
Başlangıç yerleri bilinmeyen kanser türlerinin kaynağını belirlemeye yarayan yeni bir test geliştirildi.
WASHINGTON - İsrail’deki Rosetta Genomics şirketi, geliştirdiği testte mikroRNA’ları bilinmeyen bir kaynaktan vücuda yayılan tümörleri belirlemek için kullandı. Birçok kanser türü önce bir organda başlayarak diğer organlara yayılırken, bazı kanserlerde görülen tümörlerin diğer organlara sıçramadan önce hangi organda ortaya çıktığı belirlenemiyor.
Bu tür kanserlerin ABD’de görülen kanserlerin yüzde 2 ila 5’ini oluşturduğu sanılıyor.Hastalığın kaynağının belirlenmesi, tedavisi açısından kilit öneme sahip bulunuyor.
Rosetta Genomics şirketinden Nitzan Rosenfeld ve arkadaşları, “Nature Biotechnology” dergisindeki makalelerinde, geliştirdikleri testte mikroRNA’ları tümörün vücutta nerede başladığını belirlemek için “biyo işaretleyici” olarak kullandıklarını belirttiler.
Bilim adamları, 22 farklı tümor ve metastastan 400 örneği inceledikten sonra, geliştirdikleri testle bu vakaların üçte ikisinde kanserin kaynağını belirlemeyi başardı.
Testin henüz geliştirilme aşamasında olduğu, yıl sonuna kadar tamamlanması halinde ABD’deki Gıda ve İlaç İdaresinin onayına başvurulacağı belirtildi.
12:51 - Mart 25, 2008 - yorum { yok } - yorum yaz
KANSERLE BIRLIKTE YASAMA VE TEDAVI
Etiketler:kanser çeşitleri,kanser haftası,akciğer kanseri,kanser türleri,rahim kanseri,mide kanseri,meme kanseri,kanser resimleri
Kanser artık geçmişten daha fazla bir sıklıkla iyileşebilmektedir. Bilgimizin genişlemesi ve kanserin biyolojisini anlayabilmemiz nedeniyle tam bir iyileşme ve yaşamın uzatılması olasılığı sürekli olarak gelişme kaydetmektedir. Sonuç olarak kanser hücrelerini öldüren yeni tedaviler geliştirilmektedir. Bu tedaviler daha etkin olmakla kalmayıp daha da emniyetli olmaktadırlar.
Ağrının kontrol altına alınması da yıllar geçtikçe daha geliştirilmekte ve hatta ölümcül derecede hasta olan kanserli kişilerin a rıları bile azaltılabilmektedir. Bundan sonraki sayfalarda şu anda varolan tedavileri, uygun bakımın nasıl yapılacağı konularını ve kanserle birlikte yaşamak ve kanserle mücadele etmek ve tedavisindeki anahtar hususları açıklamaktayız.
Kanser Tedavisi
İki ayrı vakadaki kanser tedavi yöntemi birbirinin aynı olamaz. Kanserli olan her bir şahsın kendine özgü bir durumu vardır. Ancak kanserli olan bir çok insana uygulanabilen temel tedaviler benzerdir. Bunlar cerrahi müdahale, radyasyon terapisi ve kemoterapidir.
Herhangi bir şahısta niçin belli bir tedavi de il de bir başka tedavi biçiminin daha uygun oldu u kişisel teşhise, hastalığın aşamasına ve hastanın yaşı, cinsiyeti, genel sa lık durumu ve kadınlarda, menopoz durumları gibi diğer faktörlere bağlıdır.
Teşhisin can alıcı noktası kanserin yayılmış olup olmadığının belirlenmesidir. Kötü huylu tümörlerin tedavi amacıyla, çevrelere ayrılmasını belirten ve staging denilen derecelendirme, tümörün diğer hangi organlara yayılmış oldu unu belirler. Bu süreç hekiminize tedavinin planlanmasına yardımcı olmakla kalmaz, aynı zamanda tedavinin başarı ve başarısızlık olasılı ının değerlendirilmesinde de yardımcı olur. Örneğin hekiminiz böylesi bir süreç sonunda cerrahi müdahale veya radyasyon terapisi gibi lokalize bir tedavinin veya kemoterapi gibi sistemik bir tedavinin vücudun diğer taraflarına yayılan kanser hücrelerini öldürmek için yeterli ve gerekli olup olmadı ını görebilecektir.
Kanser Tedavisi İçin Hekim ve Tedavi Yerinin Seçimi
Teşhis, tedavi ve rehabilitasyon gibi karar lar oldu u kadar hekim ve hastane seçimine ilişkin tüm kararlar da kişiler arasında belli bir paylaşım sonucu verilebilir. Tüm bu kararlarda ki karmaşıklı ı gözönüne alacak olursak bunla rın siz de dahil olmak üzere tek bir kişiye bıra kılmaması çok önemlidir.
Eğer kanserli olduğunuzdan şüphe ediyor sanız veya kanser teşhisi konulmuşsa yapıla cak olan en iyi şey korkularınızı ve yaşadıkları nızı aile üyelerinizle ve sizi sevenlerle paylaşmanızdır. Sizi tanıyanlar ve sizin için endişele nenler kritik kararların verilmesi sorumlulu u nu ve acınızı paylaşmada size yardımcı olabilir. Sa lı ınızla ilgili sorunları hiçbir zaman acizlik hissiyle bırakmayın. Hiçbir durum sizin kontro lünüz dışında olmamalıdır. Her zaman soru sor ma, kararlarınızı de iştirme ve ilgili olan herke se endişelerinizi anlatmak hakkına sahipsiniz. Teşhisi de iştiremezsiniz. Ancak bakım ve te davinize ilişkin kararı veren kişi siz olabilirsiniz ve hatta siz olmalısınız.
:::Benzer Yazılar:::
11:49 - Mart 20, 2008 - yorum { yok } - yorum yaz
Az konuşun, kanser olmayın
Etiketler: cep telefonu, cep telefonu kanser, cep telefonu zararı, Dr. Siegal Sadetzki, haberturk, Kanser, Sağlık Haberleri, tükürük bezi, tümör, uzun süre cep telefonu konuşması
Uzun süre cep telefonuyla konuşmak kanser riskini arttırıyor.
Cep telefonuyla her gün birkaç saat görüşme yapanların tükürük bezi kanserine yakalanma riskinin hiç konuşmayanlara göre yüzde 50 arttığı belirtildi.
Araştırma ayrıca kırsal alanda cep telefonu kullananların kenttekilere oranla kanser riskiyle daha fazla karşı karşıya olduğunu ortaya koydu.
Bunun nedeni ise kırsal alanda baz istasyonu sayısının daha az bulunması ve cep telefonlarının sinyal almak için daha fazla radyasyon yayıyor olması.
Riski yüzde 50 artırıyor
İsrail’deki Tel Aviv Üniversitesi’nden Dr. Siegal Sadetzki, tükürük bezlerinde iyi ya da kötü huylu tümör oluşan 500 kişi üzerinde yaptığı araştırmada, hastalardan cep telefonu kullanma alışkanlıklarını, hangi sıklıklarda ve ne kadar süreyle konuştuklarını sordu. Bulgular sağlıklı 1300 kişinin alışkanlığıyla karşılaştırıldı.
Sonuçta cep telefonunu kulağına dayayarak günde bir kaç saat konuşma yapanların tükürük bezlerinde tümör oluşması riskinin yüzde 50 arttığı saptandı.
..:::Benzer Sayfalar:::..
- Teknoloji kanser yapıyor
- Zeytin yaprağındaki mucize
- Kadınlarda Kalp Krizine Karşı Soya
- Akciğer Kanseri
- Hastalıklar
21:20 - Şubat 23, 2008 - yorum { 1 } - yorum yaz
Teknoloji kanser yapıyor
Etiketler: cep telefonu, CEP TELEFONU TEHLİKESİ, haberturk, Kanser, Sağlık Haberleri, teknoloji zararı, telefon, YÜKSEK TANSİYON RİSKİ
Cep telefonu, bilgisayar ve elektronik eşyalara dikkat edin…
Teknolojik ürünler hastalık saçıyor. Elektromanyetik dalgalar yayan cep telefonları kanser riskini artırıyor. Uzmanlara göre, kanser artışında teknolojinin payı büyük.
Biyologlar Birliği Derneği gelişen teknolojinin getirdiği zararlara karşı uyardı. Gelişen teknolojinin hayatı kolaylaştırdığı kadar pek çok zararı da beraberinde getirdiğini belirten dernek özellikle cep telefonları, bilgisayarlar ve elektronik eşyaların yaydığı elektromanyetik dalgalara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.
CEP TELEFONU TEHLİKESİ
Biyologlar Birliği Derneği Başkanı Kadir Sorucuoğlu, cep telefonunun gereksiz kullanımının, insanların saatlerce bilgisayar karşısında oturmalarının beraberinde getirdiğini belirtti. Ayrıca, televizyonun yaydıkları elektromanyetik dalgaların insanları daha stresli ve daha sağlıksız bir nesle doğru götürdüğünü söyledi. Pek çok hastalık ile kanser vakalarındaki artışta teknolojinin payının oldukça fazla olduğunu savunan Dernek Başkanı Kadir Sorucuoğlu, “En büyük tehlikelerden biri cep telefonları. Araştırmalara göre; cep telefonlarından yayılan mikrodalgalar sperm sayısını, hareketliliğini ve kalitesini neredeyse yarı yarıya düşürüyor, genetik yapıyı bozuyor, lenfoma kanserine neden oluyor” dedi.
YÜKSEK TANSİYON RİSKİ FAZLA
Sorucuoğlu ayrıca, kan beyin bariyerinin zedelenmesi, kalp rahatsızlıkları, hafıza zayıflaması ve beyin tümörü riski, kalıcı işitme bozuklukları. embriyo gelişiminin zarar gördüğünü belirtti. Sorucuoğlu kadınlarda düşük riskinin artması, kan hücreleri ile bağışıklık sisteminin bozulması, yüksek tansiyon ve cilt kanserinin de cep telefonlarının zararları arasında sayılabileceğini de ifade etti.
VÜCUDU ETKİLİYOR
Bilgisayarların yaydığı elektromanyetik dalgaların en çok gözlerde olmak üzere tüm sinir sistemi ve vücut üzerinde olumsuz etkileri olduğunu dile getiren Sorucuoğlu, “Ekranla en az 120 cm mesafe mutlaka sağlanarak çalışılmalıdır. Doğru pozisyonda oturmak da çok önemli bir önlem olacaktır” dedi. Sorucuoğlu bilgisayarın planlı bir şekilde bilgisayar kullanılması gerektiğini belirterek “Bir saat çalışmadan sonra mutlaka en az 15 dakika ara verilmeli böylece hem gözlerin hem kas iskelet sisteminin rahatlaması sağlanmalıdır” dedi.
..:::Benzer Sayfalar:::..
- Zeytin yaprağındaki mucize
- Kadınlarda Kalp Krizine Karşı Soya
- MUCİZE BİTKİ KEKİK
- Bu besinler yaşlanmayı geciktiriyor ...
- KETEN TOHUMU
- Akciğer Kanseri
06:20 - Şubat 14, 2008 - yorum { 1 } - yorum yaz
<- Önceki Sayfa : : Sonraki Sayfa ->







