Mayıs 11, 2008

Etiket: ağrı dağı, ağrı dağı efsanesi, ağrı dağı hakkında, ağrı dağı resimleri, ağrı dağı tırmanışı, ağrı dağı turizmi, ağrı doğubayazıt, ağrı doğubayazıt resimleri, ararat, ararat dağı, ararat dağı resimleri, büyük ağrı dağı, dağ, dağ resimleri, dağı, küçük ağrı dağı, nuhun gemisi efsanesi, nuhun gemisi greenpeace, nuhun gemisi hikayesi, nuhun gemisi nedir, nuhun gemisi resimleri, tarih, tarihi, tarihi yerler, turistik, turistik yerler, turizm, türkiyede dağlar, türkiyedeki dağlar, türkiyenin dağları

 

Ağrı Dağı‘ nın volkanik kütlesi temelde birdir, sonradan iki büyük koniye ayrılır. İşte bu konilerden doğudakine Küçük Ağrı Dağı adı verilir.

Büyük Ağrı Dağı’ nın hemen yanı başında yükselen Küçük Ağrı Dağı, oluş ve yapı bakımından Büyük Ağrı Dağına’ ya benzer. Bu diğerinin tersine sivridir, tam bir konik çadır şeklindedir. Küçük Ağrı Dağı daha sivri, büsbütün susuz ve çıplaktır. Her iki volkan dağın doruk çevresinde dört yana doğru derin sarp yamaçlı ve dar vadiler uzanır.

2500 metreye kadar ortak bir taban üzerinde yükselen iki koniyi, yani Büyük Ağrı Dağı ile Küçük Ağrı Dağı‘ nı 14 Km uzunluğundaki Serdarbulak Geçidi (2687 m.) ayırmaktadır. Bu iki dağın arası kısa ağaçlarla kaplıdır. Küçük Ağrı Dağı’ nın karı yaz ortamında tümüyle kalkar.

Küçük Ağrı Dağı’ nın tam tepesinde kraterin ağzında göl halinde su birikirse de, bu çukurluğun suları yazın kurur. Yamaçlar diktir, fakat çoklukla kayalık değildir.

 

Ağrı Dağının Tarihi  ve  Kültürel Özellikleri

Ağrı Dağı, Doğu Anadolu’ nun, özellikle Ağrı vilayetinin simgesidir. Ağrı Dağı yöresinde tarihin çeşitli devirlerinde yaşayan kavimler, bu görkemli dağa kutsal bir yapı gibi bakmışlardır.

Ağrı aynı zamanda dünyanın sayılı dağlarındandır. Nuh Tufanı‘ na ve Nuh Gemisi aramalarına konu olduğundan özellikle yabancı dağcıların ve din adamlarının ziyaretgahı olmuştur. Ağrı Dağı‘ nın Türk Tarihi’ nde ve edebiyatında da müstesna bir yeri vardır.

Tevrat’ ta ve bazı kitaplarda Nuh’ un Gemisi‘ nin tufandan sonra Ararat Dağı‘ na oturduğu yazılıdır. Kuran- ı Kerim’ in  Nuh  Suresi’ nde Cudi Dağı‘ nda olduğu belirtilmektedir. Acaba Orta Doğu’ nun çatısı durumunda olan Ağrı Dağı‘ nın adı Tufan olduğu zaman “Cudi” miydi? Veya Ağrı Dağı‘ nın güney karşısında gemi siluetinin olduğu Meşar Dağı‘ nın eski adı Cudi’ midir?

Ağrı Dağı‘ nın bütün dünyaya ün salmasının başka sebepleri şunlardır.
Ağrı, Avrupa’ nın bütün zirvelerinden yüksektir, bu dağın bir özelliği de, yek pare bir kütle halinde birden bire yükselmesidir. Bu dünyanın belki en muazzam dağ manzarasıdır. Himalaya ve Antlar gibi ulu dağlarda yükselme tabaka tabaka olduğu için tek başına birden yükseliveren Ağrı Dağı‘ nın heybetinden mahrumdurlar.

İki kartal yuvası gibi Ağrı Dağları efsanelere en çok konu olan dağdır. Geçimsiz iki bacı efsanesi, Adem ile Havva efsanesi, Nuh’ un Gemisi efsanesi bunların en çok bilinenleridir.

Anadolu dağlarının başı sayılan bu dağ dünyamızın da belli başlı dağlarındandır. Ağrı sadece Türkiye’ nin en yüksek dağı değil aynı zamanda bölgenin tarihi, coğrafyası, iklimi, folkloru ve toplum hayatı üzerinde büyük etkisi olan bir tabiat harikasıdır. Bu dağ sır doludur, kültür  doludur… Bu yüce dağın bağrında nice efsaneler saklıdır. Bunlar yukarda belirtilen efsanelerden ayrı olarak; dağ anaları, kar adamları, dağ canavarları, Şahmeran ve aşk hikayeleridir… Özellikle mitolojik içerikli olanlar ve Nuh’ un Gemisi efsanesi halkın hayal zenginliğinde şekillenerek kalıplara sokulmuştur. Halk, ağzı dili olmayan bu koca dağı dillendirmiştir. Adem ile Havva’ dan başlayıp günümüze kadar devam eden bir çok dini, efsanevi, bazı toplumsal ve aşk olaylarına konu olmuştur.

Ağrı ve Aladağ‘ da Oğuz, Arsaklı ve İlhanlılar’ ın yaylakları vardı. İlhanlılar sevinçli günlerinde, toplantı-bayramlarda kurultaylarını burada yaparlardı. Yazı burada ki yazlık saraylarda geçiren İlhanlılar, bütün Anadolu ve İran’ ı buradan idare ederlerdi. Ağrı, İran, Kafkasya ve Anadolu üçgeninin tam ortasında bulunduğundan zaman zaman değişik devletlerin kontrolünde olmuş 4. yüzyıldan fazla Osmanlı Devleti’ nin milli sınırları içende kalmıştır. 1878 Berlin Antlaşması’ ndan sonra  ve  1. Dünya Savaşı  sırasında Türkiye, Rusya ve İran arasında paylaşılmıştır.

XX. Yüzyılın başında Büyük Ağrı Dağı‘ nın güney tarafı Türkiye’ ye, kuzeyi Rusya’ ya ve Küçük Ağrı Dağı‘ nın doğu cepheside İran’ a ait bulunuyordu. 1. Dünya Savaşı’ ndan sonra 16 Mart 1921 de Moskova, 13 Ekim 1921 tarihinde Kars Antlaşmalarıyla sınırlar belirlenerek Türkiye-Sovyetler Birliği hududunun Aras nehrinden geçirilmesi üzerine Büyük Ağrı Dağı‘ nın kuzeyinde Türkiye toprakları içine alınmış oldu. 1923 ve 1932 yılında yapılan hudut düzeltmesiyle Küçük Ağrı Dağı‘ nın tamamı Türkiye sınırları içerisindedir. Gezi ve coğrafya kitaplarında Ağrı Dağı‘ na çok yer verilmiştir. Arap coğrafyacısı İstahri yazdığı kitabında Ağrı’ da pek çok orman ve av hayvanı olduğu hatırlatır. Mukaddesi, Ağrı Dağı yamaçlarında binden fazla köy bulunduğunu yazar.

X. Yüzyılda yaşamış olan tarihçe Thomas, Ağrı Dağı çevresinde geyik, yaban domuzu, aslan ve yaban eşeği gibi hayvanların çok bulunduğuna işaret eder. 13. yüzyılda Marko  Polo’ da ”Nuh’ un Dağı” nda araştırma yapmış, seyahatnamesinde bahsetmiştir

Yorum yaz!