Nasıl Yapıyorlar?
Madeni Para Nasıl Yapılır?/Video
Çikolata Nasıl Yapılır?/Video
Alüminyum Folyo Nasıl Yapılır?/Video
Güneş Panelleri Nasıl Yapılır?/Video
Kibrit Nasıl Yapılır?/Video
06:17 - Aralık 21, 2007 - yorum { 1 } - yorum yaz
İlklere İmza Atan Türk Kadınları
İlklere İmza Atan Türk Kadınları
İlk alfabenin yazarı: Melahat Uğurkan
İlk avukat: Süreyya Ağaoğlu
İlk bakan: Prof. Dr. Türkan Akyol
İlk başbakan: Prof. Dr. Tansu Çiller
İlk belediye başkanı: Müfide İlhan
İlk büyükelçi: Filiz Dinçmen
İlk Danıştay Başkanı: Füruzan İkincioğulları
İlk Danıştay üyesi: Şükran Esmerer
İlk Adalet Müfettişi ve Adalet Başmüfettişi :Nazmiye Kılıç
İlk diş hekimi: Ferdane Bozdoğan Erberk
ilk doktor: Safiye Ali
İlk dünya güzeli: Keriman Halis
İlk eczacı: Rukiye Kanat Arran
İlk emniyet müdürü: Feriha Sanerk
İlk hakim: Suat Berk
İlk hazine genel müdürü: Aysel Gönül Öymen
İlk hemşire: Esma Deniz
İlk hesap uzmanı: Müşerref Çallılar ve Güzide Amark
İlk heykeltıraş: Sabiha Bengütaş
İlk hukukçu: Beraat Zeki Üngör
İlk jet pilotu: Leman Altınçekiç
İlk karakol amiri: Nevlan Kulak
İlk kaymakam: Özlem Bozkurt
İlk kimyacı: Remziye Hisar
ilk makinist: Seher Aytaç
İlk milli eğitim müdürü: Güler Karakülah
İlk milli maç hakemi: Lale Orta
İlk muhtar: Gül Esin
İlk müzeci: Seniha Sami
İlk opera sanatçısı: Semiha Berksoy
İlk orman mühendisi: Binnaz Zehra Sert
İlk otomobil yarışçısı: Samiye Morkaya
İlk petrol mühendisi: Halide Ural Türktan
İlk pilot: Sabiha Gökçen
ilk polis memuru: Betül Diker
İlk profesör: Dr. Fazıla Şevket Giz
İlk radyo spikeri: Emel Gazimihal
İlk savcı: Tüzünkan Koçhisaroğlu
İlk sayıştay üyesi: Fehrunisa Etmen
İlk senatör ve elçi: Adile Ayda
İlk sendika başkanı: Dervişe Koç
ilk subay: Ülkü Sema Toksöz
İlk TBMM başvekili: Neriman Neftçi
İlk Türkiye güzeli: Feriha Tevfik
İlk TV spikeri: Nuran Devres
İlk vali: Lale Aytaman
İlk veteriner: Sabire Aydemir
İlk yargıtay üyesi: Melahat Ruacan
İlk yüksek mahkemesi başkanı: Firdevs Menteşe
ilk yüksek mimar: Münevver Gözeler
İlk yüksek mühendis: Sabiha Ecebilge
İlk kadın vali: Lale Aytaman.
İlk kadın bakan: Türkan Akyol
06:12 - Aralık 21, 2007 - yorum { yok } - yorum yaz
Kağıt Nasıl Yapılır?
Kleopatra, Konfiçyüs, Einstein, Edison, Ts'ai Lun. Bütün bu kişilerin içinde insanlık tarihinin gelişimine en büyük faydası olan kimdir dersek, herhalde Ts'ai Lun demezsiniz. Ama O'dur. Ts'ai Lun günümüzden yaklaşık 2000 yıl önce Çin'de yaşayan bir memurdu ve MS 105 yılında bugünkü kullanılan hali ile kağıdı icat etti. Dutağacı kabuğu, kenevir ve kumaş paçavralarını suyla karıştırarak ezdi, lapa haline getirdi, presleyerek suyunu çıkardı ve bu ince tabakayı kuruması için güneşin altında ipe astı.
Aslında insanlar MÖ 3500 yıllarında bile üzerine yazı yazabilecek çeşitli şeyler kullanıyorlardı. Kağıdın icadı sonraki devirlerde Çinlileri dünyanın en gelişmiş kültürünün sahibi yaptı. Şaşırtıcıdır ki, Orta Asya'ya 751, Bağdat'a ise 793 yılında ulaşan Ts'ai Lun'un kağıt yapma metodu, Avrupa'ya 1000 yılda gelemedi. Avrupa'da ilk kağıt ancak 1151 yılında İspanya'da yapılabildi.
Özellikle matbaanın icadı ile birlikte kağıda olan ihtiyaç gittikçe büyüdü. Yeterli hammadde bulmakta zorlanıldı. Ayrıca bu şekilde kağıt imalatı çok zaman alıyordu ve dünyanın bir çözüme ihtiyacı vardı.
Kesin tarih bilinmiyor ama yaklaşık 18. yüzyılın başlarında Fransız bilimci Rene-Antonie Ferchault de Reaumur ormanda ağaçların arasında yürürken bir yaban arısı kovanı gördü. Yaban arıları evlerinde olmadığından durup kovanı incelemeye başladı. Birden kovanın kağıttan yapılmış olduğunu gördü. Peki onlar paçavra kullanmadan kovanı nasıl yapıyorlardı? Sadece paçavra değil, kimyasallar, ateş ve karıştırma tanklarını da kullanmıyorlardı. Arılar insanların bilmediği neyi biliyorlardı ?
Aslında her şey çok basitti. Kısa bir gözlem sonucunda gördü ki, yaban arıları ince dalları veya çürümüş kütükleri kemirir gibi ağızlarına alıyorlar, burada mide sıvıları ve salyaları ile karıştırıyorlar ve kovanlarını yapmada kullanıyorlardı. Reaumur arıların sindirim sistemini de inceleyerek buluşunu 1719 yılında Fransız Kraliyet Akademisi'ne sundu.
İlk kağıt makinesi 1798 yılında yapıldı. Ancak bu geniş bir kayışın dönerek fıçıdaki lapayı aldığı ve ince kağıt haline getirdiği, her dönüşte tek bir kağıt yapabilen basit bir makine idi. Silindirli makine çok geçmeden 1809 yılında John Dickinson tarafından icat edildi.
Günümüzde kağıt üretimi yüksek teknoloji ile ve tam otomatik olarak yapılabilmektedir ama işlemin aslı esas olarak değişmemiştir. Kağıtların arasındaki kalite farkını kullanılan lifin türü, lapanın hazırlanışı, içine katılan malzemeler, kimyasal veya mekanik metotlar belirler. Her ne kadar liflerin elde edilmesinde ağaçlar ana kaynak ise de özellik taşıyan kağıtların yapılmasında günümüzde sentetik lifler de kullanılmaktadır.
06:10 - Aralık 21, 2007 - yorum { 1 } - yorum yaz
Kavramlar
Kavramlar
Yalan Tohumdur.
Bire kırk verir.
Verdiği kırkın her biri
bir tohumdur ki o da bire kırk verir.
***
Bilgi de tohumdur.
Bire yüz verir.
Verdigi yüzün her biri
Bir tohumdur ki;
sana bilgelik, torunlarına da ilham verir.
***
Zeka
Sudur.
Tohumları yeşertir.
Yalanı da bilgiyi de.
***
Yetenek
Topraktır.
Ne ekersen onu biçersin.
Ekmezsen üzerinde ayrık otları biter.
***
Emek
Güneştir.
Tohuma da suya da toprağa da hayat verir..
***
Kader
Çadırındaki kilim gibidir.
Sen dokursun.
Deseni sendendir, renkleri Tanrı'dan.
***
Şans
Dogal gübredir.
Boktan bir şeydir yani.
Ne zaman nereye düseceği belli olmaz.
Kilimine düserse kirletir. Desenini degistirir. Her seyi bombok eder.
Oysa toprağına düserse besler.
Bu kitabe okuyana ilham, yazana derman, dagıtana ne getirir bilemem...
06:09 - Aralık 21, 2007 - yorum { yok } - yorum yaz
BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ?
Filipinler yakınındaki 11 020 metrelik Marianna çukuru dünyanın en derin yeridir. Suyun yüzeyinden 500 gramlık bir demir kütle bırakılsa, çukurun dibine düşmesi bir saatten fazla zaman alır.
Dünyanın en uzun nehri Mısır’a tarih boyu hayat veren Nil nehridir ve uzunluğu 6 648 kilometredir.
En çok komşusu olan ülke Çin’dir ve 14 komşusu bulunmaktadır. Bunlar: Kore, Rusya Federasyonu, Moğolistan, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Afganistan, Pakistan, Hindistan, Nepal, Bhutan, Burma, Laos ve Vietnam.
Dünyadaki en yüksek çağlayan Venezuella’daki ‘Angel’ çağlayanıdır. Bu çağlayan 980 metreden akar.
En büyük çöl Afrika’nın kuzeyindeki Büyük Sahra Çölü’dür ve 8,5 milyon kilometrekarelik yüzölçümüne sahiptir.
Büyük (Pasifik) Okyanus en büyük denizdir. 166 milyon kilometrekarelik yüzölçümü ile tüm dünyadaki suların neredeyse yarısını oluşturmaktadır.
Dünyadaki en yüksek sıcaklık 1922 yazında Libya’da 58 derece olarak ölçülmüştür.
En düşük sıcaklık ise 1960 yılında Antarktika’da ölçülmüştür ve sıfırın altında 89 derece olarak belirlenmiştir.
Dünyanın en çok yağmur alan yeri Hawaii’deki Waiale dağıdır. Yılın 15 günü hariç her gün yağmur yağar.
En büyük deprem 1556 yılında Çin’de meydana gelmiştir. Depremde yaklaşık 850 000 kişi hayatını kaybetmiştir.
Karadaki en derin yer Lut gölüdür ve denizden yaklaşık 400 metre aşağıdadır.
İlk internet, 1958 yılında Amerikan ordusunun kendi arasında haberleşmek için kullandığı ağ ile başlamıştır. Daha sonra yaygınlaşan sistem, 70’li yıllarda halka açılmıştır. Fakat en büyük ilerleyişini 1990’dan sonra yapmıştır.
İlk gözlük 1280 yılında İtalya’da yapılmıştır.
İlk denizaltı olan Nautilius, 1801 yılında denize indirilmiştir.
İlk çamaşır makinesi 1907 yılında bir Amerikan firması tarafından yapılmıştır.
İlk fotoğraf 1826 yılında Fransız Niepce tarafından çekilmiştir. Bu ilk fotoğrafın çekilmesi 8 saat sürmüştür.
06:08 - Aralık 21, 2007 - yorum { yok } - yorum yaz
Yer yüzünün enleri
En geniş ülke 17 075 200 Km2 ile Rusya.
En küçük ülke 0,44 Km2 ile Vatikan.
En zengin üç ülke Kanada, Norveç, ABD.
En fakir üç ülke Sierra Leone, Nijer, Etiyopya.
En çok ülke ile sınır komşusu olan ülke 15 ülke ile Çin.
En uzun ve kesintisiz sınır ABD - Kanada arasında.
En kalabalık şehir, Japonya'nın Tokyo şehridir. 26,5 milyon.
En çok dil konuşulan ülke Papua Yeni Gine'dir. 689 dil ve lehçe.(vaybe)
En büyük dalga Alaska'nın Liyuya Körfezi'nde 9.07.1958 de 524 m olmuştur.
En derin yer B.Okyanus'ta Mariana adalarının doğusunda 10 923 m ile Challenger çukuru.
En büyük çöl Orta-Kuzey Afrika'da 9.065.000 km2 ile Büyük Sahra Çölü.
En yüksek dağ Nepal'de bulunan 8.850 m ile Everest.
En yüksek şelale Venezuella'da bulunan 979 m Angel Şelalesi.
En uzun nehir 6.656 km ile Nil Nehri.
En uzun asma köprü 5 Nisan 1998 de Japonya' da açılan 3.911m. Akashi-Kaikyo Asma Köprüsü.
En şiddetli deprem 22.05.1960'da Şili'de gerçekleşmiştir. 9.5 şiddetinde.
06:00 - Aralık 21, 2007 - yorum { yok } - yorum yaz
.:: İNSAN HAKLARI EVRENSEL BİLDİRİSİ ::.
"İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunca 50 yıl önce 10 Aralık 1948 günü kabul edilmiştir. Geçen yıl 75.yılını kutladığımız Türkiye Cumhuriyeti'nin Anayasa'da belirtilen niteliklerinden biri de "insan haklarına saygılı" olmaktır.
İnsan hakları evrensel beyannamesinin Türkiye'de "resmi gazete ile yayınından sonra okullarda okutulması, yorumlanması, Bakanlar Kurulu'nun 6 nisan 1949 tarihli toplantısında 3/9119 sayı ile kararlaştırılmıştır.
Aşağıdaki metin, 27 mayıs 1949 tarih ve 7217 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan resmi çeviridir.
İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ
İnsanlık topluluğunun bütün bireyleriyle kuruluşlarının bu Bildirgeyi her zaman göz önünde tutarak eğitim ve öğretim yoluyla bu hak ve özgürlüklere saygıyı geliştirmeye, giderek artan ulusal ve uluslararası önlemlerle gerek üye devletlerin halkları ve gerekse bu devletlerin yönetimi altındaki ülkeler halkları arasında bu hakların dünyaca etkin olarak tanınmasını ve uygulanmasını sağlamaya çaba göstermeleri amacıyla tüm halklar ve uluslar için ortak ideal ölçüleri belirleyen bu İnsan Hakları Evrensel Bildirgesini ilan eder.
Madde 1- Bütün insanlar özgür, onur ve haklar bakımından eşit doğarlar. Akıl ve vicdana sahiptirler, birbirlerine karşı kardeşlik anlayışıyla davranmalıdırlar.
Madde 2- Herkes, ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal veya başka bir görüş, ulusal veya sosyal köken, mülkiyet, doğuş veya herhangi başka bir ayrım gözetmeksizin bu Bildirge ile ilan olunan bütün haklardan ve bütün özgürlüklerden yararlanabilir.
Ayrıca, ister bağımsız olsun, ister vesayet altında veya özerk olmayan ya da başka bir egemenlik kısıtlamasına bağlı ülke yurttaşı olsun, bir kimse hakkında, uyruğunda bulunduğu devlet veya ülkenin siyasal, hukuksal veya uluslararası statüsü bakımından hiçbir ayrım gözetilmeyecektir.
Madde3- Yaşamak, özgürlük ve kişi güvenliği herkesin hakkıdır.
Madde 4- Hiç kimse kölelik veya kulluk altında bulundurulamaz, kölelik ve köle ticareti her türlü biçimde yasaktır.
Madde 5- Hiç kimseye işkence yapılamaz, zalimce, insanlık dışı veya onur kırıcı davranışlarda bulunulamaz ve ceza verilemez.
Madde 6- Herkesin, her nerede olursa olsun, hukuksal kişiliğinin tanınması hakkı vardır.
Madde 7- Herkes yasa önünde eşittir ve ayrım gözetilmeksizin yasanın korunmasından eşit olarak yararlanma hakkına sahiptir. Herkesin bu Bildirgeye aykırı her türlü ayrım gözetici işleme karşı ve böyle işlemler için yapılacak her türlü kışkırtmaya karşı eşit korunma hakkı vardır.
Madde 8- Herkesin anayasa yada yasayla tanınmış temel haklarını çiğneyen eylemlere karşı yetkili ulusal mahkemeler eliyle etkin bir yargı yoluna başvurma hakkı vardır.
Madde 9- Hiç kimse keyfi olarak yakalanamaz, tutuklanamaz ve sürgün edilemez.
Madde 10- Herkesin, hak ve yükümlülükleri belirlenirken ve kendisine bir suç yüklenirken, tam bir şekilde davasının bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından hakça ve açık olarak görülmesini istemeye hakkı vardır.
Madde 11
1. Kendisine bir suç yüklenen herkes, savunması için gerekli olan tüm güvencelerin tanındığı açık bir yargılama sonunda, yasaya göre suçlu olduğu saptanmadıkça, suçsuz sayılır.
2. Hiç kimse işlendiği sırada ulusal yada uluslararası hukuka göre bir suç oluşturmayan herhangi bir eylem veya ihmalden dolayı suçlu sayılamaz. Kimseye suçun işlendiği sırada uygulanabilecek olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez.
Madde 12- Kimsenin özel yaşamına, ailesine konutuna yada haberleşmesine keyfi olarak karışılamaz, şeref ve adına saldırılamaz. Herkesin bu gibi karışma ve saldırılara karşı yasa tarafından korunmaya hakkı vardır.
Madde 13
1. Herkesin bir devletin toprakları üzerinde serbestçe dolaşma ve oturma hakkı vardır.
2. Herkes , kendi ülkesi de dahil olmak üzere, herhangi bir ülkeden ayrılmak ve ülkesine yeniden dönmek hakkına sahiptir.
Madde 14
1. Herkesin zulüm altında başka ülkelere sığınma ve sığınma olanaklarından yararlanma hakkı vardır.
2. Gerçekten siyasal nitelik taşımayan suçlardan veya Birleşmiş Milletlerin amaç ve ülkelerine aykırı eylemlerden doğan kovuşturma durumunda bu haktan yararlanılamaz.
Madde 15
1. Herkesin bir yurttaşlığa hakkı vardır.
2.Hiç kimse keyfi olarak yurttaşlığından veya yurttaşlığını değiştirme hakkından yoksun bırakılamaz.
Madde 16.
1.Yetişkin her erkeğin ve kadının , ırk, yurttaşlık veya din bakımlarından herhangi bir kısıtlamaya uğramaksızın evlenme ve aile kurmaya hakkı vardır.
2. Evlenme sözleşmesi, ancak evleneceklerin özgür ve tam iradeleriyle yapılır.
3. Aile, toplumun, doğal ve temel unsurudur, toplum ve devlet tarafından korunur.
Madde 17
1. Herkesin tek başına veya başkalarıyla ortaklaşa mülkiyet hakkı vardır.
2. Hiç kimse keyfi olarak mülkiyetinden yoksun bırakılamaz.
Madde 18- Herkesin düşünce, vicdan ve din özgürlüğüne hakkı vardır. Bu hak, din veya topluca, açık olarak ya da özel biçimde öğrenim, uygulama, ibadet ve dinsel törenlerle açığa vurma özgürlüğünü içerir.
Madde 19- Herkesin düşünce ve anlatım özgürlüğüne hakkı vardır. Bu hak düşüncelerinden dolayı rahatsız edilmemek, ülke sınırları söz konusu olmaksızın, bilgi ve düşünceleri her yoldan araştırmak, elde etmek ve yaymak hakkını gerekli kılar.
Madde 20
1. Herkesin silahsız ve saldırısız toplanma, dernek kurma ve derneğe katılma özgürlüğü vardır.
2. Hiç kimse bir derneğe girmeye zorlanamaz.
Madde 21.
1. Herkes, doğrudan veya serbestçe seçilmiş temsilciler aracılığı ile ülkesinin yönetimine katılma hakkına sahiptir.
2. Herkesin ülkesinin kamu hizmetlerinden eşit olarak yararlanma hakkı vardır.
3. Halkın iradesi hükümet otoritesinin temelidir. Bu irade, gizli veya serbestliği sağlayacak benzeri bir yöntemle genel ve eşit oy verme yoluyla yapılacak ve belirli aralıklarla tekrarlanacak dürüst seçimlerle belirlenir.
Madde 22- Herkesin, toplumun bir üyesi olarak, sosyal güvenliğe hakkı vardır. Ulusal çabalarla ve uluslararası işbirliği yoluyla ve her devletin örgütlenmesine ve kaynaklarına göre, herkes onur ve kişiliğinin serbestçe gelişim için gerekli olan ekonomik, sosyal ve kültürel haklarının gerçekleştirilmesi hakkına sahiptir.
Madde 23
1. Herkesin çalışma, işini serbestçe seçme, adaletli ve elverişli koşullarda çalışma ve işsizliğe karşı korunma hakkı vardır.
2.Herkesin, herhangi bir ayrım gözetmeksizin, eşit iş için eşit ücrete hakkı vardır.
3. Herkesin kendisi ve ailesi için insan onuruna yaraşır ve gerekirse her türlü sosyal koruma önlemleriyle desteklenmiş bir yaşam sağlayacak adil ve elverişli bir ücrete hakkı vardır.
4. Herkesin çıkarını korumak için sendika kurma veya sendikaya üye olma hakkı vardır.
Madde 24- Herkesin dinlenmeye, eğlenmeye, özellikle çalışma süresinin makul ölçüde sınırlandırılmasına ve belirli dönemlerde ücretli izne çıkmaya hakkı vardır.
Madde 25
1. Herkesin kendisinin ve ailesinin sağlık ve refahı için beslenme, giyim, konut ve tıbbi bakım hakkı vardır. Herkes, işsizlik, hastalık, sakatlık, dulluk, yaşlılık ve kendi iradesi dışındaki koşullardan doğan geçim sıkıntısı durumunda güvenlik hakkına sahiptir.
2. Anaların ve çocukların özel bakım ve yardım görme hakları vardır. Bütün çocuklar, evlilik içi veya evlilik dışı doğmuş olsunlar, aynı sosyal güvenceden yararlanırlar.
Madde 26.
1. Herkes eğitim hakkına sahiptir. Eğitim, en azından ilk ve temel eğitim aşamasında parasızdır. İlköğretim zorunludur. Teknik ve mesleksel eğitim herkese açıktır. Yüksek öğretim, yeteneklerine göre herkese tam bir eşitlikle açık olmalıdır.
2. Eğitim insan kişiliğini tam geliştirmeye ve insan haklarıyla temel özgürlüklere saygıyı güçlendirmeye yönelik olmalıdır. Eğitim, bütün uluslar, ırklar ve dinsel topluluklar arasında anlayış, hoşgörü ve dostluğu özendirmeli ve Birleşmiş Milletlerin barışı koruma yolundaki çalışmalarını geliştirmelidir.
3. Çocuklara verilecek eğitimin türünü seçmek, öncelikle ana ve babanın hakkıdır.
Madde 27
1. Herkes toplumun kültürel yaşamına serbestçe katılma, güzel sanatlardan yararlanma, bilimsel gelişmeye katılma ve bundan yararlanma hakkına sahiptir.
2. Herkesin yaratıcısı olduğu bilim, edebiyat ve sanat ürünlerinden doğan maddi ve manevi çıkarlarının
korunmasına hakkı vardır.
Madde 28- Herkesin bu Bildirgede öngörülen hak ve özgürlüklerin gerçekleşeceği bir toplumsal ve uluslararası düzene hakkı vardır.
Madde 29
1. Herkesin, kişiliğinin serbestçe ve tam gelişmesine olanak veren topluma karşı ödevleri vardır.
2. Herkes haklarını kullanırken ve özgürlüklerinden yararlanırken, başkalarının hak ve özgürlüklerinin tanınması ve bunlara saygı gösterilmesinin sağlanması ve demokratik bir toplumda genel ahlak ve kamu düzeniyle genel refahın gereklerinin karşılanması amacıyla yalnız yasayla belirlenmiş sınırlamalara bağlı olur.
3. Bu hak ve özgürlükler hiçbir koşulda Birleşmiş Milletlerin amaç ve ilkelerine aykırı olarak kullanılamaz.
Madde 30- Bu bildirgenin hiçbir kuralı, herhangi bir devlet, topluluk veya kişiye, burada açıklanan hak ve özgürlüklerden herhangi birinin yok edilmesini amaçlayan bir girişimde veya eylemde bulunma hakkını verir biçimde yorumlanamaz.
05:58 - Aralık 21, 2007 - yorum { yok } - yorum yaz
5000 Dilde 1'den 10'a kadar sayılar

Sayıların farklı dildeki hallerini , okunuşlarını merak ediyormusunuz? İşte bu sitede 5000 Dilde 1'den 10'a kadar sayılar var.Sitedeki haritadan istediğiniz renkteki yere tıklayıp o yerin mensup olduğu dil ailesindeki sayıları görebilirsiniz..Türk dilleri de mevcut..Sayıların eski , Kazak ve Kırgız, Uygur, Özbek, Azerbaycan vb.. hallerini okumak insana ayrı bir zevk veriyor..
Hep merak etmişimdir acaba biz yabancılar tarafından nasıl görülüyoruz? İşte sitede ülkelerin kültürleri hakkında makalelerle yabancılar tarafından ülkelerdeki insanlar ve kültürlerinin nasıl göründüğünü de öğrenebilirsiniz.Türk kültürünü Cyril Alebard adlı Avrupa'nın birçok yerinde , Orta Doğu'da ve Amerika'da yaşamış ve şimdi Ankara'da yaşayan bir çevirmen , yazar ve öğretmen anlatmış.. Allah'a inanırsınız aynı zamanda din ve devlet işlerini birbirinden ayrı tutarsınız.%99 Müslümansınız.
Yazdıklarından birkaç tanesini İngilizcemin yettiği kadar çevirdim.
Türkseniz;
Birçok maddeyle daha devam ediyor.Devamını okumak için buraya
00:17 - Eylül 20, 2007 - yorum { yok } - yorum yaz
Backorder Nedir Diye Merak Edenler.
Backorder Nedir.?
Birnevi Önceden kayıt,Erken kayıt imkanı olarak adlandırabiliriz.ICANN tarafından onaylı registrar kuruluşlarının(domain satan firmalar)
Expired tarihi yaklaşmış,PendingDelete süresü İçerisinde backorder'a girmiş olan müşteriler adına(teklif veren) domainleri yakalamasına backorder diyebiliriz.
Bir başka deyiş ile düşecek domainler'in belirli kuruluşlar aracılığı ile adımıza reglenmesidir backorder.
Backorder'a neden yöneliriz.? Backorder firmalarını farklı kılan nedir.?
Aslında çoğumuz reg fee olarak tanımladığımız boştakı domain ücretini ödeyerek istediğimiz domaini almayı hedefler.
Kim 2-9 dolar arasında bir domaini alma şansını bulduğu halde 20-60 Dolar arasında bir mevlayı gözden çıkarır.? ki backorder'da açık artırma özelliği sayesinde binlerce dolara kadar çıkabilir domainler.
Buradaki asıl nokta,
Tüzel kişilerin backorder'a girmeden domaini yakalama ihtimalın düşük bir oran olmasıdır.
Peki,Neden backorder'a girmeden pendingdelete süresündeki bir domaini alma ihtimalin düşüktür ? Bunun Nedeni Nedir.?
*Registar firmaları,bizlerden her zaman için bir adım öndedir.
*Domain silindikten saniyeler sonra otomatik olarak backorder kuruluşları domaini regleyebilir.Hangimiz Domainin Düşeceği tam saati biliyoruz ki.? Burada dakikalardan ziyade saniyeler çok önemli bir yer tutmaktadır.
*Domain veri tabanı olarak adlandırdığımız Whois servisleri malesef her an güncellenmemektedir.Domain'in silindiğini veya domain üzerindeki değişiklikler 1-2 günlük bir süreç sonrası bizlere lanse edilmektedir.
* Hiç birimiz robot değiliz sanırım.Domain'in tam düşeceği zamanda durmadan f5 yaparak domaini regleme olasılığımız yok? olsa bile %1 şanştır.
Backorder'da kazanma şansımızı etkileyecek olan faktörler nelerdir.?
Backorderda kazanma tamamen sizin tecrübenize veya bütçenize bağlı olmakla beraber düşecek olan domainin(backorder yaptığınız) hangi firma ile registrar edildiğini öğrenerek o firma ile hangi backorder firması ile ortak bir anlaşma içerisinde ise oraya yönelmek her zaman için +1 puan değerindedir.Şansımızı bir nebze artırırki backorder'da şans önemli bir faktördür..
Hangi registrar firması hangi backorder şirketi ile çalıştığımı merak ediyorsanız eklentideki dosyayı indirmeniz yeterlidir.
Hangi backorder firması ile çalışmalıyım.?
Cevabını yukaridaki sorularda yanıtlamama rağmen backorder firmalarını olumlu ve olumsuz yönlerini incelemek gerekirse,En bilinen firmalar olarak Godaddy,Pool ve Snapnames'ı inceleyelim.
Godaddy.Com
Pool ve Snapnames karşısında şansının az olduğunu hepimiz biliyoruz.Peki bunun nedenleri nelerdir.?
İlk backorder yapan kazanır mantığını benimseyen godaddy'de olumlu olarak
Herhangi bir backorder firmasında kayıt yapılmamış ise burayı kullanarak ( tabi ilk başvuruyu siz yaptıysanız) kazanabilirsiniz.
Her backorder için sabit bir fiyat 18.95 $ ödüyorsunuz ama kazanma garantisi vermemekte.
Backorder için aylık üye olabilirsiniz ki ücreti 29.95$ ve kazandığınız her kazandığınız backorder için sadece domain kayıt parası ödüyorsunuz 8.95$
Olumlu yanları güzel gelebilir ama birde öbür yüzünü irdelemek gerekirse.
Paranızın İade Edilmemesi.Yani backorderda kazanamazsanız paranızı iade etmiyor,hakkınızı gizli tutuyor.Başka 1 domain için backorder'da kazanana kadar bu imkanı sizlere veriyor.
www.Pool.Com
Backorder konusunda favorilerimden birisidir (snapnames-pool)
Domain backorder ücreti snapnames gibi pahalı olmasına rağmen( 60 $ ) Kazanma oranınız oldukça yüksektir.
Snapnames mantığını uyguluyan pool.com'dan kazandığınız backorder için
3 günlük bir açık artırım süresine giriyor domainleriniz.
3 Günün ardından en yüksek teklifi veren domaini kazanmaya hak sahibi oluyor.
Eğer sizden başka teklif veren yok ise 60$ ücret karşılığında domaini siz kazanıyorsunuz.
Pool.com u diğerlerinden ayıran en büyük özellik ise 25 tane registrar firması ile ortak bir çalışma içerisinde olması ki bu da domain kazanmada diğer rakiplerine göre önemli bir avantaj.
Snapnames.com
Pool.com ile aynı özelliklere sahip olduğu için ayriyetten belirtecek bir bilgi gereksinime ihtiyac duymadım.
Ama şunu unutmamak gerekiyor ki backorder konusunda snapnames her zaman için bir adım önde.
Gelelim bir başka konuya,
Domain whoislerde gördüğümüz domain durumunda yazan terimler.
"Active,Registrar-Lock,Registry-Lock,Registrar-Hold,Registry-Hold,Redemptionperiod,PendingDelete" bunlarıda bir daha ki güncellemede açıklamak üzere hoşçakalın...
19:56 - Eylül 9, 2007 - yorum { yok } - yorum yaz
Çirkin Vodka Yoktur,Az Kadın Vardır...

Hani ünlü bir atasözü demişya "Çirkin kadın yoktur; Az vodka vardır" Bunu söyleyen heblek kardeşimiz bence haltetmiş.
Çirkin kadın varmıdır bilinmez ama eğer vodka çok ise emin olun çevrenizde hiç kadın kalmaz...Şişede durduğu gibi durmuyor meret.Özellikle gece sonunda çiftleşme imkanı ihtimali varsa sizinle sizin küçük olanınızın arasının açılmasına ve sevgili ufaklığın tam performans çalışmasına engel olabilecek yönde sonuçlar doğurması muhtemel ihtimal.
O zaman ne diyoruz ?????
Çirkin kadın yoktur; Kese kağıdı vardır!!!
Şimdi bu yazı bir "Hollywood filmi olsaydı ve bu filmide Wachowski kardeşler çekmiş olsaydı" şeklinde düşüncelere dalarken buldum kendimi.Hatırlarsınız matrix filmlerinin altında nasıl nasıl manalar arayıp çıkarmışlar ve hatta hatta fikirlerden biriside "Filmin yahudi ve Hristiyan felsefelerinden birçok örneklerle dolu olmasına karşılık yeni çağın yeni düzeninde Müslümanlığa yer olmamasını düşündüklerinden müslümanlıkla alakadar herhangi bir örneği barındırmaması" idi.Herneyse bu yazıdaki şifrede resimdedir.Çok vodka içmekten pörsüyen çük'ü temsil etmektedir.
*Son zamanlarda iyiden iyiye paranoyak olmuşum sanırsam...
23:04 - Eylül 8, 2007 - yorum { yok } - yorum yaz
<- : : Sonraki Sayfa ->




