Nisan 9, 2008

Göcek

Kategori: Tatil Rehberi

Etiketler:Göcek,Fethiye,Dalaman,İstanbul,THY,Dalaman Havaalanı,Lagos, Orfoz, çipura, barbunya ,Semizotu, patlıcan salatası, acili ezme

 

 

Göcek’e nasıl gidilir?

Göcek, Fethiye ile Dalaman arasında yer alıyor. İstanbul - Dalaman arası THY ile yaklaşık bir saat süren bir yolculuktan sonra, Dalaman Havaalanı’na sadece 25 Km uzaklıkta. Eğer uçakla gelecekseniz, Dalaman’ a indikten sonra Fethiye yönüne doğru yol alıp, karşınıza çıkacak sapaktan içeri dönün. Bir kilometre kadar sonra Göcek’ tesiniz. Karayolu ile ulaşımı tercih edenler de Fethiye’ ye veya Dalaman’ a kadar gelip yine ayni yolla bu küçük köye ulaşabilirler.

Göcek’e hangi aylarda gitmeliyim ?

Göcek Sezonu Mavi turlar için en iyi sezon Mayıs başından Ekim sonuna dek süren yaz dönemi. Bu aylarda Göcek size birçok aktivite seçeneği sunacaktır. Çevresindeki özel yerlere geziler için Eylül-Ekim aylarını tercih etmenizi öneririz. Sıcakların çok bunaltmadığı bu aylarda rahatça uzun geziler yapabilirsiniz.

Göcek’in dünyaca önemi nedir?

Göcek, Fethiye ve Dalaman arasında, çam ağaçlarıyla kaplı, küçük, cennetsi bir koy. Tertemiz suları, ve dört yat limanı sayesinde yatçılar için bulunmaz bir liman olma özelliğiyle son yıllarda gerek yurtiçinde gerekse dünyada ünü giderek artıyor. Göcek, rüzgar, deniz ve hava sıcaklığı itibarı ile iyi bir görüş noktası olmaktan ziyade denize ilk açılış için dünyanın en iyi bölgesidir.

Göcek’te ne yenir?

Göcek, tüm Akdeniz ve Ege kıyı şeridi boyunca geçerli olan kuralı bozmuyor yemek konusunda: Göcek’te ne yenirYiyecek konusunda en favori seçenek deniz mahsulleridir. Liman boyunca birçok restoranda taze deniz mahsulleri bulmanız olasıdır. Lagos, Orfoz, çipura, barbunya yörenin balıklarındandır. Aksam yemeklerinde liman restoranlardan birini tercih etmenizi öneririz. Hava kararmaya başladığında bar ve restoranlar sayesinde ışıl ışıl olan sahil kesiminde, büyüleyici bir manzara esliğinde taze balık yemek oldukça keyifli bir şey olacaktır. Mezelerden de tatmayı unutmayınız. Semizotu, patlıcan salatası, acili ezme… Balık-rakı keyfinize keyif katacaktır!

Göcek’te ne alınır? Alış veriş yerleri nerelerdir?

Yatçıların vazgeçilmez duraklarından olan Göcek’ te, alışveriş seçenekleri oldukça çeşitli… Gerek özel tekneler, gerek gulet turları buraya sık sık uğradığından çarşı içinde yatçılıkla ilgili kitaplar satan bir kitapçı, yerli ve yabancı konuklara yönelik hediyelik eşya dükkânları, halıcılar, kuyumcular, antikacılar, günlük alışverişinizi yapabileceğiniz dükkanlar bulunuyor. Buradan sevdikleriniz veya kendiniz için ufak bir Göcek anisi satın alabilirsiniz.

 

14:00 - Nisan 9, 2008 - yorum { 0 } - yorum yaz


written by bilimhaberleri

Nisan 9, 2008

Etiketler: Antalya Adrasan Koyu,Adrasan,Antalya,Kumluca,koy,deniz,Olympos, Phaselis, Antalya limanı,Çıralı, Kaş, Demre, Myra, Patara, Xantos, Phaselis

 

Adrasan, Antalya’nın Kumluca ilçesine bağlı ve 1996 yılında belde olmuş bir cennet. Çevresi çam ağaçları ile kaplı bir koya sahip. Karadan denize ters rüzgarlar esiyor ve bu yüzden rüzgar gücünün egemen olduğu geçmiş yıllarda yelkenliler bu koya giremeyip medeniyet izlerini Olympos, Phaselis, Antalya limanlarına taşımışlar.

Adrasan ismi Rumcadan geliyor ve belde yeni adıyla Çavuş köy olarak da tanınıyor. Sırtını Beydağlarına dayamış olan koyun zemini kum ve denizi sığ çevresi ise karayolu olmayan birbirinden ilginç doğal güzelliklerle dolu. Su sporlarına meraklı olanlar için de, eşi bulunmaz bir parkur niteliği taşıyor.
Deniz suyu sıcaklığı yüksek ve sezonu uzun yörede, özellikle berrak ve 29 metreye yakın sualtı görüş mesafesine sahip deniz, balıkadam ve sualtı fotoğrafçıları için yeterli şartları oluşturuyor.

Adrasan’ın kapalı koyu, geniş ve uzun bir kumsala sahip. Her yerinden denize girme imkanı var. Koyun karşısındaki Musa Dağı’na bağlı Eliğ, tepesi çökmüş bir deveyi andıran silueti ile ilgi çekiyor. Koyun başında Markız tepesi yer alıyor. Adrasan koyunun her iki tarafından çıkılan orman içi yükseklikler, koyun ne kadar estetik olduğu konusunda fikir sağlayacak güzellikler sergiliyor.

Çevre gezilerine meraklı olanlar için Olympos antik kenti, sönmeyen ateşiyle mitolojik dağdaki Yanartaş, en yakın gezi yerleri. Çıralı, Kaş, Demre, Myra, Patara, Xantos, Phaselis ve Antalya ise diğer uğrak yerleriniz olabilir

Uzun bir yaz mevsimi olan Adrasan’da anıtlaşmış çınar ağaçları gölgesinde konaklayan tatilciler zamanın büyük bölümünü bahçe, teras ve Adrasan’ın ünlü kumsalı ve denizinde geçiriyorlar. Kumluca ilçesine bağlı Adrasan’ın 2 km’lik kumsalı boyunca koyun sol başı Dere Mevkii olarak anılıyor. Tahtalı Dağları’ndan doğan kaynak suyu bünyesinde levrek, kefal gibi balıklar da barındırıyor. Koyun sağ başı ise otellerin pansiyonların bulunduğu hatta ikinci sokağın da açıldığı yoğun bölüm olarak da dikkat çekiyor. Çevreye ve yürüyüşe meraklı olanlar için trekking alanları bulunuyor.

Mavi kent-Gelidonya arasında denizin en haşin anında bile en sakin sığınak yeri olarak ünlenen kumsalı ve plajı ile cazibesini koruyan Oturak Koyu görülebiliyor. Oturak Koyu’ndan yakınlarında Karaöz Mahallesi ile karşılaşanlar Ankaralıların mekanı olarak bilinen 200′e yakın villanın süslediği günübirlik piknik alanlarına sahip bir başka özel koya giriyorlar. Karaöz’ün devamında sahili takip ederek Papaz İskelesi adlı koy çam ağaçları gölgesinde bir başka günübirlik piknik alanı olarak hizmet veriyor. Diğer yandan obaların da yer aldığı Antalya’nın en büyük kıyı şeridi olan Mavikent’te Finike’ye kadar ulaşan 25 km’lik kumsal istikbal vaad ediyor.

Adrasan’da düzenlenen faaliyetler arasında koyları gezmek için tekne turları, balık avı turları ve dalış turlarıda mevcut.

Tatile gelenler dalış kursları alabiliyor. Daha önce hiç dalmamış olsalar bile deneme dalışı yapabiliyorlar veya deneyimli olanlar her gün grup dalışlarına katılarak Pırasalı ada mevkii ile Sulu ada karşısındaki Hacivat mevkii’nde 25-30 metrede dalış gerçekleştirebiliyor. 1 hafta kursa katılan öğrenciler kurs sonunda bir yıldız dalış sertifikası alabiliyor

Adrasan’da balık avı turlarına katılma imkanınızda var. Deepfishing’in düzenlemiş olduğu balık avı turlarında oltayla çok büyük balıklar yakalayabilir hayatınıza unutulmaz anlar katabilirsiniz.

Yörede ki yayla’da yaşayan yörük köylüleri kendi ürettikleri tulum peyniri, tereyağı, kokulu portakal balı ve köy yumurtasını çevredeki turistik tesislere vererek değerlendiriyorlar.

 

13:53 - Nisan 9, 2008 - yorum { 0 } - yorum yaz


written by bilimhaberleri

Nisan 9, 2008

Etiketler: Söke Ovası,Antik,Ege Denizi,Büyük Menderes Nehri,Alüvyon,Bafa Gölü,Akdeniz iklimi,Sazan, Yayın, Sarıbalık, Kızılkanat,Kefal,Yediler Manastırı

 

İlçesi’nin sınırları içerisinde, Söke Ovası’nde yer alıyor. Antik kalıntıları ve muhteşem doğası ile görülmeye değer bir yer.

İÖ. 4. yüzyılın başlarına kadar Ege Denizi’nin bir körfezi olan gölün, Büyük Menderes Nehri’nin körfez ağzına yığdığı Alüvyon sonucunda denizle bağlantısı kesilmiş. Halen suyunun belli belirsiz tuzlu olduğu göl, yağmurlu mevsimin sonlarında 6.708 hektarlık bir alana yayılıyor.
Üç tarafı dağlık, yalnız batı tarafı ova olan Bafa Gölünün yüzölçümü 65 km², çevresi 50 kilometre. Gölün en derin yeri 21 metre..

Üç tarafındaki dağlardan ve bilhassa Beşparmak Dağından inen sularla besleniyor.. Göle fazla gelen sular yığıntı halindeki seddin güney ucundan Büyük Menderes’e dökülüyor.

Akdeniz ikliminin hakim olduğu Bafa gölü ve çevresinde 13 tür orkide ve sayısız bitki türü barınmakta. Bafa Gölü, sucul bitkiler yönünden de oldukça zengin bir floraya sahip. Gölde, Sazan, Yayın, Sarıbalık, Kızılkanat ve Kefal türünden balıklar yaşamakta. Sığ bir göl olması ve zengin florası nedeniyle su kuşları yönünden önemli bir barınma ve beslenme alanı olan bölge, uluslararası önemli kuş alanları listesinde yer almakta. 1994 yılında D.H.K.D (Doğal Hayatı Koruma Derneği) tarafından Milli Park kapsamına alınmış. Göl, 300.000 in üzerinde kuş türüne evsahipliği yapmasının yanında türü tehlikede olan Deniz Kartalı ve Cüce Karabatak’ın da üreme alanı..

Gölde dört küçük ada bulunmakta. Kapıkırı, İkizce, Menet ve Kahvesar adaları. “Yediler Manastırı” olarak bilinen kalıntılar da bu adalardan biri üzerinde inşaa edilmiş..

Göl çevresindeki en önemli antik yerleşim Heraklia antik kenti. Kuruluşu İ.Ö. 7. yüzyıla kadar uzanan kent, Helenistik dönemde, deniz ticaretinin de etkisiyle en parlak dönemini yaşamış. Büyük Menderes nehrinin taşıdığı alüvyonlarla kapanmadan önceki Latmos körfezi kıyısında ve Latmos Dağının (bugünkü Beşparmak Dağı) eteklerinde kurulan kent, Latmos olarak biliniyormuş. Zamanla deniz bağlantısının kesilmesi üzerine, ticari önemi kalmayan kentin parlak dönemleri de son bulmuş. Ticari yolların dışında bulunuyor olması kente doğal olarak ulaşılması güç bir özellik kazandırmış ve İ.S. 7. ve 8. yüzyıllarda bölgenin önemli bir dini merkez olmasına yol açmış.

Bütün bu güzellikleri keşfedebilmeniz için ihtiyacınız olan gezi tekneleri sahilde bekliyorlar. Bu teknelerle ada turları yapmak mümkün. Bu keyifli turlar sırasında yüzme molası da veriliyor.

 

 

Bünyesinde yer alan antik yerleşimleriyle sırrını yüzyıllarca vermeyen bu sessiz güzellik, Bodrum’dan sadece 40 dakikalık bir uzaklıkta. Pek çok efsanenin vatanı olan Bafa Gölü ve çevresi, kendisini görmeye gelenleri boş çevirmiyor ve tüm güzelliğini gözler önüne seriyor

Bafa Gölü zengin balık çeşitleriyle meşhur. Göl kıyısındaki lokantalarda levrek ve kefal gibi tatlısu balıklarından tadabilirsiniz. Deniz balıkları ise Bodrum’dan geliyor. Yörde bütün yemekler zeytinyağı ile yapılıyor. Fiyat olarak da çok uygun.

Nasıl Gideriz ?

Bafa’ya en yakın havalimanı Bodrum’da. Bafa’ya Milas garajından kalkan minibüslerle ulaşabileceğiniz gibi, Söke garajından kalkan minibüslerle de ulaşabilirsiniz.

İzmir ve İstanbul istikametinden Bodrum’a Söke güzergahından geçen butun otobüsler Bafa’dan geçiyor.

13:46 - Nisan 9, 2008 - yorum { 0 } - yorum yaz


written by bilimhaberleri


{ Sayfa 2 of 620 }
<- Önceki Sayfa : : Sonraki Sayfa ->