Temmuz 30, 2007

satürn

Satürn, yaşayan dünyamız için geçmiş çağlardan beri şaşırtan ve merak edilen bir kaynak olmuştur. Bu merak 1610 yılında Galileo teleskopunu ilk kez bu dev gezegene çevirdiği ve Satürn’ün harikulade halkalarını gördüğü anda başlamıştır. Galileo’ un bakıp da açık seçik göremediği şey, dev gezegeni çevreleyen  muhteşem halkalarıydı. Onun ilk teleskopu halkalardaki detayları görmek için yetersizdi. Hiçbir zaman ne gördüğüne tam olarak emin olamadı fakat orada çok özel bir şey olduğunun kesinlikle farkına vardı.   Bugünkü avantajımız biraz değerli bir teleskopla Satürn’ün haklarını görebilmemizdir. İyi bir teleskop Satürn’ ün tek halkası olmadığını bize açıkça gösterir. Satürn, güneşten sonra  altıncı gezegendir ve güneş sisteminin en büyük ikinci gezegenidir. Dev boyutuna rağmen, Satürn çok ağır değildir. Satürn, bütünüyle, sudan daha hafiftir ve eğer yeterince büyük bir banyonuz varsa suda yüzdürebilirsiniz. Tabii su faturası oldukça yüksek gelecektir:)) Satürn’ün bir günü 10 saatten biraz daha uzundur. Bu da yörüngesinin çok hızlı olduğu anlamına gelir. Düşük ağırlık ve yüksek hız kombinasyonu, ekvatorunun dışa doğru yayılmasına neden olur. hspace=0 Satürn’ün Halkaları Voyager’lar Satürn’ü ziyaret edene dek halkalar hakkında tek bildiğimiz, onların olağanüstü güzellikte oldukları ve Cassini Bölmesi denen geniş bir boşlukla ayrılmış olduklarıydı. Voyager’ın  gezegen çevresinde dönmeye başlamasıyla birlikte halka siteminin çok karmaşık olduğunu, örgü gibi görünen bir halka da dahil olmak üzere bir çok ayrı halkadan meydana geldiğini anladık. İlave olarak halkaların görünüşünün değişebildiğini de öğrendik. Halkaların göze çarpan daha ilginç ve şaşırtıcı tarafı bir tekerlek jantının tellerine benzemeleriydi.  Bütün bunlar Voyager’ın göreviyle birlikte bize Satürn halkaları hakkında çok şey düşündürdü ve soru işaretlerinin artmasına neden oldu. Cassini uzay aracı eğer 2004 de Satürn’ e ulaşırsa, halkalar hakkındaki bazı gizemleri çözümleyeceğiz.

Satürn yalnızca aylarıyla geniş bir aileye sahip bulunmaz aynı zamanda aylarının şekli, büyüklüğü renkleri açısından da büyük farklılıklar gösterir. Büyük aylarıyla birlikte sayılamayacak kadar küçük ayları da vardır. En gizemlilerinden biri Titan’dır.Titan hem güneş sisteminin, hem de Satürn’ün en büyük ayıdır.

mars

Havanın açık olduğu bir gecede gökyüzüne bakarsanız yıldızların arasında kırmızı bir nokta görebilirsiniz. Bu yıldız adını efsanevi Roma Savaş Tanrısı’ndan almış olan Mars’tır. Hakkında çok şey bilmemizle birlikte hiç kimse bu kırmızı gezegeni ziyaret etmemiştir.

hspace=5 Mars, dünyaya güneş sistemimizdeki birçok gezegenden daha fazla benzer. Mars’ın da bir günü 24 saattir. Kaya gibi sert bir kabuğu, volkanları, kanyonları, buz kutupları ve mevsimleri vardır. Ancak güneşe 4. uzaklıktaki bu gezegenle dünya  hemen hemen hiç ikiz sayılmazlar.Mars dünyanın yarısı kadardır ve yerçekimi daha düşüktür. Çok düşük bir atmosferi vardır. Mars yüzeyinde  ne göller, ne okyanuslar ne de bitkiler ve hayvanlar vardır.Dünyada Mars kadar soğuk hiç bir yer yoktur. Bu şartlarda Mars’ta hayat olmaması şaşırtıcı değildir.

Mars’a sık sık kırmızı gezegen denir. Kırmızı olmasının nedeni, paslanmış demir tozuyla kaplanmış olmasıdır.Bilim adamları Mars gezegeni bu kadar soğumadan önce, buzların sıvı şeklinde olduğunu ve yaşamın olabileceğini düşünüyorlar.

merkür

Küçük Merkür güneş sistemimizin ikinci en küçük gezegenidir. Güneş sistemimizde bulunan iki ay bile, bu gezegenden daha büyüktür ! Merkür’ ün yüzey ısısı büyük değişiklikler gösterir, gezegenin güneşe bakan yüzeyinin ısısı ortalama 343 derece, karanlık yüzeyinin ortalama sıcaklığı sıfırın altında 167 derecedir.

Mars bize en yakın komşu gezegenlerden biri olmasına rağmen onun hakkında çok fazla şey bilmiyoruz. Sadece bir uzay aracı olan Mariner 10 tarafından ziyaret edildi. Gezegen güneşe çok yakın olduğu için ona yaklaşıp resimlerinin çekilmesi  çok da güvenli değildir.Güneşe En Yakın GezegenMerkür güneşe en yakın gezegendir ve alışılmadık bir yörüngesi vardır. Merkür, güneşin etrafında elips şeklinde hspace=0 dışa genişleyen  bir rota izler. Bu demektir ki Merkür’ün güneşe uzaklığı değişim gösterebilir. Güneşe en yakın noktada Merkür sadece 27 milyon mil uzaklıktadır. En fazla uzaklığı ise 41 milyon mildir. Güneşe olan bu değişken uzaklık yıllık süreçte gezegenin yüzey ısısını da değiştirir.

Merkür hakkındaki diğer ilginç bir şey ise, günlerinden birinin uzunluğunun yıllarından birinin uzunluğunun 3’te ikisi uzunluğunda olmasıdır. Bir Merkür yılında 88 dünya günü vardır ve bu süre gezegenin güneş etrafında bir turu tamamlaması için geçen süredir. Merkür’ün günlerinden birini tamamlaması için biraz daha az süre, 59 dünya günü gereklidir. Burada, dünyamızda güneş gökyüzünde gün içerisinde doğudan batıya hareket eder ve güneşin diğer gün aynı yerde görünmesi için geçen süre 24 saattir. Merkür’ de ise güneş ters  yönde hareket eder ve gökyüzünde tekrar aynı konuma gelmesi için geçen süre 176 gündür.Yoğun, Karanlık, Kraterli Bir Dünya Merkür güneş sistemimizde , dünya da dahil olmak üzere kayalıklı 4 gezegenden biridir. Diğerleri Mars ve Venüs’ tür. Merkür’le ilgili resimlere bakarsanız, gezegenin  yüzeyinde binlerce krater olduğunu görürsünüz. Bu da size bu küçük gezegenin geçmiş tarihi hakkında bilgi vermeye yardım eder.Güneş sistemimiz şekillenmeye başladığında, çok tehlikeli bir yerdi. Binlerce belki de milyonlarca nesne gelecekte evimiz olacak yerde çok yüksek hızlarla hareket ediyorlardı. Gezegenler bu nesnelerin bir çoğunun  darbelerine bağlı olarak şekil kazandılar. Güneş sistemimizdeki bir çok kitlede bu çarpışmaların izi hala görülebilir. Merkür de solar sistemimizin sert geçmişinden hasarsız kurtulamamıştır. Mariner 10’un bize yolladığı görüntüler küçük gezegenin binlerce nesne tarafından bombardımana tutulduğunu gösteriyor ve bu darbelerin sonucu hala gezegenin yüzeyinde görülebiliyor. Gezegenin yüzeyinde görülen darbeler sonrası içindeki erimiş lavlar yüzeye akmış ve bugünde görebileceğimiz düz alanlar oluşturmuşlardır.Merkür’ün SırlarıGüneş sistemimizdeki en küçük gezegenlerden biri olan Merkür bilim adamlarına çözülmesi zor sorular sunmaktadır. Bunların çözümü içinse detaylı araştırmalar hatta belki de  gezegene yapılacak  yolculuklar gereklidir. Merkür küçük olmakla birlikte, solar sitemindeki en yoğun gezegenlerden biridir. İkincisi de gezegenimiz dünyadır. Bu küçük gezegenin çoğu demirden oluşur ve çok yoğundur bu da çok küçük bir yerde çok fazla madde olmasını bize açıklamaya yardım eder.Merkür hakkındaki sürprizlerin en büyüklerinden biri, hemen hemen hiç atmosferi olmamasına ve güneşe  bakan yüzeyinin  çok sıcak olmasına rağmen bilim adamlarının gezegenin kutup bölgelerinde buz izlerine rastlamış olmalarıdır. Bunun tek açıklaması küçük gezegenin krater duvarlarının karanlıkta bıraktığı yerlerdeki buz olmasıdır. Yakalanması Zor Gezegen Merkür’ ün güneş etrafındaki yörüngesinin hızı sabah yada akşam gökyüzüne baktığımızda onu görmemizi zorlaştırır. Merkür hiçbir zaman güneşten çok fazla uzaklaşmaz bu da dünyadan yılda birkaç kez görüneceği anlamına gelir.

jüpiter

Sistemimizdeki beşinci ve en büyük gezegendir. Jüpiter dünyanın hemen hemen 12 katıdır. Kütlesi, diğer bütün gezegenlerin kütleleri toplamından 2 kat daha fazladır. Jüpiter aynı zamanda sistemimizdeki gaz gezegenlerinin ilkidir. Bir gaz gezegenin dünyamız gibi katı bir yüzeyi yoktur. Jüpiter’ i, helyum ve hidrojenden oluşan dev bir top olarak düşünebilirsiniz. Bilim adamları Jüpiter’ in merkezinde küçük bir kaya çekirdek bulunduğuna inanmaktadır. Fakat yine de bu dev gezegenin çekirdeği  bizim dünyamızdan daha büyüktür. Jüpiter’ in ölçüleri onu sistemimizdeki en büyük gezegen yapmakla kalmaz, daha uzak gezegenleri keşfetmemize de yardımcı olur. Bilim adamları gezegenin çekimini uzay gemilerini hızlandırarak Satürn, Uranüs ve Neptün’ e yollamada kullanırlar.

hspace=0 Minyatür Güneş Sistemi Güneş sistemimizdeki en büyük gezegeni olmaktan öte, Jüpiter aynı zamanda en fazla aya sahip gezegendir. Dört büyük ayı ve ve elli yedi daha küçük ayı vardır. Bunlardan bazılarına henüz isim bile konulmamıştır. Küçük ölçekli bir güneş sistemi görünümündedir. Dört Glilean ayının her biri küçük bir teleskopla kolayca görülebilir. Jüpiter’in en büyük ayı Ganimede, Pluto ve Merkür’ den bile daha büyüktür. Europa buzlu yüzeyinin altında bir okyanusa sahipmiş gibi görünür ve küçük İo ‘ nun ise bir çok aktif yanardağı vardır

Büyük Kırmızı Nokta Jüpiter’ in Büyük Kımızı Noktası aslında 400 yıldan beri Jüpiter’de şiddetle esen dev bir fırtınadır. Kırmızı nokta Jüpiter’in en ünlü özelliğidir. Dev gezegenin karmaşık atmosferinin bir parçasıdır. Jüpiter’ in resimlerinde gördüğümüz farklı renkli bantlar, çok şiddetli rüzgarların sonucudur. Bu gezegenin ve atmosferinin yörüngesinin çok hızlı olduğunu gösterir. Jüpiter de bir gün, on saatten biraz daha fazladır ve bu yalnızca Jüpiter’in çok büyük bir gezegen olduğu anlamına gelmez, aynı zamanda ekseninde çok hızlı yol aldığını gösterir.

Shoemaker-Levy 9 1994 Haziran’ında güneş sistemimizde her birkaç bin yılda bir olabilecek bir olay gerçekleşti. Bir haftadan uzun süre boyunca Shoemaker-Levy 9 kuyruklu yıldızının parçaları Jüpiter’e çarptı. Bu olay tarihte ilkti. Bütün dünyadaki teleskoplar, Hubble uzay teleskopu ile birlikte, korku ve merakla kuyruklu yıldızın gezegene çarpmasını ve bir yıl boyunca bulutlarda görülecek yara izleri bırakarak uzaklaşmasını izledi. Çok heyecanlı bir andı…

Jüpiter’in HalkalarıVoyager uzay araçları güneş sistemimizde seyahat ederken, görmeyi beklediğimiz şeylerin resimlerini yollar ve bunların çoğu bizi şaşkınlığa uğratacak görüntülerdir. Bu görüntüler sonucunda öğrendiğimiz yeni şeylerden biri de Jüpiter’ in halkalarıdır. Tabii ki birkaç yüzyıldan beri Satürn’ün  halkaları olduğunu biliyorduk ama Jüpiter’ in halkalarını keşfetmek tamamen beklenilmedik bir şeydi.

Güneş tutulması

Güneş Nasıl Tutulur?

Güneş tutulmasında gözünüzde uygun bir koruyucu olmadan asla güneşe direkt olarak bakmayın. Güneş kısmen örtülmüş olsa da, direkt olarak bakmak gözünüze ciddi zarar verebilir. Gözlük takmak, güneşi izlerken  korunmaya yeterli değildir.

Güneşin Saklanması hspace=0 Gökyüzünde görülmeye değer olaylardan biri de güneş tutulmasıdır. Güneş tutulmasında meydana gelen olay,ayın güneşin önünden geçmesidir ve bu sırada güneş kısmen yada tamamen görüş alanımızdan kaybolur. Bu sadece yeni ay evresinde meydana gelir ve bu olayı daha gizemli yapar.

Bazen ay güneşi bütünüyle kaplar, bazen dairesel bir dilim şeklinde güneşin bir kısmı görülür. Bazen ise ay evreler halinde güneşin yüzeyini tamamen kaplamadan önünden geçer. Bunlar güneş tutulmalarının farklı şekilleridir, fakat hepsi ayrı güzellikte gösterilerdir. Göküyüzü hakkındaki bugünkü bilgimiz, güneşin ne zaman tutulacağını bize haber verir. Güneş tutulması bir çok şeyle ilgili bir olaydır.  Genel görüşe göre 3 çeşit güneş tutulması olur. En etkileyicisi de ayın bütünüyle güneşi kapladığı tam tutulmadır. Kimi tutulma ayın evrelerinde gerçekleşir ve güneş tamamen kaybolmaz. Kısmi güneş tutulması gerçekleştiğinde, güneş yarım ısırık şeklinde görülür,  ve sanki sizin bir ısırık aldğınız bisküviye benzer.Güneş tutulmasının 3. şekline ise halkalı güneş tutulması aadı verilir.Bu ay güneşin önünden geçerken olur fakat, ayın dünyayla olan açısı yüzünden güneş tam kaybolmaz. Halkalı güneş tutulması sırasında güneşin halkasının bir kısmı ayın etrafında hala görünür kalmaktadır.

Büyüyen Karanlık Ay güneşin önünden geçerken doğal olarak güneşi gölgeler. Ve bu gölge gezegenimizin üzerine düşer ve gittikçe büyür. Güneş tutulması süresince, güneşin yüzeyi daha fazla kapanacağından, gittikçe karanlık olmaya başlar.Ve gün içinde tamamen karanlık olur.

asteroid nedir

asteroit nedir

hspace=0 Asteroitler uzaydaki kaya parçalarıdır. Bazen ikincil gezegenler olarak da adlandırılır. Çünkü gezegenlerden çok da küçüktürler. Bilim adamlarının inanışına göre güneş sistemimizde böyle büyük çaplı milyonlarca asteroit var. Bazen bu küçük asteroitler dünyaya çarpar. Bu küçük darbeler az hasar verir. Daha büyük asteroitler sorunlara neden olur. 1,6 kilometreden büyük asteroitler, Tsunami denilen dev dalgalara neden olur ve atmosfere büyük miktarda toz gönderir ve bu atmosferi büyük ölçüde etkiler. Birçok hayvan ve bitki darbe ve dalgalardan sonra hemen yok olur. Bazıları da yeni iklime alışamadıklarından daha sonra ölür.

Bilim adamları 250 milyon yıl önce ve 65 milyon yıl önce iki dev asteroitin dünyaya çarptığını söylüyor.

250 milyon yıl önce çarpan asteroit dünyadaki okyanus yaşamının % 90’ını ve kara yaşamının % 70’ ini yok etmiş olabilir. 65 milyon yıl önce çarpan asteroit dinozorların neslinin tükenmesine neden olmuş olabilir.Bilim adamlarının çok uzun süre önce dünyaya dev asteroitlerin çarptığını düşünmelerine ne neden olmuştur?

New York’taki bir bilim ekibi Antarktika’ da dünyada normalde bulunmayan alışılmadık maddeler içeren kayalar buldu. Bilim ekibinin belirttiğine göre bu dünyaya 250 milyon yıl önce çarpan asteroitin varlığını gösteriyor.

Bilim adamları Meksika’ da yerde dev bir çukur yada krater buldu. Krater 180 kilometre uzunluğunda ve 900 metre uzunluğunda. Bilim adamları bu kratere 65 milyon yıl önce dünyaya vuran asteroitin neden olduğunu düşünüyor.

Güneş sistemimizde birçok dev asteroit hala bulunuyor. İçlerinde 930 kilometrelik bir tane de var. Bununla birlikte endişelenmeye gerek yok çünkü bilim adamları yakın zamanda dünyaya dev bir asteroitin çarpacağına inanmıyorlar.

 

Yorum yaz!

2008-03-10 18:32:59 - mesaj

Yazan: deniz
çok güzel olmuş ellerinize sağlık
Bağlantı

2008-02-26 19:22:14 - siz

Yazan: isimsiz
istediğim hiç bir bilgi yok sizde bir tane bilim adamllarının dünya şekli ile ilgili görüşlerini bile koymamışsınız lütfen rica ederim kkkoooooooooooyarmısınız lütfen!!!!!!
Bağlantı