın her bir pufu 100 mikrogramdır; dolayısıyla günde toplam 6 puff (4 saatde bir) kullanılmalıdır. Suprecur/Suprefact son enjeksiyon olan çatlatıcı iğne (Profasi veya Pregnyl) kullanılana dek devam edilir. Suprecur/Suprefact mümkün olduğu ölçüde buzdolabında (buzluk değil) muhafaza edilmelidir. Her ne kadar oda sıcaklığında da muhafaza edilebilir ise de ışık ve ısıdan uzak muhafaza edilmelidir. Suprecur/Suprefact kullanımına bağlı olarak sağlıklı bayanlarda ciddi ilaç yan etkisi bildirilmemiştir. Eğer herhangi bir yan etki hisseder iseniz, lütfen bizleri bilgilendiriniz. Açıldıktan sonra 30 günden fazla şişede kalan ilacı artık tekrar kullanmayınız. İlaç son kullanım tarihine de lütfen dikkat ediniz. GONADOTROPİN İNJEKSİYONLARI Gonal-F, Puregon, Metrodin-hp, Follegon, Menogon, Humegon ve Pergonal kullanılan gonadotropin iğnelerinin piyasa isimleridir. Bu iğneler çok sayıda follikül elde etmek için kullanılırlar. Etkinlik ve emniyetlilikleri aşağı yukarı benzerdir. Şu iğneler kalça içi injeksiyon (intramusküler) olarak yapılırlar: Menogon, Humegon ve Pergonal. Şu iğneler ise kalça içi injeksiyon yapılabildikleri gibi, cilt altı (subkütan) da yapılabilirler: Gonal-F, Puregon ve Metrodin-hp. Cilt altı yapılmasının etkinliği kalça içi yapılım ile benzerdir. Cilt altı yapılmasının avantajı, hastanın, bir sağlık görevlisine ihtiyaç duymaksızın, kendisinin veya eşinin injeksiyonu yapabilmesidir. Yukarıda adı geçen tüm gonadotropin iğnelerinin en iyi muhafazası buzdolabında (buzluk değil; +4 °C’de) olur. Bununla birlikte, adı geçen tüm gonadotropin ampulleri oda sıcaklığında da uzun süre muhafaza edilebilirler. Oda sıcaklığında muhafazanın, özellikle sıcak havalarda ilacın bozulması ve etkinliğnin azalmasına neden olabileceğini unutmayınız. İlk injeksiyon genellikle adetin 2.-4. günleri arası başlanır. Eğer ilk başlama hafta sonuna geliyor ise, hafta başı Pazartesi başlamanın (adetin 4-6. günü başlamanın) bir sakıncası yoktur (Suprecur/Suprefact veya Lucrin kullanımına bağlı esneklik nedeni ile). Gonal-F, Metrodin-hp, Follegon, Menogon ve Humegon ampullerinin her birinin içinde 75 ünite FSH bulunur. Puregon ampulünün içinde ise 50 ünite FSH bulunur. Aşağıda belirtilen gonadotropin iğnelerin bir kutusunda 1 ampul toz ve 1 ampul çözücü su bulunur: Gonal-F, Puregon, Metrodin-hp, Follegon ve Pergonal. Pergonal’in bir kutusunda 10 toz ve 10 çözücü su içeren formu da vardır. Humegon’un 1 kutusunda 10 ampul toz ve 10 ampul çözücü su bulunur. Menogon’un 1 kutusunda 5 ampul toz ve 5 ampul çözücü su bulunur. Kas içi enjeksiyon için kalça üst-dış yanı tercih edilirken, cilt altı enjeksiyon için ön karın duvarı, veya uyluk ön kısmı (ön kısmının üçde bir orta kısmı) tercih edilir. Gonadotropin kullanımın yan etkilerinden bir tanesi, yumurtaların aşırı uyarımına bağlı, overyan hiperstimülasyon sendromudur (OHSS). Bu durumda, vücudta aşırı su tutulması, buna bağlı kilo artışı olur. OHSS, gelişecek ise, embriyo transferinden sonra günler içinde ortaya çıkar. 1. Karında aşırı şişlik hissi ANTAGONİST PROTOKOL GnRH agonist ilaçlarından farklı olarak etkisi çok kısa sürede başlar. Cetrorelix ve Ganirelix adında iki ürün kullanılmaktadır. Tek doz ve çoklu doz uygulamaları vardır. Tekli dozun (3mg) LH yükselmesini önleme süresi 96 saattir. Eğer 3 mg doz sonrası 4 gün içinde Hcg verilmez ise günlük 0.25mg.lık ek dozlar yapılması gerekir. Çoklu doz protokolde ise GnRH antagonisti siklusun 7.gününde( gonadotropin eğer siklusun 2.gününde başlanır ise gonadotropin uygulamasının 5.gününde) 0.25 mg /gün başlanır ve her gün yapılarak Hcg gününe kadar devam edilir. Son zamanlarda, gerek çoklu doz gerekse de tek doz şemalarında , esneklik sağlanması için dominant folikül 14 mm çapa ulaştığında antagonist başlanması önerilmektedir. Yumurtalık kanseri üzerine bir bilgi Yumurtalık kanseri, kısır veya hiç doğurmamış bayanlarda daha sık görülür. Bazı geriye dönük çalışmalarda yumurtlatma ilaçlarının yumurtalık kanseri riskini arttırdığı bildirilmişse de, günümüzdeki mevcut bilgiler dahilinde bu şekilde ilaç kullanımının yumurtalık kanseri riskini arttırdığına dair neden-sonuç ilişkisi kesin olarak gösterilememiştir. TAKİPDE KULLANILAN TESTLER
Kan testleri
Estradiol (E2) Luteinize edici hormon (LH) Kanda E2 ile birlikte kullanıldığında vajinal ultrasonografi, folliküler büyüme hakkında çok değerli bilgi verir. Vajinal ultrasonografi öncesi mesanenin tamamı ile boş olması arzu edilir. HCG (PROFASI veya PREGNYL) İNJEKSİYONU Kan E2 seviyesi 500 pg/ml üzerine çıktığında ve vajinal ultrasonografide 3 veya daha fazla 15-20 mm çapdan büyük follükül geliştiğinde, hCG injeksiyonu yapılır. Olgun yumurta elde etme şansı, en fazla, 15-20 mm çaplı folliküllerdendir. Profasi veya Pregnyl enjeksiyonu, yumurtaların son olgunlaşmasını sağlayarak döllenme için uygun hale dönüştürür. 15 mm çapdan küçük folliküllerden de, ihtimal düşük olmakla birlikte, olgun yumurta elde edilebilir. Pregnyl ve Profasi, 5,000 ünite içeren toz ve çözücü su’dan oluşurlar. Profasi’nin bir kutusunda 1 toz ve 1 su bulunur. Pregnyl’in bir kutusunda 3 toz ve 3 su veya 1 toz ve 1 su vardır. Pregnyl / Profasi’nin en iyi muhafazası buzdolabında (buzluk değil; +4 °C’de) olur. Bununla birlikte, her iki ilaç da oda sıcaklığında uzun süre muhafaza edilebilirler. Oda sıcaklığında muhafazanın, özellikle sıcak havalarda ilacın bozulması ve etkinliğinin azalmasına neden olabileceğini unutmayınız. TEDAVİ PLANI DEĞİŞTİRİLMESİ 1. Yaklaşık %15 olguda, tedavi, hCG (Pregnyl veya Profasi) verilmeden iptal edilir. Tedavi iptalinin en önemli nedeni yetersiz yumurtalık yanıtıdır. 15 mm çapdan büyük 3 follükülden az follükül gelişmesi ve/veya yetersiz E2 yanıtı en sık iptal nedenleridir. Böyle bir durumda, bir sonraki tedavi ayında, ilaç protokolunda değişiklik yapılabilir ve mikrodoz flare-up/stop-protokol tercih edilebilir ve gonadotropin dozu arttırılabilir. Böyle bir durumda doktorunuz size detaylı olarak durum bilgilendirmesi yapacaktır.
Yumurta Toplama
Ovulasyon uyarımı ile belirli büyüklüğe ulaşmış folliküller (ultrasonografide gözlenen içi sıvı dolu yumurta içeren yapılar) elde edildiğinde, çatlatıcı iğne (hCG; Profasi veya Pregnyl) yapılır ve 36 saat sonrasında yumurta toplama işlemi uygulanır. Günümüzde yumurta toplama işlemi daima vajinal ultrasonografi eşliğinde yapılır. Hasta jinekolojik muayene pozisiyonunda yatar iken, üzeri steril örtüler ile örtülür, spekulum uygulaması sonrası vajinal lokal saha temizliği uygulanır. Yumurta toplama işlemi için damar yolundan ağrı kesici ve sakinleştirici ilaç ve rahim ağzına (serviks) lokal anestezi yapılır. Ağrı eşiği çok düşük olan bayanlar, arzu ederler ise yumurta toplama işlemi genel anestezi altında da yapılabilir. Ardından vajinal ultrasonografiye geçilir. Vajinal ultrasonografi üzerinde bulunan kılavuz içinden geçirilen bir iğne ile overlere ulaşılır. Her bir folliküle teker teker girilerek içeriği özel bir aspiratör yardımı ile ısıtılmış steril bir tüpe boşaltılır. Tüp içeriği hemen laboratuara geçirilerek yumurta içerip içermediği mikroskop altında incelenir. Bazen, follükülden ilk çekmede (aspirasyon) yumurta elde edilemez ise, follükül içi özel bir sıvı ile yıkanır ve kalmış olabilecek yumurta alınmaya çalışılır. Bu şekilde tüm folliküler içinden yumurta toplanmasına çalışılır. Yumurta toplama işlemi yaklaşık 15-20 dakika sürer. Bir saat istirahat sonrası, hasta evine gidebilir. Eğer bay arzu eder ise, yumurta toplama işlemi esnasında eşine refakat edebilir. Oosit toplama işleminin komplikasyon oranı çok düşüktür. En sık karşılaşılan komplikasyon vajen duvarından iğnenin girdiği yerden olabilecek kanamadır ki bu hemen daima basit tamponaj ile kontrol edilir. Enfeksiyon oranı ise ihmal edilebilecek düzeydedir. Genel olarak lokal anestezi altında yumurta toplama, hastalar tarafınca çok iyi tolere edilen emniyetli bir işlemdir.
Yumurta toplama öncesi aşağıdaki hususlara uymaya özen gösteriniz: 1. Aspirin veya benzeri (Apranax vs) ilaçlar kullanmayınız. Bu tür ilaçlar pıhtılaşmayı etkileyerek, işlem esnasında kanama riskini arttırabilirler. YUMURTA TOPLAMA İŞLEMİ SONRASI Genellikle bir saat sonrasında hasta hastaneden ayrılabilir ve 24 saat evde istirahat etmesi istenir. Aşağıdaki hususlara dikkat etmek gerekir: 1. 24 saat içinde araba kullanmayınız ve işinize başlamayınız.
Döllenme (Fertilizasyon)
Mikroenjeksiyonu takiben 16. saatte yapılan mikroskobik değerlendirme ile başarıyla döllenen yumurtalar diğer yumurtalardan ayrılır. Başarı ile döllenen yumurtalar mikroskop altında iki çekirdek (2PN) oluşturdukları gözlenir.
Şekil 1 Döllenme işleminin gerçekleşmediği yumurtalarda çekirdek gözlenmez (0 çekirdek; 0 PN)
Şekil 2 Hatalı döllenen yumurtalar mikroskop ile yapılan değerlendirmede tek çekirdek (1 PN) (Şekil 3 ) ve ya üç çekirdek (3 PN) (Şekil 4) olarak ayırt edilirler.
Standart tüp bebek uygulaması sonrası ise ertesi gün 16. saatte yumurtayı çevreleyen hücreler mekanik olarak temizlendikten sonra yukarda belirtilen şekilde mikroskop yardımıyla değerlendirilir. Embriyo Kalitesi
Embriyoların kalitesi döllenme sonrası bazı şekilsel (morfolojik) parametrelere göre değerlendirilir. Diğer bazı faktörler yanı sıra, transfer edilen embriyo kalitesi, gebe kalma şansını önemli ölçüde belirlemektedir. Bayan yaşı ve diğer bazı faktörlerin de embriyo kalitesi kadar gebelik için önemli olduğunu unutmamak gerekir. Her bir embriyo mikroskop altında değerlendirilerek embriyo kalitesi belirlenir. Her bir embriyo üç parametreye göre değerlendirilir: 1) Hücre sayısı; Her bir embriyoda olabilecek hücre sayısı 1-12 arasıdır. Embriyoda hücre sayısı arttıkça, embriyonun o nisbette hızlı bölündüğü, dolayısıyla gebelik şansının en yüksek olduğu düşünülür. Yumurta toplama sonrası 3. günde, 6 veya daha fazla hücre sayısı varlığı iyi kaliteli embriyoyu gösterir. 4 veya daha az sayıda hücreli embryo transferi ile de, daha düşük şanslı da olsa, gebelik elde edilebilir. Mükemmel kaliteli embriyoda hücrelerin büyüklükleri benzerdir ve fragmantasyon yoktur (Şekil 8). "Fragmantasyon", canlı olmayan hücre artıklarıdır. Fragmantasyon arttıkça, embriyo kalitesi (grade) düşer ve gebelik şansı azalır. Ünitemizde kullanılan gradeleme şu şekildedir:
Grade 1, 2, 3 embriyolar transfer edilebilir embriyolardır.
Embriyo kalitesinin gebelik başarısı için çok kaba bir gösterge olduğunu unutmamak gerekir. İyi kaliteli embriyo, her zaman için sağlıklı bir bebek için ideal genetik ve biokimyasal içeriği göstermeyebilir. Embriyo kalitesinin saatler içinde değişiklik gösterebileceğini de unutmamak gerekir. Bu nedenle hastalarımızın embriyo kalitesi üzerinde, gereğinden fazla durmamalarını (niçin grade 1 değil ama 2; niçin 8 hücre değil de 6 hücre gibi) öneriyoruz. Unutulmaması gereken husus, embriyo kalitesinin en önemli göstergesi olan sağlıklı bir çocuk elde edilmesidir.
Embriyo Transferi
Döllenen yumurtaya embriyo denir. Embriyo transferi çoğu zaman yumurta toplama işleminden 3 gün sonra yapılır. Bazı özel durumlarda, yumurta toplama işleminden 5 gün sonra transfer edilir (blastokist transferi).
Bazı durumlarda 5. gün trasnfer (blastokist) transferi yapmaktayız. 3. günde en ez 3 adet Grade I embriyo (en iyi kalitede embriyo) varlığı durumunda, çifti bilgilendirerek, blastokist trasnferi tercih ediyoruz. 5. gün transferde 1-2 blastokist transferi tercih ediyoruz. Blastokist transferi ile elde edilen gebelik oranları , 3. gün transferi ile benzerdir. Blastoksit transferinin, 3. gün trasnferine göre avantajı, çoğul gebelik oranının daha düşük olmasıdır (1 en fazla 2 blastokist transfer edildiği için). Embiyo transferi günü özel bir hazırlık yapmaya gerek yoktur. Embriyo transferi genellikle çok basit bir işlem olup, hazırlık dahil, ortalama 5 dakika sürer. Embriyo transferi için, önce bir spekulum vajene yerleştirilir, vajen ıslak bir gazlı bezle usulune uygun temizlendikten sonra özel kültür sıvısı ile rahim ağzı yıkanır. Embriyolog transfer edilecek embriyoları katetere yükleyerek laboratuardan getirir ve transfer gerçekleştirilir. Genellikle ağrısız bir işlem olsa da, nadiren hafif kramp tarzı ağrı olabilir. Anestezi hemen hiç gerekmez. Ünite’de 1 saatlik istirahat sonrası hasta eve dönebilir. Yumurta toplama işleminden 14 gün sonra kanda gebelik testi (kanda beta-hCG) yapılır.
Gebelik Testi
Yumurta toplama işleminden 14 gün sonra kanda gebelik testi (kanda beta-hCG) yapılır. Adet ile uyumlu olduğu düşünülen kanama olmuş olsa da gebelik testi mutlaka yapılmalıdır, çünkü bazen gebelik oluştuğu halda embriyonun rahim içine yataklanamasına bağlı vajinal kanama olabilir. 14. gün, hafta sonuna denk gelir ise, pazartesinin beklenmesinin sakıncası yoktur.
Kaynak:www.anatoliatupbebek.com | |||||||||||||||||||||||||||
| Yorum yaz! | |||||||||||||||||||||||||||





Tüp bebekde transfer edilen embriyo sayısı ile klinik gebelik elde edilmesi arasında direkt bir ilişki vardır. Transfer edilen embriyo sayısı arttıkça gebelik şanı artmakta, bununla birlikte çoğul gebelik ornaı da atmaktadır. Çoğul gebeliklerde başta erken doğum olmakla birlikte çeşitli komplikasyonların oranı artmaktadır; bu nedenle amaç çoğul gebelik şansını arttırmadan, gebelik şansını en yüksek elde etmektdir. Çoğul gebelik riski nedeni ile çoğu Avrupa ülkseinde transfer edilen embriyo sayısı konusunda kanuni sınırlama vardır. Ülkemizde Sağlık Bakanlığı tarafınca transfer edilen embriyo sayısında sınırlama yoktur. Biz, Ünite’mizde kadın yaşı, embriyo kalitesi ve daha önce tüp bebek uygulama sayısına göre, hastanın da bilgisi dahilinde trasnfer edilecek embriyo sayısını belirliyoruz. Özellikle 35 yaşı altında iyi kaliteli 2 embriyo transfer etmekteyiz; bu hasta grubunda 3 embriyo transfer edilmesi, gebelik hızında ilave katkı sağlamaz iken, çoğul gebelik ornaını arttırmaktadır. 


